Halka yalan söylemekten hiç çekinmiyorlar

Hatırlayacaksınız çok çok kısa bir süre önce sahte ehliyet verdikleri gerekçesiyle tutuklanan ve ileride yargılanmak üzere teminata bağlanarak serbest bırakılan 3 müfettiş ile ilgili yasal prosedür uygulanmıyormuş.
Hatırlayacaksınız çok çok kısa bir süre önce sahte ehliyet verdikleri gerekçesiyle tutuklanan ve ileride yargılanmak üzere teminata bağlanarak serbest bırakılan 3 müfettiş ile ilgili yasal prosedür uygulanmıyormuş.
Kıbrıs gazetesinden Sevgili Ceren Özbil araştırdı ve yazdı.
Meğer Ulaştırma Bakanlığı’nın Kamu Hizmeti Komisyonu’na bu 3 müfettişle ilgili gerekli yazıyı yazmamış.
Hal böyle olunca Kamu Hizmeti Komisyonu’nun eli kolu bağlanmış.
zira Kamu Hizmeti Komisyonu bakanlık tarafından yazı yazılmaması nedeniyle hakkında “sahte ehliyet verip, kazanç sağladığı” gerekçesiyle soruşturma başlatılan 3 müfettişi görevden uzaklaştıramamış..
Şu çok açık ki Ulaştırma Bakanlığı bilerek ve isteyerek böyle bir tavır ortaya koymuş.
Yani bilinçli bir şekilde söz konusu olan zanlı durumunda ki 3 müfettişin ilgili yazılarını yazmayarak Kamu Hizmeti Komisyonu’nu kilitlemiş.
Peki bu ne anlama geliyor?
En basit ifadeyle görevi ve yetkiyi kötüye kullanmak anlamına geliyor.
Şöyle bir düşünelim.
Bakanlığınız uhdesinde 3 çalışanınız var ve bunlar hakkında “sahte ehliyet verip kazanç sağladıkları iddiasıyla polis tarafından başlatılan soruşturma var.
Bu konu şu anda mahkemede..
Yani anlayacağınız 3 sürüş ehliyeti müfettişi statüsündeki kamu çalışanı şu anda zanlı konumunda.
Ve böyle tartışmalı bir konuma sahip olan bu 3 müfettişin Ulaştırma Bakanlığı tarafından soruşturma ve mahkeme süreci tamamlanana kadar görevden alındıklarına dair yapılan açıklamanın yalan olduğu ortaya çıktı.
Bu ne demek?
Şu demek; bir bakanlık hiç çekinmeden kamuoyuna yanlış bilgi vermek suretiyle yalan söylüyor..
Bunun bir diğer izahı halk ile alay edercesine dalga geçiyor Ulaştırma Bakanlığı.
Dolayısıyla anlıyoruz ki, bu kamu çalışanları görevlerine devam ediyor.
Hiç bir şey yaşanmamış, haklarında başlatılan soruşturma yokmuş, süreç mahkemeye hiç taşınmamış gibi davranılıyor..
Peki neden?
Çünkü bu 3 kamu çalışanı bakanlık tarafından korunuyor.
Kuvvetle muhtemel partilidirler.
Malum üç beş oyun önemi büyük, önümüzde seçim var.
Soruşturma da neymiş?
Haklarında görevlerini kötüye kullandıklarına dair bulgular da neymiş?
Bunları bir tarafa bırakın.
Esas olan bu kamu çalışanlarının ilgili bakanlığın bağlı olduğu devlete değil de tahakkümü altında olduğu siyasi partiye yakın durmalarıdır.
Bunun başka nasıl bir izahı olur?
Bu haber 168 defa okunmuştur

:

:

:

: