Ortadoğu’ya bakış

Dünya gündemi deyince sıralayacağımız konular arasına sizce de Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ülkeleri’nde yaşanan gelişmeler girmiyor mu? An ve an düzen değişiyor, yeni oluşumlar karşımıza çıkıyor.
Dünya gündemi deyince sıralayacağımız konular arasına sizce de Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ülkeleri’nde yaşanan gelişmeler girmiyor mu? An ve an düzen değişiyor, yeni oluşumlar karşımıza çıkıyor. Dünya ekonomik sisteminde yaşanan değişimlerle birlikte merkez kaymalarının da etkisinin görüldüğü bu bölgede her yıl yeni bir durumla karşılaşıyoruz. Bölge, karşımıza serbest piyasa kurallarının tam olarak işlemediği, yaşadığı yapısal sorunlarla ve kamu ekonomisinin ağırlıkta olduğu ülkeler topluluğu olarak çıkarken bunun yanında toplumsal ve siyasal çalkantılarıyla da gündeme gelmektedir. Sonrasında bir de bakmışız ki, küresel güçlerin de dahil olduğu yeni bir yapılanmanın içerisinde...
Ekonomilerinin büyük bir bölümü doğalgaz ve petrol gelirlerinden oluşan Ortadoğu ve Kuzey Afrika Ülkeleri’nde yaşanan gergin diplomatik ilişkiler, kurumsal ve siyasi reformların eksikliği, beşeri sermayenin azlığı ve bölgesel işbirliğinin yaşanmaması nedeniyle bölgenin elde ettiği fiili gücü, potansiyel gücünün çok daha altında kalıyor. Ve ardından 2000’li yılların başından itibaren artan petrol ihtiyacıyla küresel güçler tarafından yeni bir Ortadoğu kimliği inşa ediliyor. Aynı zamanda girişimci kitlenin eksikliğinin yaşandığı ve ekonomik faaliyetin çok da görülmediği bu bölgede petrol gelirlerinden dolayı ülkeler arasında da gelir farklılığı yaşanıyor. Örneğin, petrol ihraç eden Katar’da 2014 yılında kişi başına düşen gelir 92.320 dolar iken petrol zengini olmayan Filistin’de kişi başına düşen gelir 3.060 dolar şeklinde gerçekleşiyor. Neden mi? Ekonomik açıdan bir gerçeği söylemem gerekir ise, bölgede özel sektörün ağırlığı yıllara göre artış gösterse de ekonomik büyümenin sağlanabilmesi için bu ağırlık yeterli değildir. Yeni istihdam alanlarının yaratılmasına ihtiyaç duyulan bu bölgede yüksek tasarruflar yatırımlar yapılmadığından bölge ülkeleri genel olarak beşeri sermaye eksikliğiyle de karşı karşıya gelebiliyor. İstihdam rakamlarında dünya ortalaması %59.2 kadarken bölge ortalaması %43.6 seviyesinde kalıyor. Sonrasında ise gelsin yüksek işsizlik oranları, düşük büyüme rakamları... 1980’lerden itibaren dünyanın genelinde olduğu gibi bölgede de yeni istihdam olanaklarının yaratılması ve hatta eğitim, sağlık, altyapı gibi kamu yatırımları için gerekli kaynağın özel sektör tarafından elde edilen gelirden yaratılacağı düşüncesine geçilse de bölge ülkelerinde özel sektör önemli bir güce sahip olamıyor. Çünkü bölgede iş kurmada ki resmi süreç bir hayli zor, çünkü toplumsal kurallar buna engel oluyor, çünkü iş kurmanın maliyeti yüksek ve prosedürler zor, uğraştırıcı! Gelişmişlik düzeyi ve eğitim sistemine değinmiyorum bile...

Bu haber 215 defa okunmuştur

:

:

:

: