7 Ocak seçimi siyaseti yargılayacak mı?

2017 yılı geride kaldı. Elbette zamanı sınırlamak, durdurmak, mümkün değil.
2017 yılı geride kaldı.

Elbette zamanı sınırlamak, durdurmak, mümkün değil.

Fakat yeni umutları, olumlu beklentileri artırmak gerek.

Bu hayatın kendisi, zaman denen kavramın getirdiği bir gerçek.

2018 yılı tüm dünyaya, Kıbrıs'a, insanlığa huzuru, barışı, güzellikleri getirsin.

Hayata, insana dair her ne varsa eskisinden daha iyi olsun.

Umutlu temenni ve beklentilerle yeni yılın ilk yazısına başlamak istedim.

Ocak 2018 hareketli başladı, görünen o ki oldukça hareketli geçecek.

Ülkemizi yakından ilgilendiren gelişmeler yaşanıyor, yaşanmaya devam edecek.

7 Ocak 2018, yani birkaç gün sonra, KKTC siyasi arenası yeni bir mücadeleye sahne olacak.

KKTC de hükümet kim olacak, hangi partiler Mecliste temsil edilecek, kimler Milletvekili olacak?

Hazırlıklar sürüyor, çalışmalar, propaganda devam ediyor.

Çok kısa bir süre sonra seçim dönemi söylenenler bitecek, vatandaş, seçmen konuşacak.

7 Ocak seçimi, belki de sonucu en çok merak edilen seçim olacak.

Çünkü siyasi partilere olan güvensizlik, parti politikalarının dışında şekillenen icraatlar, kişisel çalışmalarla, partiyi değil, kendini düşünen adayların mücadelesi nasıl sonuç verecek, gerçekten merak konusu.

Üzgünüm, kalite ve seviyesi düşmüş, ülkeyi tanımayan, sorunları gerçek anlamda analiz etmeyen siyasetçilerin, adayların kişisel yarışına dönmüş bir süreç yaşanıyor.

Umarım memnun olmadığımız, bugünkü Meclisi arar duruma gelmeyiz.

Siyasi partiler manifestolarını açıklarken mevcut durum içinden de doğru adımlar atmalı.

Ulusal Birlik Partisi, sadece Türkiye ile ilişkilerini, Rum tarafı ve Kıbrıs sorunu üzerinden geliştirdiği politikaları ön planda tutarak sadece belli bir kesime hitap edebilir.

Bu kesim bile artık farklı şeyler duymak, görmek istiyor.

En başta Başbakan Özgürgün, kendi ile ilgili eleştiri ve tartışmalara bir son verdirmeli.

Bu konular UBP'ye zarar verecektir.

UBP içinden bu konuyu gündemde tutanlar var.

Ne kadarı sandığa yansıyacak, 'sandık ve seçim başarısı siyasetçinin yargılandığı tek yerdir' söylemi geçerli mi?

Demokrasi, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığının bu ülkedeki varlığı bu sorulara verilecek cevaplarla anlaşılacak.

Cumhuriyetçi Türk Partisi, Başkan Tufan Erhürman yenilenen bir kadro ve isimlerle yola çıktı.

Geçmiş yılların en önemli eleştirisi, yolsuzluk iddialarının üzerine gidilmemesi oldu.

Yeni dönemde bunu nasıl aşacaklar, bu durum en önemli sınavları olacak.

Demokrat Parti, yönetim kadrosu aynı, Serdar Denktaş hala Başkan, adaylar önemli oranda yeni.

Hedef ve kitle büyütmeli, kısa bir zamana sıkışıp kalan seçim süreci en hazırlıksız DP'yi yakaladı.

Söylemleri sözde bırakan, icraata çeviremeyen bir yıpranmışlık var.

Halkın Partisi, Kudret Özersay çok önemli ve değerli isimleri şimdiden KKTC siyasetine kazandırdı.

Seçimde alacağı sonucu en çok merak ettiğim partidir.

Tepki oyları, alternatif arayışı bir avantajken, örgüt olmaması da bir dezavantajdır.

Toplumcu Demokrasi Partisi, önemli isimleri, parti manifestosu ile aynı noktada birleştirmeyi başardı.

Çıkaracağı Milletvekili sayısında ve isimlerinde sürpriz yapacağını düşünüyorum.

Yeniden Doğuş Partisi, UBP-DP hükümetinin vatandaşlık politikasının en çok yarayacağı partidir.

Değişen nüfus yapısıyla, Meclis yapısını değiştirebilecekler mi?

Erhan hoca kendini iyi ifade eden bir siyasetçi.

Bazı isimlerin, özel hayatlarında yaptıkları hatalar, geçmiş siyasi deneyimleri seçim sonucunu mutlaka etkileyecek.

YDP seçimde alacağı sonuçla, DP'nin de geleceğini belirleyecek.

Toplumcu Kurtuluş Partisi-Yeni Güçler, çok ciddi, iddialı vaatleri var.

Tecrübeli, önemli isimler kadro da yer bulmuş.

Fakat aynı tabana hitap eden partiler içinde, bu tabandan ne kadarını kendini çekebilecek soru işareti.

Her türlü süprize hazır ve kimsenin kesin yorum yapamadığı bir seçim olacak.

Ne yazdıksa, ne eleştirip, hangi soruları sorduksa cevabını almaya az bir zaman kaldı.
Bu haber 487 defa okunmuştur

:

:

:

: