Kadın işgücü ne ile karşılaşıyor?!

Bir ülkede ekonomik verimliliğin gerçekleşmesinde kadın işgücünün önemli bir rol oynamasına rağmen ikincil işgücü piyasalarında yer aldığını ve maalesef ki geleneksel ev rollerinin birincil görevi olduğunu daha önceki yazımda sizinle paylaşmıştım.
Bir ülkede ekonomik verimliliğin gerçekleşmesinde kadın işgücünün önemli bir rol oynamasına rağmen ikincil işgücü piyasalarında yer aldığını ve maalesef ki geleneksel ev rollerinin birincil görevi olduğunu daha önceki yazımda sizinle paylaşmıştım. Yani, kadın için çocuk bakmak, ev işiyle ilgilenmek her şeyden önce geliyor bu coğrafyada. İstihdam oranlarına bakıldığı zaman ise dünya ortalamasının çok daha altında olduğunu vurgulamam gerekecek. Konunun uzun zamandır ilgimi çekmesi nedeniyle çalışan kadınlar üzerine bir anket çalışması uygulamaya karar verdim. Ve şaşırtıcı sonuçlarla da karşılaşmadım değil! Sürekli konuştuğumuz konulardan biri değil midir kadın erkek eşitliği? Peki çalışma hayatında neden bu eşitlikten bahsedemiyoruz? Bu arada bunu yazarken feminist bir yaklaşımla değil tamamen ekonomik verimlilik bilinciyle yazıyorum efendim. Yani kadının potansiyel katma değeri neden elde edilmesin bunun için yazıyorum. Nitekim de araştırmayı bu amaçla yaptım. Gelelim araştırma sonuçlarına... Kadınlarımızın verdikleri cevapları sıralayacak olursam pek de yabancı gelmeyecek size. Maddi tatminsizlik, aileye vakit ayıramama, kadına yönelik tutumlar, yükselme imkanlarının olmaması... Peki bu sebepler kadını çalışma hayatından alıkoyacak çok ciddi nedenler mi? “Ee, daha ne olsun” dediğinizi duyar gibiyim. Bunun yanında kadının iş hayatında karşılaştığı zorluklardan birisi de mesleklerinde ilerleme konusunda erkeklere göre daha çok çalışmakta ve daha uzun süre beklemektedirler. Maaş, prim, statü gibi konularda ayrımcılığa uğruyoruz diyen kadınlarımız ise çoğunlukta! Araştırmamdan çıkardığım diğer bir sonuç ise maalesef ki tüyleri ürpertiyor. Ankete dahil olan kadınlarımızın çoğu, erkek yöneticilerin ve diğer çalışanların tacizlerine uğradıklarını dile getiriyorlar. Bu sizce de korkunç değil mi? Ama maalesef yaşanan bir gerçek. Bunu gören kadın çalışma hayatından ya çekiliyor ya da hiç girmiyor. Kadınların yükselme imkanı düşük işlerde işe başlatılması ise kariyerlerini olumsuz etkiliyor. Çalışma saatlerinin esnetilmesi onlar için çok daha olumlu olacak. Altını çizdikleri diğer konu var ki; aile yaşamında ev ve çocuk ile ilgili sorumlulukların eşlerle paylaşılamaması kadın çalışanların mesleki kariyerlerini olumsuz yönde etkiliyor. Erkekler haydi bakalım evde de biraz harekete geçmek kaçınılmaz oldu. Sorumluluğun birazı da sizde artık! Sonuçlardan anlaşılıyor ki; daha çok uğraş vermemiz gerek bu konuda. Fakat geç değil yapabiliriz. Gerçekleştirilmeye çalışılan reformların, aktif politikaların yanında toplumsal baskıyı da ortadan kaldırdığımızda kadın neden eksik olsun çalışma hayatından? Görüyoruz; meslek edindirme kursları gibi çalışmalar başarılı bir şekilde ilerliyor. Bir de bunun yanında kız öğrencilere burs olanağı sağladığımız zaman, algımızı derinden değiştirdiğimizde sorunu temelden çözebiliriz diye düşünüyorum. Peki sizce? Sözü size bırakıyorum...
Bu haber 173 defa okunmuştur

:

:

:

: