Hukuk devleti olmak öyle kolay mı?

Takdir edersiniz ki toplumsal düzenin sağlanmasında adaletin önemi çok büyüktür.
Takdir edersiniz ki toplumsal düzenin sağlanmasında adaletin önemi çok büyüktür. Adaletin
gerçekleşmesi devletin koyduğu kuralların etkin ve yeterli olması ile sağlanabilir.
Yani devletin hukuk devleti olması gerekir.
Adaletin olmadığı yerde kargaşa çıkar ve toplum düzeni bozulur.
Bunun sonucunda da toplumda huzur ve güven kalmaz .
Burada en büyük görev elbette devlete düşer.
Devletin adaletin sağlanması için her türlü düzenlemeyi yapması ve hiçbir vatandaşın hakkının
gasp edilmemesi ve vatandaşın hakkını hukuki yollardan arayabilmesi gerekir .
Eğer bir toplumda adalet olmazsa , o toplumda güçlü olan güçsüz olanın hakkını ele geçirir .
Güçsüz olan ve haklı olan kimse hakkını arayamadığı için, adaletsizliğe uğradığı için bu kişi de
başka zorbalıklara başvurabilir ve böylece toplumsal düzende dengesizlikler oluşur ve toplumsal
huzur olmaz.
Toplumsal adalet olmadığı için ise hırsızlık olayları çoğalır , cinayet , yaralama olayları çoğalır
ve toplum tam bir dengesiz ve mutsuz bir kalabalığa dönüşür . İnsanlar birbirine güvenemezler.
Adaletin olmadığı bir toplumda bilim ve gelişmede de ilerleme sağlanamaz ve toplumlar çöküşe
geçer . Bunun içindir ki adalet her zaman hukukun üstünlüğü himayesinde var olmalıdır .
Malumunuz olduğu üzere bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması, devletin yaptığı ve
uyguladığı yasa ve yönetmeliklerle olmaktadır.
Bu şekilde toplumsal düzen teminat altına alınmaktadır.
Dolayısıyla yasaların vatandaşların tümü için, dil, din, ırk ayırmadan eşit olması yasaları önemli
hale getiriyor.
Yasalar olmasa, toplumda güçlü olanın kazandığı, kargaşa ve kaosun hakim olduğu, düzensiz
bir toplum yaratılırdı.
Yaslar bilindiği üzere toplumda yaşayan bireylerin can ve mal güvencesinin teminatıdır.
İnsanlar hayatlarını bir toplum içinde, diğer bireylerle etkileşim halinde sürdürmektedir.
İnsanlar bazen davranışlarında bencil ve çıkarcı davranabildiklerinden ötürü toplumsal hayatın
devamlılığı için, bazı kısıtlama ve kurallara bağlanmıştır.
En ilkel toplumlarda bile toplumsal kuralları görmek mümkündür. Kuralsız bir dünya ve anarşiyi
kimse istemez. İnsanların huzur ve güvende olabilmek için, toplumsal düzeni sağlayan, kanun
ve yönetmeliklere ihtiyaç olup, bu kanunların tatbiki çok önemlidir.
Hukuk kuralları, insan topluluklarının varlığını ve sürekliliğini güvence altına alırlar ve bu
anlamda toplumun yaşaması bakımından zorunlu unsurlardır. Hukuk, toplumsal yaşamın bir
görünümüdür ve ancak, birden çok insan arasında, bu insanların birlikte yaşamak zorunda
bulundukları yerde varlık olanağına sahiptir. Hukuk kuralları, kanundan daha geniş bir kavramı
işaret eder. Çünkü, hukuk kurallarının pek çoğu yasalarda yer almakla birlikte, yasaların dışında
örf ve adet kuralları, sözleşmeler ve yüksek mahkeme kararları da hukuk kuralı niteliğini
kazanabilir. Bir toplum içinde yürürlükte olan hukuku bilmeden de ona uygun davranılmasının
nedeni, içeriğinde o toplumdaki örf ve adetlerinin, ahlâk ve adabın yansıtılmış olması; hukukun
onlara uygun bulunmasıdır. Hukukun ilk amacı, bir toplum içinde insanların birbirine karşı olan
davranış ve ilişkilerini düzenlemektir.
Bu haber 120 defa okunmuştur

:

:

:

: