Çin kırsalındaki kadınlar neden cadılıkla suçlanıyor?

Orta Çağ'daki cadı avlarından, Tanzanya'daki büyücü doktorlara... Yüzlerce yıldır insanoğlunun merakını cezbeden büyücülük mevhumu ve kadınların neden büyücülükle suçlandığı, Çin kırsalında yapılan araştırmalarla derinlik kazandı.
Bu güne dek 'cadılık' mesleği ve aslında cadı olmadığını belirten kadınların neden bu şekilde etiketlendiği ile ilgili kapsamlı bir araştırma yapılmış değildi. Bu sebeple, Çin 5 farklı kırsal kasabasında 800'den farklı hane üzerinde yapılan yeni bir çalışma konuya ışık tutuyor. Çin'in Lanzhou Universitesi ve London College Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak çalışması, topluluklarında 'cadı' olarak nitelenen kadınların sosyal davranışlarını ve günlük aktivitelerini inceleyerek gerçekleşmiş.

Nature Human Behavior'da yayınlanan makaleye göre, cadılık eğer ki konuyla alakalı yerel birimleri bilgilendirmiyorsanız, Çin'de ciddi bir yasal suç olarak görünüyor. Bu sebeple, toplumda bir takım sebeplerle sevilmeyen veya kişisel husumetler yüzünden kıskanılan kadınların, bu şekilde yaftalanarak sosyal itibarsızlaştırma yoluna gidildiği söylenmekte. Bireylerin ilişkilerinin, birbirlerine ne sıklıkla hediye verdiklerinin ve hasat döneminde yaşadıklarının anketlerle sorulduğu bu çalışma, sosyal ortamlarındaki huzursuzlukların kadınların 'cadı' olarak yaftalanmasına ön ayak olduğunu gösterir nitelikte.

Araştırmacılar bölgede çalışmalarını sürdürürken, kasaba halklarının bir kısmı, kendilerini 'bazı' evlerde yemek yememeleri konusunda uyarmışlar. Bir takım evlerde, zehirli ve büyü içeren yiyecekler yapıldığını belirten bu kimseler, kasaba halkının %13'ünü oluşturmakta ve bu huzursuz bir ortam oluşması için oldukça yeterli bir yüzde. Bunun dışında, bölgede 'cadı' olduğuna inanılan kadınlarla neredeyse hiçbir iletişim kurulmadığını ve çocuklarıyla da muhatap olunmadığı gözlenmiş.

Ayrıca kasabadayken ilginç bi ekonomi oyunu oynamış araştırmacılar. Kasabadaki insanlara bir miktar para verilmiş ve bu parayı istediği bir biçimde, herhangi bir kişi veya kişilere bağışlayabileceklerini söylemişler. Alınan sonuç, 'cadı' olarak nitelenen kadınların da, en az diğerleri kadar paylaşımcı ve iyi niyetli olduğunu göstermiş. Tüm bu araştırmadan anladığımız kadarıyla, toplumda belli bir gerekçeyle haset duyulan kişiye, çeşitli olmayan suçlar isnat edilerek dışlanmasının sağlanması durumunun, burada da geçerli olduğu yönünde. 21. Yüzyılda bu tip dışlamacı ve görmezden gelme amaçlı bakış açısının yok olması en büyük dileğimiz elbette.
Bu haber 63 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER