Kıbrıs’ta çözümün sırrı

Siyah beyaz zamanlardı.
Siyah beyaz zamanlardı. Dünyanın çok da aldırmadığı bir ülkede, bir halk yıllarca birlikte yaşadığı diğer halkı boğazlamaya, ülkeyi başka bir ülkeye yamamaya çalışıyordu.
Soğuk bir şubat günü, bundan tam 53 yıl önce Mağusa’ya portakal götürmek için yola çıkan iki Kıbrıslı Türk, şüphesiz o şiddet ikliminde başlarına gelecekten habersizdi.
Tek dertleri ürünlerini Mağusa’ya götürüp satmak olan Kıbrıslı Türkler Rifat Salih ve Ertan Ali’nin yolu, bir grup gözü dönmüş Rum tarafından kesildi.
Sonra da büyüklerinin planladığı o siyasi hedefler için o iki cana kıyıp bir kuyuya attılar.
Rifat Salih ve Ertan Ali’nin ruhu 53 yıl boyunca huzur bulmadı. Bir dikili mezar taşları bile yoktu.
Ta ki geçtiğimiz kasım ayında Kayıp Şahıslar Komitesi Koççinodrimitya’da bir kuyuda ikisinin kalıntılarını bulup, DNA testiyle kimliklendirinceye kadar.
Dile kolay iki insanın 53 yıl boyunca bir mezar taşının bile olmamasının ne demek olduğunu ailesine sorun, bakalım ne diyecekler?
Bahçelerinde ürettikleri portakalı satmak için evlerinden yola çıkıp Mağusa’ya giderken bir daha hiç geri dönmeyen o iki insan için, babaları, abileri, eşleri ne söyleyecekler?
Bugün Star Kıbrıs’ta göreceğiniz ve ne yazık ki renkli fotoğrafları bile olmayan iki yüz değil sadece onlar.
Kıbrıs Türkü’nün ne hissettiğinin resmi onlar.
Siyah beyaz zamanlarda yaşanan o trajedinin bıraktığı travmaları yarım asır geçmesine rağmen üzerimizden atamadık.
O yüzden şimdi müzakere masasında duyulan derin güvensizlikleri anlayamayan Batılıları bir nebze olsun anlayabiliriz.
Ama ya içimizde birbirimize karşı yaptığımız haksızlıklar, suçlamalar, bölünmüşlükler.
Bunlardan cesaret alan Rumlar, zaten “unutun geçmişi, bize güvenin, AB’ye güvenin, bizim yönetimimize güvenin” diye tutturuyor.
Ama bunu söyleyenlerin önce, 53 yıl önce başlayan yolculukları yarın Lefke’de Şehit Kemal Özalper Şehitliği’nde yan yana son bulacak Ertan Ali ile Rifat Salih’in mezarı başında toplanacak aileleri ikna etmesi gerekiyor.
“Biz sizi öldürdük ama bundan sonra öldürmeyeceğiz” sözlerine nasıl inanalım? Bunun bir yolu var mı?
İki toplumun ez 15-20 yıl birbiriyle yaşamayı tecrübe edene kadar bir takım güvencelerde ısrar etmeleri çok mu büyük bir istek? Sonrasında ihtiyaç kalmazsa zaten her şey doğal sürecinde yoluna girmez mi?
Ama ondan önce, yani Ertan Ali ile Rifat Salih’in ailelerini ikna edemeden, Kıbrıs sorununu nasıl çözmeyi planlıyorsunuz?
Ben şimdiden söyleyeyim önce o aileleri ikna edemeden milim ilerleyemezsiniz. O yüzden yarın şehitlikte o ailelerin mezar taşına sarılırken göreceğiniz fotoğraflarına iyi bakın. Çünkü Kıbrıs’ta çözümün sırrı o fotoğrafta gizli.
Bu haber 243 defa okunmuştur

:

:

:

: