Kıbrıs'ın seçimleri

Kıbrıs sorunu, müzakere süreci anlamında gündemde değil.
Kıbrıs sorunu, müzakere süreci anlamında gündemde değil.
Ama yine konuşuluyor, bu konuşulma sessiz olsa da gündemde yer buluyor.
Adanın her iki tarafında da eş zamanlı süreler içinde siyasal seçimler var.
Kıbrıs'ın ileriye dönük, sorunun çözüm veya artık bir karar noktasına gelmesi kaçınılmaz.
Kıbrıs için şuan en önemli tehlike seçim uğruna kullanılma, Kıbrıs sorunu yıllardır iç kamuoyuna ve iç siyasete malzeme yapılıyor.
Özellikle seçim zamanları, adanın her iki tarafın da, bazı siyasetçiler şahinleşiyor.
Bugün yine aynı, Güney Kıbrıs'tan;
'13 Ekim günü toplanan Rum Temsilciler Meclisi, Garanti Antlaşmaları'nın iptalini ve Türk askerinin Ada'dan tamamen çekilmesini talep eden tek taraflı geçersiz bir karar aldı.'
Ve kuzey Kıbrıs'tan;
'19 Milletvekili Meclis'in federasyonun bir çözüm modeli olmaktan çıktığına ilişkin karar alması için öneri sundu'.
Neden bugün, anlamak elbette zor değil.
Zaman, seçim zamanı, popülizm, hamaset zamanı.
Oysa Kıbrıs sorunu adanın ortak noktası, her iki taraf için en önemli olumsuzluk, ya da öyle olması gerekiyor.
Yıllardır konuşuluyor, yönetimde eşitlik, kendi ülkende söz sahibi olma.
Bir taraf yönetimden taviz vermek istemezken, bir taraf da topraktan taviz vermek istemiyor.
Fakat belli olan bir nokta var, 2018 yılının hemen başında Kıbrıs'ın hem kuzey, hem de güneyinde yapılacak seçimler adanın kaderini, gidişatı belirleyecek, önemli bir etki yapacak.
Son birkaç yıl içinde sorunun müzakere anlamında geldiği nokta, iç siyaset sebebiyle finale doğru gidemedi.
Özellikle güney de yapılacak seçim, son sürecin başarısızlıkla sonuçlanmasında önemli bir etken oldu.
Unutmamak gerek ki, federal çözüm olmayacaksa veya bizdeki bazı çevrelerin beklediği kesin ayrılış gündeme gelecekse, bu da karşılıklı anlaşma ile olacak.
'Hade bitti, biz bir daha gelmiyoruz' demek her iki taraf için de kolay değil.
Kesin olan bir nokta varsa o da çözümsüzlüğün devamı veya başarısızlığın devamında Kıbrıslı Türkler ne olacak?
Toplumsal olarak bilmemiz gerek;
Kıbrıs sorunu tüm ada için bir üst sorun mu?
Yoksa sadece kuzeyde yaşayan Kıbrıslı Türklerin sorunu mu?
Neden cezasını sadece Kıbrıslı Türkler yaşıyor, bu durum kaç yıl daha devam edecek, kendi ülkesinde söz hakkı, iradesi, günden güne değişen sosyal hayatı, başkalaşan, eriyen nüfusu nereye kadar gidecek?
Ada geneli seçim sürecine girerken, Kıbrıs sorununu propaganda malzemesi yapan, federal çözüm bitti diyen siyasete sormak lazım;
Yerine neyi koydunuz, hangi alternatifi yarattınız, bunca zaman neden hiçbir adım atılmadı?
Bu topluma bir başka hakkı, alternatifi, yolu olduğunu söyleyebilir misiniz?
Bu süreçte tabi ki zor.
Ama bundan sonra konuşulması gereken;
Müzakerelerin başlaması veya başlamaması, sonuçlanması, herhangi bir tarafın, herhangi bir adımdan sorumlu tutulup tutulmayacağı.
Müzakereci Özdil Nami;
Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlayabilmesi için, olası başarısızlık durumunda Kıbrıslı Türklerin siyasi statüsünün ne olacağının netleşmesi gerektiğini söylüyor.
'Kıbrıs Türkü'ne, müzakerelerin başarısız olması durumunda siyasi statülerinin ne olacağının açıkça anlatılması gerek. Kıbrıslı Rum tarafının anlaşmayı referanduma götürmeye hayır demesi, ya da referandumda hayır demesi durumunda siyasi statümüzün ne olacağının dile getirilmesi lazım.
Güvenilir bir süreç için halkımıza, sonunda bir karar verilecek, ucu açık olmayan spesifik bir süreç olacağını söyleyebilmemiz lazım. Aksi takdirde, bu sürece halkın desteğini sağlamak oldukça zor olacak'.
Evet, çok doğru, hepimiz bıktık.
Sorunun uzamasından da, kullanılmasından da, usandık.
En kötüsü belirsizlik, bunun bir yerde sonlanması kaçınılmaz.
Bu haber 440 defa okunmuştur

:

:

:

: