9 ay daha otursaydınız bakalım neler olurdu?

Başbakan Hüseyin Özgürgün Meclis'te vurguladı;” istesem 9 ay daha bu koltukta otururdum ama seçime gidelim diyorum. Halktan güven oyu istiyorum.”
Başbakan Hüseyin Özgürgün Meclis'te vurguladı;” istesem 9 ay daha bu koltukta otururdum ama seçime gidelim diyorum. Halktan güven oyu istiyorum.”
Yanlış mı?
Değil.
Ve/fakat Sayın Özgürgün bunu durup dururken yapmadı.
Dediği doğru 9 ay daha o koltukta oturabilirdi.
Hem de halka rağmen.
Meşruiyetini yitirmiş bir meclise rağmen.
Peki ya sonrası?
Sonrası tufan.
İşte Sayın Özgürgün bunu göze alamadı.
Yoksa ne olacak 9 ay daha Başbakan olarak kalabilirdi.
Ama bir taraftan da farkındaydı ki Başbakan Hüseyin Özgürgün olarak kaldığı her gün de hükümet icraatları ile yıpranmaya devam edecekti.
Bu yıpranma aynı zamanda parti dengelerinde Özgürgün’ün liderliğini de sorgulatır hale getirecekti.
Kısacası 9 ay sonra hem Sayın Özgürgün hem de UBP daha ciddi bir kayıpla karşı karşıya kalacaktı.
Dolayısıyla Sayın Özgürgün bunu çok net olarak gördü.
Daha fazla hükümette yıpranmayı göze alamadı.
Ne kurtarırsam kardır dedi.
Tabi bu arada muhalefet partisi CTP’nin de bu noktada bir takım sıkıntılar yaşadığını gözlemledi ve erken seçim kartını ortaya attı.
Ha bu durum UBP’nin öngördüğü seçim başarısını getirir mi?
Tartışılır tabi.
Yani UBP erken seçimde istediğini alır mı?
Bana göre zor.
Hatta imkansız.
Lakin UBP, seçime takviminde gitmiş olsaydı, ya da böyle bir eğilim içerisinde olsaydı milletvekili sayısında kayıp kuvvetle muhtemel çok daha büyük olurdu.
Elbette UBP- DP azınlık hükümetinin iktidar süreleri boyunca yaptıkları ortada.
Aynı şekilde halk da ortada.
Ve işin en somut yanı halk yapılanların da farkında.
Haksızlığın, hukuksuzluğun, denetimsizliğin, kirli ilişkilerin ayyuka çıktığı bir dönemden geçtik hep beraber.
Kabine üyelerinin başına buyruk hareket etmesi yanı sıra tartışmalı ve şaibe altında kalan icraatları UBP-DP azınlık hükümetinin boynuna asılı bir yafta olarak duruyor.
Kısacası bu anlamda hiç bir şey yok sayılmıyor.
Üstelik UBP içerisinde bir takım sıkıntılar olduğu da sır değil.
Bu sıkıntıların aday belirleme sürecinde su yüzüne çıkacağı da gün gibi ortada.
Hatta Sayın Özgürgün’ün tabiriyle istesem 9 ay daha o koltukta otururdum ama oturmadım seçime gitmek istedim yaklaşımı arkasında bu sıkıntıların daha fazla büyüyüp parti içi cepheler yaratmadan önüne geçmek adına yapılan bir hamle olma olasılığı da çok yüksek bir ihtimal olarak karşımızda duruyor.
O halde her açıdan erken seçim ülke için zaruri hale gelmişti.
Ve mevcut durum sürdürülebilir değildi.
Hoş zaten sürdürülemedi.
Bu haber 135 defa okunmuştur

:

:

:

: