Türkiye ve KKTC’yi saf dışı bırakma planı

Mısır lideri Abdülfettah El Sisi, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Rum lider Nikos Anastasiadis, Doğu Akdeniz’de doğalgaz kaynaklarının paylaşımı ve Avrupa’ya transferi konularını ele almak üzere Güney’de bir araya geldi.
Mısır lideri Abdülfettah El Sisi, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ve Rum lider Nikos Anastasiadis, Doğu Akdeniz’de doğalgaz kaynaklarının paylaşımı ve Avrupa’ya transferi konularını ele almak üzere Güney’de bir araya geldi.
Mısır, Yunanistan ve Rum yönetimi arasında enerji konulu zirve ilk değil, 5’inci kez düzenleniyor. Üç lider, bugüne kadar Mısır ve Yunanistan’da toplanıyordu.
Bölgede çıkartılan ya da sondajlarla aranan doğalgazın Türkiye yerine farklı yollardan Avrupa ülkelerine pazarlanmasını amaçlayan 3’lü zirve, Kıbrıs’ta ilk kez toplandı.
Rum yönetimi ve Yunanistan benzer şekilde İsrail’le de rutin zirveler düzenliyor.
Türkiye ve KKTC, Rum yönetiminin, bölge ülkeleri Mısır ve İsrail’le Doğu Akdeniz’i paylaşması ve ardından Kıbrıs açıklarında tek yanlı uluslararası ihalelerle sondajlar gerçekleştirmesine şiddetle karşı çıkıyor.
Buna rağmen bir oldu bitti peşinde koşan Rum yönetimi, adanın çevresinde iştah kabartan doğal kaynaklar için neredeyse bütün dünyaya davetiye çıkardı. Anlaşmalar imzalıyor. Hatta Türkiye’nin münhasır egemenlik alanındaki yerler için bile dil uzatmaya cüret edebiliyor.
Bu tavrın arkasındaki güç hiç şüphesiz Avrupa Birliği’nin Rum yönetimine gösterdiği geniş müsamahadır.
Rum yönetimi bu tutumuyla her defasında “Avrupa’nın şımarık çocuğu” nitelemesini ne kadar hak ettiğini bir kez daha bize gösteriyor.
Peki bu şımarıklık ne zaman son bulacak? Tahammül sınırlarını aşan tutumlara karşı nasıl cevap verilecek?
Bu konuda Türkiye Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın önceki gün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşma, bazı ipuçları veriyor.
Albayrak, “Geçen yıl 44 adet petrol arama ve üretim kuyusu açıldı; bu yıl sonuna kadar 65 kuyu açılacak. Akdeniz’de detaylı sismik aramalar yürütüyoruz. Petrol ve gaz aramacılığında aktif strateji izleyeceğiz' dedi.
Dün Güney’de, Çipras, Anastasiadis ve Sisi’yi de bir araya getiren güç, Ankara’nın bu yeni yaklaşımıdır.
Bugüne kadar sadece izlemede kalan Türkiye, petrol ve doğal gaz araştırması konusunda aktif bir arama sürecine girdi.
Doğu Akdeniz’deki doğal kaynakların da kimsenin babasının malı olmadığını, bu ülkelere hatırlattı.
Bu anlamda Doğu Akdeniz’de bizim için ‘şer üçgeni’ diyebileceğimiz Yunanistan, Rum kesimi ve Mısır’a (Siz İsrail’i de ekleyin ‘şer dörtgeni’ olsun) göz açtırmamak gerekiyor.
Türkiye, kendisi ve KKTC’yi enerji denkleminde oyun dışına itmeye çalışan bu ülkelere karşı gerekli stratejiyi geliştiriyor.
Uluslararası arenada Türkiye’nin başına çorap örülmek istenmesinin de nedeni budur. Bölgedeki enerji oyununu kazanan, geleceğe de karar verecek. Doğu Akdeniz’de hakim olan güç, önümüzdeki yüzyılda bölgenin kaderine de damgasını vuracak.
Bu haber 443 defa okunmuştur

:

:

:

: