Trump çıldırmış olabilir ama biz aklımızı kullanalım

ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararına karşı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na getirilecek tasarıya lehte oy kullanan ülkeleri adeta tehdit etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararına karşı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na getirilecek tasarıya lehte oy kullanan ülkeleri adeta tehdit etti.
Trump, “Bizden milyonlarca, hatta milyarlarca dolar alıyorlar ve sonra bize karşı oy kullanıyorlar. Pekâla, o oyları izliyoruz. Bırakın bize karşı oy kullansınlar. Çok para biriktireceğiz. Umurumuzda değil' diye konuştu.
Eminim Amerikan kamuoyu bile bu açıklamaları benimseyecek kadar aklını yitirmedi.
Sen hem Orttadoğu’ya çomak sokup ateşe benzin dökeceksin, hem de dünya sana karşı bir duruş sergilediğinde “Size milyarlarca dolar veriyoruz” diye dikleneceksin.
ABD’ye sormak lazım acaba o milyarlarca doları neden, nasıl veriyor?
Bağışta mı bulunuyorsunuz? ABD’nin çıkarlarıyla örtüşmeyen tek kuruş yardımı yapmayacağını bilecek kadar dünyayı izliyoruz.
ABD şunu anlamalı. Evet büyük ve güçlü bir ülke. Ama dünya daha büyük. Ve modern dünya asgari bir ahlak ölçüsünde buluşmak zorunda.
O asgari ahlak ölçüsünün altında kalan ülkeler çok zengin bile olsalar çağdaş dünyada yerini alamaz.
Trump’ın açıklamasını Ankara’nın üstüne aldığını düşünmüyorum. Zira Türkiye Cumhurbaşkanı bu konudaki tavrını ABD ile vize krizi başladığı anda geçtiğimiz ay ortaya koymuştu.
Ne demişti Erdoğan?
“Biz kabile devleti değiliz. Biz size muhtaç değiliz. Biz sizden paramızla silah istediğimizde ‘kongre’ diyorsun ama terör örgütüne ücretsiz silah veriyorsun…”
İşte ABD’nin geleneksel politikasını bundan iyi özetleyen sözler olamaz. İşine geldiğinde para verir, işine geldiğinde o ülkeye silah satar, işine geldiğinde onun karşısındaki ülkeye, terörist gruplara silah satar.
Bu silah ticareti ABD politikasının, daha doğrusu ABD’deki Cumhuriyetçilerin siyasi omurgasını oluşturur.
Demokratlar gelir, dünya göreceli biraz rahatlar. Ama her 10 yılda bir iktidara gelen Cumhuriyetçiler o silah stoğunu eritmek için olsa gerek, sürekli bu politikayı güderler.
Yıllarca Ege’de gerilimden beslenip Türkiye ve Yunanistan’ı böyle silahlandırmadılar mı?
Ortadoğu’da savaşlar çıkarmadılar mı?
80’ler boyunca süren İran-Irak savaşında yıllarca iki ülkeye de ayrı ayrı silah satmadılar mı?
Son olarak Kudus’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan ABD, bölgeyi tam bir kaos ortamına sürükledi.
İslam coğrafyasının liderleri ise ne yazık ki ABD’den bağımsız bir politika üretememenin acısını çekiyor.
Tabi Erdoğan o liderlerin dışında kaldı.
Türkiye Cumhurbaşkanı işte bu yüzden hedefe konuyor. ABD’nin çıkarlarıyla örtüşmediği için Erdoğan’ın devrilmesi isteniyor.
Bunu anladığımız gün, yani körü körüne güdülen Erdoğan düşmanlığının terk edildiği gün, Türkiye daha güçlü bir şekilde yola devam edecektir.
Trump çıldırmış olabilir ama biz aklımızı kullanalım. Emperyalizme karşı bir olalım, iri olalım, diri olalım…
Bu haber 369 defa okunmuştur

:

:

:

: