Bir seçimi daha geride bıraktık

İnsanlık, bir çok baskıcı rejimlerden ve saltanatlardan, kısmen de olsa kurtulalı beri .
İnsanlık, bir çok baskıcı rejimlerden ve saltanatlardan, kısmen de olsa kurtulalı beri . Kendilerini yönetecek kişileri veya idari kadroyu seçerler .
Bu rejimin adına, eski Yunan ve Roma İmparatorluğunda, Demokrasi denilirdi .
Demokrasinin beşiği , Eski Yunan ve Roma İmparatorluğudur .
Tabii o zamanlardaki Demokrasi, sadece Yunan ve Roma halklarına tabi, bir ayrıcalıklı rejimdi .
Kölelerin, oy kullanma hakları yoktu .
Burada oy hakkı, sadece asillerde idi .
Esas Temsili Demokrasi, Fransa’daki İhtilalle elde edildi .
Ve Dünyaya yayıldı .
Klasik Demokrasilerde , vatandaşların tümü, seçme ve seçilme hakkına sahiptir .
Fransız İhtilali ile, ilk kez Egemenlik kavramı ortaya atıldı .
Tek ve değişmeyen egemenin, Halk olduğu kabul edildi .
Halk bu egemenliğinden bir kısmını, geçici olarak, kendisini yönetecek olan seçtiği temsilcilerine verir .
Bu idare şekline, Demokrasilerde “Temsili idare “ denir .
Bizde de uygulanmakta olan Demokrasi türü, idare şekli “Temsili Demokrasidir .”
Halk, temsilcilerini seçerek, Meclise bir dönem için gönderir .
Gerçi bizde, dönem bitmeden erken seçim kararı alındı .
Bu kararı alanlar da, halkın Meclise seçip gönderdiği temsilcileridir.
Bizde dün yapılan genel seçimler, tam manası ile halkın iradesini Meclise yansıtacak mı ?
Buna bir bakalım .
Halkın temsilcilerini, Meclise taşıyan siyasal partilerin, siyaset arenasında olmaları ile mümkün .
Siyasal partiler , çağdaş ülkelerde veya çağdaş demokrasi ile yöneltilen ülkelerde “ demokratik hayatın vaz geçilmez unsurları “ olarak nitelenmektedirler .
Siyasal partiler, bu ülkelerde, Devletin kurumsallaştığı gibi, kurumsal hale gelmişlerdir . Halkın temsilcilerini, kendi çatıları altında seçimlere katmaktadırlar .
Kendi siyaset kazanlarında pişirip, kotarıp aday yarışına sokmaktadırlar .
Bizde ise, Siyasal partilerimiz kurumlaşmadıklarından, aday bulmakta zorluk çekmekte veya para ile listelerine adaylar yerleştirmektedirler .
Adaylık için parası olmayan vatandaşın, aday olması mümkün değil.
Para ile aday olup seçilenler de, halkı temsil etmek şöyle dursun , halktan kopuk bir aktif politika sergilerler .
Bizde olan budur .
Bu seçimlerde de halk, kendisini temsil edecek temsilcilerini seçmekte, bunun için güçlük çekiyor .
Siyaset kurumunun kurumsallaşmayışı , maalesef seçimlerimizi de etkilemektedir .
Bu yazıyı yazarken, dün, oy verme işlemi devam etmekteydi .
Sonuçları bir sonraki yazımda irdeleyeceğim .
Yalnız şunu belirteyim ki, getirilen yeni seçim sistemi ile seçmen sandıktan uzaklaştırılmış .
Sandıkla, seçmen, mıknatısın ayni kutupları haline getirilmiş .
Seçmene seçim sandığı, bir ucubeye dönüştürülmüş .
Seçmen, sandıktan korkar hale sokulmuştur .
Seçmeni ne kadar kolay sandığa getiririm felsefesi yerine, sandıktan uzaklaştırma felsefesi izlendi .
Bunlar benim tespitlerim .
Dün oyumu kullanmaya gittiğimde, oy verme mahallindeki seçmenlerin söylediklerini, yazmaya kalksam, bir kitap olur .
Seçmene bu cefayı çektiren ve bir çoğunu da sandığa gitmekten vaz geçiren, bu seçim sistemine, el kaldıran tüm vekilleri kutluyorum .
Bu durumu yaratmak için, siyasetle ilgilenen şirketlere, bu görevi verseydiniz. İnanın, bu kadar başarılı olmazlardı .
Bu haber 187 defa okunmuştur

:

:

:

: