İstifa edecek parti başkanları

28 Temmuz 2013 seçimlerinden sonra da beklenen olmadı.
28 Temmuz 2013 seçimlerinden sonra da beklenen olmadı.
Önceye bakarsak, 1976'dan bugüne, ara seçimler de dâhil 14'üncü milletvekilliği seçimini yaptık.

42 yılda, 39 hükümet göreve geldi.

Cumhurbaşkanı, Parlamento, Bakanlar, Belediyeler, bürokratlar, bu yarım yamalak memlekete çare olamadı.

Siyasi anlamda bir istikrar sağlanamadı.

28 Temmuz 2013 seçiminden sonra;

CTP-DP hükümeti kuruldu.

Daha sonra CTP-UBP, ardından UBP-DP koalisyon hükümeti iş başına geldi.

Özellikle sağ partiler arasında gidenler, gelenler, ayrılanlar, başka parti kuranlar, bağımsız kalan fakat bağımlı davrananlar oldu.

Siyaset tamamen yozlaştı, kişiselleşti, bu erozyon normalleşti.

Bu kadar geniş bir 'demokrasi' kültürümüz var.

Ama o geniş demokrasi, başarısızlığı, açıklanmamış şüpheli icraatları, yasa dışılık ve hukuksuzluk karşısında kendini göstermemiş.

Dün seçim vardı, KKTC sandık başındaydı.

Bu yazı sizlere ulaşırken seçim sonuçları henüz netleşmemişti.



Bu sebeple daha geniş değerlendirmeyi bir sonraki yazıya bırakıyorum.

Üzülüyorum bu ülke için, içinde olduğumuz durumu bir düşünün;

Yolsuzluk, rüşvet, usulsüzlük iddialarını araştırmaktan bile aciz bir düzen var.

Bu düzene kim çomak sokacak?

Seçim bitti, sonuçlar bugün yarın netleşir.

Peki bundan sonrası, elbette bir hükümet çıkacak, çıkacak hükümet iradeli, cesur, radikal, hukukla sınırlı ve şeffaf bir şekilde beklentileri karşılayıp, günlük yaşama dokunacak mı?

Mesele bu, yoksa insanların çok büyük beklentisi yok.

Kimse dünya tarafından tanınmayı, bağımsız, bağlantısız, ekonomik olarak özgür olmayı beklemiyor.

Bu seçim bunları sağlamayacak, bölgemizde, coğrafyamızda, Akdeniz'de dengeleri değiştirmeyecek.

Tabi ki küçümsemiyorum, günlük işler, sıradan yaşamsal ihtiyaçlar karşılansın yeterli.

Yeterli derken, beklenti anlamında değil.

Mevcut şartlar daha fazlasını vaat etmiyor.

Radikal, cesur, iradeli dedik.

Nüfusunu bilen, planlayan, vatandaşlık politikası olan, dağlarına, denizlerine, köylerine, şehirlerine, insanına, çocuklarına, gençlerine, yurt dışında yaşayan vatandaşına sahip çıkan bir siyaset istiyorum.



Adı, ideolojisi, geldiği yer, benim için hiç önemli değil.

Gece kulüplerini, bet ofislerini, taş ocaklarını, vergi kaçıranları, devleti, kamuyu, memleketi soyanları, yıllardır ülkenin kaymağını, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını yiyenleri zayıflatacak, devleti güçlendirecek bir siyaset bekliyorum.

Egemenliği sadece Rum tarafına değil, tüm merkezlere karşı savunacak, sınırlandıracak, iradesini aldığı halkın onurunu yüceltecek bir siyaset diliyorum.

Ve demokrasiyi, okul görevi görecek siyasi partileri, siyaseti meslek olarak değil, görev olarak kabul edecek vekillerin seçilmesini diliyorum.

7 Ocak 2018, yani dün ülke yönetimine 8 siyasi parti talip oldu.

8 parti yönetimi, 8 parti Başkanı.

Dünkü seçimden sonra hangi siyasi partilerin Başkanları, yönetimleri istifa edecek, işte bu en çok merak ettiğim.
Bu haber 846 defa okunmuştur

:

:

:

: