Bir seçim sorusu 'hedef var mı?'

Bu ülkeye yapılan en büyük kötülük nedir?
Bu ülkeye yapılan en büyük kötülük nedir?
Saymaya kalksak liste çok uzar.
Ama işin esası 'hedefsizlik', hedef yoksa, motivasyon yok, bir şey yapma, başarma isteği yok.
Hele hak etmeden, çalışmadan, hedefe ulaşmak tam bir fiyasko.
Ayrıcalık, adaletsizlik, haksızlık, kim yaparsa yapsın, hiçbir fark yok, insanı yaşadığı yerden soğutur.
Hedefi olmayan insan, mutlu olamaz, yaşamak için mücadele etmez, etrafına faydası olmaz, hedef koymadığı, uğruna çalışmadığı hedefi hak etmez.
Fırsat eşitliği, hak etme yoksa, toplumsal bütünlükte yok.
Ama bu ülkede oluyor, yıllarca oldu, olmaya devam ediyor.
Bunun üstünü hiçbir gelişme, hiçbir süslü söz, hiçbir şaşalı kutlama örtmez.
Herkes hak ettiğini yaşasa, hakkıyla aldığına razı olsa, sistem bunu adil şekilde getirse, düzen dediğin o zaman olur işte.
Bununla mücadele ediyor, önemini anlatıyor, yazıyoruz.
İşin özünde bu var, işin kötü tarafında bunun yıllardır yapılmaması var.
Hedef olarak ötekileştirme, siyasallaştırma, düşman yaratma, bölme olduğu sürece bu ülkeyi ileriye götürmek imkânsız.
Tabi ki hedef ileriye götürmekse.
Yarım olsun benim olsun, benden olanlar içeri, benden olmayanlar dışarı diye bir sistem kuruldu ve sistemin temelinde ileriye gitme hedefi yok.
Şöyle bir yazı okudum, bir kısmını aktarayım;
'Yoğun mutsuzluk yaşayan, umutsuzluk kaynağı olarak etrafına mutsuzluk saçan insanların ortak özelliği hedef eksikliğidir. Hedef eksikliğinden dolayı mutsuzluk kaynağı olan bu insanlar aşağıdaki sorunları şiddetli bir şekilde yaşarlar;
Çalışma ve motivasyon eksikliği.
Günlük tüketim isteklerinin artması.
Şikâyet ve tatminsizliğin artması.
Ani parlama ve asabiyet.
Fitne ve dedikodunun artması (başkalarını çekiştirerek mutlu olma çabaları)
Kaygı ve korkunun artması.
Kararsızlık.
Zevk ve eğlenceye düşkünlüğün artması.'
Nasıl değerlendirirseniz, nereden bakarsanız, bu ülkeye çok uygun tanımlamalar.
En azından benim bakış açım bunları bize yakın gösteriyor.
En baştan, en yukardan başlamak gerek.
Ülke yönetiminden, siyasi partilerden, siyasetçilerden.
Hedefiniz var mı? Hedef derken seçilmek, vekil olmak, bakanlık yapmak mı önemli, yoksa toplumsal çıkarlar mı?
Sorunları çözmek mi hedefiniz?
Hedef buysa, plan, program nedir?
Bırakın en fazla milliyetçi, Türkiye sevdalısı ya da çözümcü, dünyalı olmayı anlatmayı.
Bunları anlatın bana, ülkemi, memleketimi, insanımı nereye taşıyacaksınız?
Kanser neden artıyor, trafik neden keşmekeş ve terör, ekonomi neden batmış durumda, devlet kasasının artı vermesi tek başına yeterli mi?
Memur maaşlarının ödenmesi mi hedef, başarı kriteri bu mu?
Türkiye ile imzalanan protokollerde amaç bir hedefe ulaşmak mı?
Seçim sandığına giderken, irademizi temsiliyet ve yönetimimizi vereceğimiz siyaset hangi hedeflere, ne kadar süre içinde ulaşmayı hedefliyor?
Bunlar sor ey halk, ey vatandaş, hedefin beklentin ne?
Elbette Kıbrıs sorunu en önemli sorunumuz, elbette önceliğimiz.
Sorunun çözümünü, her iki tarafın rızası ile bulmak hedefimiz.
Ama hayatı erteleyemiyorsunuz, dünya hedeflerine koşarken, biz hedefsizlikten yok olurken, kendimiz için en iyi, en kaliteli hayatı yaşamak hedefimiz olmalı, çünkü hak ediyoruz.
Her yazımın içinde yer verdiğim gibi;
Hamaset, popülizm, adaletsizlik, her yere girmiş.
Bizim sorunumuz sadece Rumlar veya çözümsüzlük değil.
Her fırsatta bunları, tüm sorunların önüne koymak, artık tüketti.
Yeni seçim süreci, yeni siyaset ve siyasetçiler, bu ülke için hedef olarak ne koydular?
Açıkça açıklamaları gerek, tam bağımsız bir ülke mi, yoksa söylendiği gibi yeni isimlerle yeni bir yapı mı?
Bu halk, vatandaş, hepimiz artık bir hedef belirlenmesini istiyoruz.
Hedefsizlik devam edecekse, ne hamaset, ne çözüm kararlılığı, ne birbirimizi düşman ilan etme, ne de tahammülsüzlük bitecek.
Yarım yamalak bir adada birbirimizi kırıp dökerek ve kazandığımızı zannederek, aslında hepimiz kaybediyoruz.
Bu haber 478 defa okunmuştur

:

:

:

: