Yeniden yapılanmanın temel nitelikleri var…

Bir toplumun ayakta kalabilmesi, bir arada yaşayabilmesi açısından asgari müştereklerde buluşulan bir toplumsal bellek anlayışına ne denli ihtiyaç duyulmaktaysa, belli akım ve/veya kişilerin kafalarında oluşturamadıkları varsayımsal bir toplumsal belleği kitlelere dayatması da o denli kaçınılması gereken arayışlardandır.
Bir toplumun ayakta kalabilmesi, bir arada yaşayabilmesi açısından asgari müştereklerde buluşulan bir toplumsal bellek anlayışına ne denli ihtiyaç duyulmaktaysa, belli akım ve/veya kişilerin kafalarında oluşturamadıkları varsayımsal bir toplumsal belleği kitlelere dayatması da o denli kaçınılması gereken arayışlardandır. Toplumsal bellek, o toplumun tüm üyelerini gönüldaşlık-duygudaşlık zinciriyle birbirine bağladığında ya da karar alma süreçlerinde halkın önüne sunulacak farklı ama yapıcı tezleri derleyip toparladığında faydalıdır. Yapısı gereği toplum mühendisliğinin üzerinde gerçekleştiği tarihin, siyasal eylemin mücadele alanı olan toplumsal bellekte girişilecek lüzumsuz 'tek-tipleşme/tek-tipleştirme', sadece verili toplumu; gelenekler,adetler,inançlar, duygular dolayısıyla köleleştirmeye yarayacaktır.
Tarım toplumunda toprak; sanayi toplumunda sermaye ve bilgi toplumunda bilimsel bilgi temel ve başat üretim faktörü olarak, farklı ekonomik yapılanma ve gelişmişlik düzeyini belirlemiştir. Ancak her gelişmişlik düzeyi, farklı donanımlara sahiptir.
Bilgi toplumunu yapılandıran bilimsel bilgi; insan zihninde depolanır ve insan zihninin kullanımıyla üretilir. Teknoloji öncelikle düşüncedir. İnsan beyninin ürünüdür. Bilimsel bilginin doğa ve yaşama uygulanabilir olanı, yani uygulamalı bilimsel bilgi teknolojidir. Bilimsel bilginin doğaya uyarlanmasına belli araç ve gereçler sadece aracılık ederler. Doğa ve evrene uygulanabilirliği olan yeni bilimsel bilgi, teknoloji olarak yaşamın değişim, yönlendirme ve şekillenmesini belirler. Diğer üretim faktörlerinin aksine bilgi, birikimlidir. Üretirken de, tüketirken de, paylaşırken de çoğalır.
İnsan zihninin; mekanik zekadan, duygusal ve sezgisel zeka ile çoklu zeka özelliklerinin gösterdiği zenginlik içinde ortaya koyduğu potansiyel, düşünce ve teknoloji üretiminin kaynağıdır. Bu durumda bilgi toplumunun merkezinde insan vardır. İnsanda ise zihin kullanım yöntemleri , düşünme yöntemi olarak doğanın algılanış yöntemi yaşadığı evreni şekillendirmede temel araçtır. Başka bir deyimle teknoloji üretiminin kaynağı zihindir. Bununla birlikte mekanik düşüncenin görünür doğayı algılayışı ile; kuantum düşüncesinin yoğunlaştığı görünmez doğanı algılanışı tümüyle farklı zihinsel süreçler şeklinde gerçekleşir.
Birincisi, doğanın gözlenmesine dayanırken; ikincisi, zihnin ürünü olan ve sonradan deneylerle test edilebilir olan hayal gücü ve sezgi gücüne yani yaratıcılığa dayanıyor.
İnsan ve insan zihninin doğayı algılayışı ile doğanın işleyişine insan zihninin ürünü olan araç ve yöntemlerle müdahalesi; insan , teknoloji ve doğanın etkileşim üçgeni içinde gerçekleşir. Gerek insan zihni, gerekse onun ürünü olan teknolojik,bilimsel bilgi; gerekse de aralarındaki etkileşimin doğa ve topluma yansıması birlikte ve birikimli süreçler olarak karşılıklı interaktif etkileşim içinde toplumsal süreçlerin temelinde yer alır. Teknolojik paradigmanın farklı alanlara uyarlanmasıyla gerçekleşen yeni ürünlerin yaşamın her alanında yoğun kullanımıyla, tüm toplumsal sistem ve yapılar sürekli yeniden şekillenip yapılanırlar.
Bu haber 118 defa okunmuştur

:

:

:

: