İRAN’DA NELER OLUYOR ?

İran, bir Batı Asya ülkesi . Dini, İslam . Mezhebi, Şii.
İran, bir Batı Asya ülkesi .
Dini, İslam .
Mezhebi, Şii.
Nüfusu, 80 milyon .
Milli geliri, petrol ve petrol ürünlerinden elde edilen gelir .
Petrol, İran’ın hayat damarı .
Gayri Safi Milli Hasıla, 3.401 Amerikan Doları .
1979 ‘a kadar , şahlıkla idare edilen bir ülke .
Son İran Şahı .
Şah Rıza Pehlevi .
1979 ‘a kadar, monarşi ile yönetilen bir ülke .
Halk dili ile söylenirse , saltanatla yönetilen bir ülke .
İran’ın saltanat döneminde , ülkenin gelir kaynakları adaletli bir şekilde dağıtılmadığı için. Saltanata karşı 1970 ‘li yılların son çeyreğinde, Şah rejimine karşı başlatılan direniş. 1979 yılında, Şahın
Ülkesini terk etmesi ile son buldu .
GSMH’ ve Şahlık döneminde, halkı tatmin etmeyen adaletsizlik.
Mollaların başını çektiği hareket olan, Ayetullah hareketinde İran halkı, kurtuluşu ve refahının artmasını, bir umut olarak aradı .
Rejim monarşi olmasına rağmen, mollalar rejimindeki kadar, baskıcı bir hal almamıştı .
İnsanların giyim kuşamı serbestti .
Atatürk’ün Devrimlerinden sonra , kısmen de olsa, Şah Pehlevi
İle modernleşmeye doğru, bir gelişme olsa da . Ekonomik ve sosyal açıdan, halk bekleneni bulamamıştı .
Halk, yoksul ve geçim derdinde idi .
Denizde boğulmamak için, yılana sarılır gibi , mollalara sarılmış.
Umutlarının gerçekleşmesini beklemişti .
Bu umutlar kısa sürecek ve arkasından, şahlık dönemindeki monarşiden daha ağır bir rejimde, İran Halkı, kendini bulacaktı .
Ülkede seçimler olsa dahi , tam manası ile klasik demokrasiden, eser bile yoktu .
İranlı yöneticilerin , İran’ın dünyada bir güç olma iddiaları ile yola çıkmaları . Bunun paralelinde, silaha büyük kaynaklar ayırmaları. Halkın, o denli refahının geriletilmesine neden olmuştu .
Bir petrol ülkesi olan İran’da GSMH’nın, yani kişi başına düşen milli gelirin, 3.401 Amerikan doları olması, hayli düşündürücü olsa gerek .
Geçen Perşembe günü başlayan gösteriler, ilk önce ekonomik ve refah düzeyinin düşük olmasından başladı .
Belki bu, masumane istekler arasında görülebilir .
Fakat daha sonra, rejim karşıtı hüviyete büründü .
Yazının yazıldığı saatlerde, İran’daki belirsizlikler devam ediyordu .
Molla rejimlerinin getirdiği idarelerden, İran halkının memnun olmadığı, bu son hareketlerden belli .
Tabii .
Emperyal güçler, bu durumdan her yönü ile yararlanmaya çalışacaklar .
İşe çoktan başlamışlardır bile .
Halkın ve ülkenin, bu durumundan faydalanarak, kendi sömürücü rejimlerini kurmak için, bir hayli numara çevirecekler .
İran halkını kurtaracak ve refah düzeyini artıracak olan yol .
Çağdaş Demokrasiden, geçmektedir .
Çağdaş derken .
“Cici Demokrasiden “ bahsetmiyorum .
Prülarist katılımcılıktan bahsediyorum .
Görülmüştür ki .
Dini rejimlerle, halkın refah seviyesinin yükseltilmesi, mümkün değil.
Bunu başarsaydı, Osmanlı İmparatorluğu başarırdı .
Ayni sıkıntılar Suudi Arabistan’da da başladı .
5 liralık KDV’ne, Suudiler, nerede ise ayaklandı .
Bu tepki karşısında şirketler, bu vergileri üstlenerek, bir nebze, Halkın tepkisini aşağıya çektiler .
Fakat nereye kadar ?
İnsanlar, hangi dini seçerlerse seçsinler .
Karınları, aç ise .
Hiçbir din adamı ve yöneticinin, gözlerinin yaşına bakmazlar .
Özgürlük ve Demokrasi, insanların karın tokluğu ile doğru orantılıdır .
Nasıl ki, aç insan, özgür değilse ve özgürce ülkeyi yönetecek olanları seçemezse .
Karnı tok, ekmeği bütün halklar da, o denli, ülkeyi yönetecek olanları, özgürce seçebilirler .
İran Halkı, ciddi bir sınav vermektedir .
Bu sınavda, başarılı olmasını diliyorum .
Daha iyiye gideceğim derken .
Emperyalizmin kucağına düşüvermesin .
Bu haber 173 defa okunmuştur

:

:

:

: