Temiz yönetim için temiz geçmiş lazım

Tam 42 yılda 39 hükümet değiştiren KKTC, yeniden seçimlere gidiyor.
Bu halk kime oy verecek? Seçenek çok gibi dursa da siyasete karşı ciddi bir güven erozyonunun olduğu ortada.
7 Ocak seçimlerine doğru yine şikayetler ortak. Halk değişim istiyor, adalet istiyor, hukuk istiyor. Kısaca iyi yönetim istiyor.
Buna karşı siyasi cephede halkın karşısına çıkanlardan kimileri “bu düzen değişecek” diye milletten oy istiyor, kimileri “eskileri mahalleye göndereceğiz” diyor, kimileri de “enkazı düzelttik, daha iyi olacak” diyor.
“Ganimet ekonomisi bitti artık yeni bir yol bulmalıyız” diyenlerin yanında yolsuzlukların diz boyu olduğunu ve bunların bir an önce köklerinin kazınması gerektiğini söyleyenler de var.
Kısaca 7 Ocak seçimlerinde, müzakereler tartışma konusu olmaktan çıktı. KKTC bu seçimlerde sistemi, düzeni tartışıyor.
Tüm bunlar konuşulurken herkesin dilinden “Temiz siyaset” kavramı düşmüyor. Artık yönetimin “temiz” olması gerektiği, yoksa siyasetteki çürümüşlüğün toplumu da çürüteceği ifade ediliyor.
Fakat bu söylemlerin dışında, işin aslı öyle mi?
Bunu anlayabilmek için bugün Star Kıbrıs’ın manşetine bakmanız yeterli olacak.
Devletten vergi kaçıran, işlerini üstlendiği yatırımcı firmayı dolandıran, Kıbrıs’ın tanınmış müteahhit firmasının iki direktöründen biri 7 Ocak seçimlerinde milletvekili adayı oldu.
Diğerinin adı da boşalan Ticaret Odası Başkanlığı için geçiyor.
Milletvekili adayı olan kişi, seçilirse, partisi iktidara gelirse, bir ihtimal bakan dahi olabilir. Yani vergisini ödemeyen, daha sonra aftan yararlanıp cezadan kurtulan, yönettiği şirkette müşteri konumundaki vatandaşı mağdur eden kişi, bu kez karşımıza milletvekili ya da bakan olarak çıkacak. Bütün ülkeyi yönetecek.
Evet zaman zaman devlet af ilan eder. Buna itirazımız olamaz. Vatandaşlık için, sigorta için, seyrüsefer için çeşitli aflar ilan eder. Vergi kaçıranlara da af çıkar.
Ama tüm bunları yapan biri, “temiz siyaset” iddiasıyla milletin karşısına geçip nasıp oy ister?
Nasıl böyle ikiyüzlü olabilir?
Bizim itirazımız bunadır.
Bu toplum gerçekten içten içe çürüyor. Milletvekili adayı olan kişilerin bile bu geçmişle karşımıza çıkmaya cesaret edebilmeleri, bu çürümüşlüğün en önemli göstergesi olarak karşımızda duruyor.
Sen bu geçmişle çıkıp “Temiz siyaset” için iktidara talip olduğunu söylersen, kusura bakma birileri sana o geçmişini hatırlatır. Medya da bunun peşini bırakmaz.
Allah korusun sadece vatandaşken, bir şirkette yöneticiyken bunu yapanlar, yarın öbür gün milletvekili, hatta bakan olduğunda, ya da Ticaret Odası Başkanı olduğunda neler yapmaz?
İnsan düşündükçe uykuları kaçıyor. Temiz yönetim için önce temiz geçmiş lazım.
Allah bu toplumu geçmişi böyle olan kişilerin yönetiminde korusun…
Bu haber 450 defa okunmuştur

:

:

:

: