Polis’e teknolojik donanım şart…

Mağusa’nın en işlek caddesinin üzerinde bir iş yeri yakılıyor.
Mağusa’nın en işlek caddesinin üzerinde bir iş yeri yakılıyor.
Üstelik gün 24 saat hareketli olan bir bölge.
Gözleri kararmış insanlıktan çıkmış birileri gecenin bir yarısı ortalığı ateşe veriyor.
Bir insan ölüyor, bir iş yeri yanıyor, otomobiller yanıyor
Kısacası cinayet işleniyor.
Mala mülke kasti hasarlar veriliyor.
İşin vahim tarafı gözlerini bu kadar nefret bürümüş insanların bu ülkede başka başka insanlara zarar vermekten zerre kadar çekinmediği bir noktaya gelişimizdir.
Şimdi diyoruz ki polis yakalasın..
Elbette yakalar.
Lakin bu mevzu sosyolojik bir vakanın ürünüdür.
Bu öfke, bu kontrolsüzlük bir insanın başka bir insanın canına malına zarar vermesi başlı başına sosyal bir sorundur.
Ve devletin her şeyden önce buna zemin hazırlayan etkenleri mercek altına alması gerekir.
Ki sosyologların bu noktada tespitleri hayli önem arz edecektir.
Kuzey Kıbrıs bir hukuk devletidir.
En azından iddia ettiğimiz odur.
Yasalarımız, kanunlarımız var.
Polisimiz, mahkemelerimiz var.
Hukuk var hukuk.
Hani şu bir gün herkese lazım olur dediğimiz hukuk..
Dolayısıyla bunlara rağmen bu ve benzeri hadiselerin bu coğrafyada hayat bulup yeşermesi endişe verici bir durumdur.
Halk diliyle buna hesaplaşma diyorlar.
Mafya hesaplaşması falan.
Hatta bir çok gazetemizde de yaşanan bu çirkin hadise haber yapılırken bu neyin hesaplaşmasıdır diye manşetler atıldığını da gördük.
Böyle hesaplaşma olur mu Allah aşkına!!
Bunu matamatiksel bir düşünce içerisinde ele almak mevzunun vahametini perdelemekten başka hiç bir işe yaramaz.
İnsan hayatı üzerine, kişilerin malına mülküne zarar verme niyeti ile yapılan eylemlerin hesaplaşma gibi bir mantık içerisine yerleştirilmesi asla mümkün değildir.
Nitekim burada bir insan canından oluyor.
Malın mülkün uğradığı zararı ise bir tarafa bıraktım.
Burada masum bir insanın hayatını kaybetmesi söz konusudur.
Bir cinayet işlenmiştir.
Kaldı ki burada esas olan böyle bir eylemi kafasına göre kendinde hak gören ve/veyahut görenlerin kalkıştığı bu hadisenin çok ciddi bir suç oluşturmasıdır.
Ki bunu hiç bir mazaretle izah etmenin mümkün olmadığını da hepimiz çok iyi biliyoruz.
Ve dönelim başa.
Mağusa’nın en işlek caddesi ve günün neredeyse tamamında hareketli olan bir bölgeden bahsediyoruz burada.
Çevrede bir çok iş yerinde de kamera sistemi mevcut.
Dolayısıyla polisin başlattığı soruşturma çerçevesinde mutlaka bir sonuca ulaşılacağını düşünüyorum.
Bu noktada çok deneyimli uzman polislerin bulunduğu Mağusa Polis Müdürlüğünde bu ve benzeri olaylara fırsat verilmeyeceğine olan inancım da tamdır.
Bu nedenle bu güzel adanın bütününde böyle hadiselerin yaşanmış olmasını münferit vakalar olarak değerlendiriyorum..
Polis, bütün bu olumsuz ve zor şartlara,kısıtlı imkanlara rağmen en iyi şekilde görevini ifa etmeye çalışsa da devletin bu anlamda polis teşkilatı içerisinde hem personel olarak hem de araç gereç ve teknolojik donanım olarak teşkilatı güçlendirmesi gerektiğine inanıyorum..
Bu haber 142 defa okunmuştur

:

:

:

: