Seçim rüşveti

Siyasilerin seçilebilmek amacıyla müdahaleci iktisat politikası araçlarını (vergi politikası, kamu harcamaları politikası, borçlanma politikası, para ve kredi politikası, kamu istihdamı vs.) kullanarak potansiyel oy gruplarına (esnaf, sanayici, çiftçi, memur, emekli vs.) sağladıkları özel menfaatleri ifade etmektedir.
Siyasilerin seçilebilmek amacıyla müdahaleci iktisat politikası araçlarını (vergi politikası, kamu harcamaları politikası, borçlanma politikası, para ve kredi politikası, kamu istihdamı vs.) kullanarak potansiyel oy gruplarına (esnaf, sanayici, çiftçi, memur, emekli vs.) sağladıkları özel menfaatleri ifade etmektedir.
Seçim rüşveti, siyasal karar alma sürecinde ekonomi politikası ile ilgili tüm alanlarda ortaya çıkan bir ekonomik suistimaldir.
Bu suistimalin nedenleri ise, siyasal iktidarların (yeniden) seçilebilmek amacıyla oy sağlayacaklarına inandıkları kesimlere özel çıkarlar (maaş zammı, kredi sağlanması, teşvik sağlanması, sosyal yardımda bulunulması, mali af ile vergi ve vergi cezalarının silinmesi ve/veya azaltılması, kredi borçlarının ve/veya faizlerinin azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılması,kamu da geçici statüsünde olanların kadrolanması, suç işeyenlere yönelik getirilen çeşitli aflar vb.) sağlamaları siyasilerin oy için devlet imkanlarını yetkilerini kullanarak suistimal etmesi halidir.
Peki bunun önüne geçmenin bir yolu yok mudur?
Olmaz olur mu?
Elbette var.
Seçim dönemlerinde mali ve parasal disipline uymaları için hükümetlerin harcama, vergileme, borçlanma yetkileri mutlaka anayasa ve kanunlarla sınırlandırılmalıdır.
Genel ya da yerel seçimlere belirli bir zaman kala (örneğin üç ay) başta ekonominin yönetimi ile ilgili görevler olmak üzere bütün bakanlık hizmetleri parlamento dışından kişilere bırakılmalı; bu konuda anayasada bir düzenleme yapılmalıdır.
Aksi takdirde seçim rüşveti olarak addettiğimiz icraatların önüne geçilemez.
İşte tam da bu nedenle ve yaşadığımız tecrübelere istinaden, ülkede erken seçim tarihi olması planlanan 7 Ocak 2018 zikredilmeye başladığı günlerde CTP Milletvekili eski İçişleri Bakanı Asım Akansoy ile televizyon programındayız.
Bende merak ettim ve kendisine bir soru yönelttim erken seçim süreci ile ilgili, ve dedim ki, Sayın Akansoy erken seçim tarihine kadar iktidar olanaklarını seçim yasaklarına rağmen kullanacak, bu bilinmeyen bir şey de değil, peki CTP olarak bunu nasıl önleyeceksiniz dedim, ve ekledim bu noktada bir seçim hükümeti organizasyonlarının olup olmadığını sordum.
Sayın Akansoy net bir şekilde hayır böyle bir talebimiz yoktur demişti.
Yani mevcut hükümetle seçim tarihine kadar devam edilecekti..
Nitekim de öyle devam ediyor.
UBP-DP azınlık hükümeti de bu durumu tepe tepe kullanıyor.
İstihdamlar yapılıyor, krediler veriliyor, vatandaşlıklar dağıtılıyor, araziler veriliyor,kamuda geçiciler kadrolanıyor vs..
Şimdi muhalefet bunların olacağını öngörmüyor muydu?
Bence bal gibi de görüyordu.
Bu haber 149 defa okunmuştur

:

:

:

: