2017’yi geride bırakırken sessiz çoğunluk bu gidişe dur diyebilecek mi?

40 yılın alışılagelmiş bozuk düzenini sürdürmek isteyenler elbette var, ve olacak da..
40 yılın alışılagelmiş bozuk düzenini sürdürmek isteyenler elbette var, ve olacak da..
Zira bu süre içinde siyaset kurumunun kendine hizmet alanı olarak belirlediği ve odağına aldığı çıkar ilişkileri alışılagelmiş bu 40 yılın ana argümanı olmuştur.
Dolayısıyla bu nemalanma içgüdüsü toplumun belli bir kesiminde alanın memnun, satanın memnun olduğu bir ilişki biçimini geliştirdi.
Ve/fakat bunun yanında da hayatın her alanında haksızlığa uğrayan sessiz bir çoğunluk yaratıldı ülkede.
İşte şimdi bu çoğunluk 7 Ocak’ta yapılacak erken genel seçimlerin belirleyicisi olacak gibi duruyor..
Peki ama bu kanıya nerden vardım?
Onu da yazayım..
Tabi ki sokaktan.
Malumunuz olduğu üzere siyasetin nabzını tutabileceğiniz en iyi yerlerdir sokaklar.
Hilesiz,hurdasız, abartısız..
Bire bir konuşuyorsunuz insanlarla ve eğilimlerini anlamaya çalışıyorsunuz.
Hal böyle olunca da çoğunlukla konuştuğunuz insanlara dair fikirler elde etmeye çalışırsınız.
İşte böyle sokaklardır bizlere gerçekleri anlatan.
Ve bu sokaklar mevcut yapı ile bu düzenin sürdürülmesine razı görünmüyor..
En önemlisi ise böylesi bir yönetim anlayışı ile yönetilmeyi hak etmediğinin idraki içinde toplumun çoğunluğu.
Kısacası sokakta ısmarlama ve parayla güdümlü anketlerin aksine siyaset adına soluduğumuz hava bambaşkadır.
Buradan şöyle bir sonuç çıkartabilir miyiz?
Her şeyden önce 7 Ocak seçimleri Kıbrıslı Türklerin ya devam, ya da tamam minvalinde vereceği bir karardır.
Bir haysiyet duruşudur, onur mücadelesidir.
Ya mevcut düzenin devamından yana tavır gösterecek halk, ya da artık yeter deyip yeni bir sayfa açmak için irade ortaya koyacak.
İşte tam da bu nedenledir ki, 7 Ocak seçimlerinde parayla belli bir maksata hizmet eden anketlerde favori olarak görülen siyasi partiler içerisinde yaşanması kuvvetle muhtemel olan sürprizleri de göreceğiz.
Eski siyaset anlayışının hüküm sürdüğü siyasi yapıların 7 Ocak’tan sonra kendi içlerinde yeniden yapılanmayı zaruri kılacak bir döngüye girme olasılıkları çok yüksek bir ihtimal olarak karşımızda duruyor.
Özellikle bu noktada seçim sonrası UBP’de yaşanacak hareketlilik daha şimdiden kendini göstermeye başladı.
“B1RİZ” sloganın altında yaşanan entrikalar dağıtılan listeler UBP’nin akibetinde belirleyici rol oynayacak.
Velhasıl hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir döneme doğru ilerliyoruz.
Bu dönem iyi ile kötünün ayrışımını ortaya koyacak.
Bunu da halk yapacak.
Çünkü halk yegane güçtür.
Siyasetin belirleyicisidir.
Toplumun akibetini şekillendirendir.
Dolayısıyla halkın üstünde bir güç yoktur siyasi tercihler ortaya çıkarken.
İşte bundandır ki bugün siyasi partilerin seçim nedeniyle ortaya koydukları manifestolarını, yani plan ve programlarını değerlendirecek olan belki ikna olacak ya da ciddiye almayarak tepkisini sandıkta ortaya koyacak olan da halktır.
Ve bugün bir yılı daha geride bırakıyoruz yeni bir yıla girerken umutlarımızı, beklentilerimizi taşıyarak..
2018’in hepimize sağlık ve huzur getirmesi dileğiyle, mutlu yıllar herkese..
Bu haber 136 defa okunmuştur

:

:

:

: