Siyasi mızıkçılık…

7 Ocak sonrasına yapılan iktidar hesapları partileri inanılmaz söylemlere itiyor.
7 Ocak sonrasına yapılan iktidar hesapları partileri inanılmaz söylemlere itiyor.
Anketlerden seçimi ilk üçte noktalayacağı öngörülen partilerin UBP, CTP ve HP olacağı anlaşılıyor.
CTP ve HP’de 7 Ocak sonrasına ilişkin öyle söylemler geliştiriliyor ki, bu iki partinin de tek başına iktidardan başka şansları yok gibi.
Neden mi?
Olası bir tek başına iktidar, yani 26 milletvekili için bir partinin yaklaşık yüzde 44 oy alması gerekiyor. Bu oya ulaşılmasının bu seçim sistemiyle zorluğu ortadayken, koalisyon da doğal olarak bütün partilerin üzerinde düşünmesi gereken önemli bir konu.
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, hiçbir koalisyonda yer almayacağını açıklayarak, bana göre 7 Ocak öncesi siyaseten büyük bir risk aldı.
Çünkü seçim sonrasında böyle bir ihtiyaç ortaya çıkar ve HP de buna yanaşırsa herkes bu demeci Sayın Özersay’a hatırlatacaktır.
Tıpkı Cumhurbaşkanlığı adaylığının ardından siyasi partiye dönüşmeyeceğini açıklamasına rağmen, daha sonra HP’nin kurulması gibi…
Dolayısıyla siyasette böyle peşin söylemler, kendi içinde önemli riskler barındırıyor.
CTP cephesinde de farklı bir durum var. Genel Başkan Tufan Erhürman, 7 Ocak sonrasında UBP ve DP ile koalisyon kurmak istemediğini söyledi.
Peki ama daha önce koalisyon kurduğu UBP’ye yönelik bu peşin hüküm niye?
Eğer iddia edildiği gibi “Yolsuzluk, kötü yönetim” gibi nedenlerden ötürü ise zaten halk bunun faturasını 7 Ocak’ta kesecektir.
Ama ya şu anda anketlerin dediği gibi UBP birinci parti çıkarsa…
O zaman ne olacak?
CTP halka “Biz UBP ile koalisyon yapmak istemediğimizi söylemiştik. Dolayısıyla siz şimdi UBP’yi birinci parti yaptınız. Biz de kızdık, bu oyundan çıktık. Vazgeçtik, oynamıyoruz” mu diyecekler?
Peki siz birinci parti, UBP ikinci parti olduğunda, yani geçen seçimde UBP neden koalisyon tekfini kabul etti?
“Koalisyon yapmam” söylemi “siyasi mızıkçılık” değilse nedir?
Diğer taraftan UBP cephesinde ise hiçbir partiye yönelik “ben şunla koalisyon kurmam, bunla kurmam” gibi peşinen bir önyargı görmüyoruz.
UBP’de delege nezdinde çok önemli bir isimden edindiğim bilgilere göre, eğer tek başına iktidara ulaşılamazsa, CTP, TDP, DP ve YDP dahil tüm ihtimaller değerlendiriliyor.
Tek şart ise hükümet için sandalye sayısının 26-27 değil, en az 29-30 civarında olması.
Çünkü bu sayının altında kalan her türlü hükümet Meclis’te ciddi sıkıntıya düşüyor.
Dolayısıyla anketlerde birinci parti olarak görülen UBP’nin koalisyonlara kapıyı kapatmayıp, CTP ve HP’nin bu denli peşin hükümlerle 7 Ocak seçimlerine hazırlanması, sokakta hoş karşılanmıyor.
Çünkü sonuçta kararı halk verecek. Halkın gösterdiği iradeyi, hiçbir siyasi parti yok sayamaz.
Bu siyasi mızıkçılığın siyaseten de bir bedeli olur. Bu böyle biline…
Bu haber 511 defa okunmuştur

:

:

:

: