Rekor Büyüme

Hemen hemen herkesin dilinde rekor büyüme...
Hemen hemen herkesin dilinde rekor büyüme... Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son açıkladığı %11,1’lik büyüme oranı nasıl da tartışma yarattı. Aldığımız güzel haberlere dahi sevinemez olduk. Yok efendim, 15 Temmuz darbe girişimi ekonomiyi zaten çökertmişmiş, bu çöküntü olmasaymış rekor büyüme gerçekleşmezmiş, %5’lerde devam edermiş falan filan... İyi de onca atlatılan badirelerden sonra bu seviyeyi yakalamak sizce başarı göstergesi değil mi? Çöküş diye adlandırıyorsun madem çöküşten kurtulmak ve sıyrılmak bir yükseliş değil mi? Eleştirelim de ne olursa olsun sonucuna varıyoruz sanki bu mevzuda... Bunun yanında büyüme oranlarını aldatıcı bir olgu olarak adlandıranlar da mevcut. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırıldığında ekonomide bir yavaşlamanın söz konusu olduğunu, büyümenin aksine imalat sanayide küçülmenin ve bununla birlikte inşaat sektöründe büyümenin yaşandığını iletenler açıklanan büyüme rakamlarını eleştirenlerden.
Peki gelelim büyüme rakamlarında ne- neden etkilenmiş? Efendim, sanayi üretimi büyümesi açıklanan %11,1’lik sevindirici büyümeyi tetikliyor. Özellikle sanayi ve inşaat sektöründeki çift haneli büyüme dolaylı olarak hizmet sektörünü de etkiliyor. Hatta en fazla puan getiren de 4,2 ile hizmet sektörü oluyor. Sanayi bu çeyrekte 2,6 puana ulaşarak rekor kırıyor. İnşaatın puanı ise 1,4 şeklinde ilerliyor. Bunun yanında dış ticaretin büyümeye net olarak katkısı mevcut. Ülkenin ihracatında da ithalatında da bir hareketlilik söz konusu. Fakat önemli bir durum var ki; ihracatta yaşanan artış ithalattan daha fazla olmuştur. Güzel haber bu. Bir diğer güzel haber ise, dayanıklı mal tüketimi artışı. Ne alaka demeyelim. Çünkü hepimiz biliriz ki kalkınma ekonomisinin en önemli kriteridir. Harcama kalemlerine bakıldığında büyüme, özel tüketimle ciddi şekilde yükseliyor. İç talepte meydana gelen artış önem kazanıyor. Özel tüketimde de %31,0 ile dayanıklı tüketim malı ciddi öneme sahip.
Yatırım mı? Diğer çeyreklere göre artış söz konusudur. İlk çeyrekte %2,7 iken ikinci çeyrekte %8, üçüncü çeyrekte ise %12,4’e yükseldi. Yatırımın olması için ekonomik ve siyasi istikrar gerek kuralını açıklanan bu veride de görmüş olduk. Önceki dönemlere nazaran artık istikrardan bahsedebiliyor ve etkisini de görebiliyoruz sanki değil mi?
Sonuç olarak, eleştirenler kadar karamsar olamayacağım. Umut dolu ve mutluyum. Daha güzel günler görmek ve yaşamak dileğiyle. Sevgiyle kalın...
Bu haber 204 defa okunmuştur

:

:

:

: