Kızgınlıkla bir yere varıldığı görülmüş müdür?

Erken Genel Seçimlerin, bu gün beşinci günü .
Erken Genel Seçimlerin, bu gün beşinci günü .
Beşinci günde, parti liderlerinin, ilk günkünden farklı olarak Hükümet kuruluşu ile ilgili açıklamalarında, bir hayli yumuşak tavırlar sergilemeye başladıktan sonra. Hükümetin oluşması için, o doğrultuda da umutların arttığı, görülmektedir .
İçinde bulunduğumuz Demokratik Sistem, dünyada uygulanmakta olan en çağdaş sistemdir .
Demokrasinin parlamenter sistemi ve Temsili Demokrasidir .
Ayni zamanda plüralist bir Demokrasi Sistemine dayanmaktadır .
Yani çoğulculuk esastır .
Bunun için, dünyada bir çok ülkede bizim kullandığımız sistem kullanılmaktadır .
Sistem bir çok değişik görüş ve ideolojilerin birleştirilip iktidara getirilmesidir de, ayni zamanda .
Seçim sonuçlarını beğenmeyebiliriz .
Halkın hakemliğine gidildiğine göre .
Halkın iradesi sandıkta tecelli etmiştir .
Bu irade doğrultusunda, yani halkın kararı doğrultusunda bir hükümeti oluşturmak, seçime katılan ve halk tarafından Yüce Meclise gönderilen partilere verilen bir görevdir .
Bu görevden kaçmak ve bazı bahaneler ileri sürmek. Halkın iradesine ters bir davranış olmaz mı ?
Dün itibarı ile DP ile YDP’de sandıktan çıkan irade doğrultusunda olumlu davranışlar görülmüştür .
CTP ve TDP . UBP’ ile ortaklık hükümeti konusunda, kırmızı ışığı yakmış görülmektedir .
UBP’siz bir hükümet modelini öngörmektedirler .
Tabii UBP’ dışındaki partilerin sergiledikleri tavrı , güreşe çıkan güreşçilerin peşrevine de benzetebiliriz .
Karşısındakini tanımak, beklenenden daha fazla bir şeyler koparmak .
CTP , HP ve TDP’nin UBP’ye kapıları kapattığından . TDP’nin de YDP’ ye kapıları kapatmasından. Bu cenahta, anahtar olarak, tek parti DP’yi görüyoruz .
DP’nin tavanı ve tabanının, böyle bir ortaklığa yeşil ışık yakacağı aklımın ucundan geçmez .
Geride UBP, DP ve YDP’nin içinde olacağı bir ortaklık daha mantıklı ve oluşumu daha kolay görülür gibi .
Çünkü yakın bir gelecekte, Kıbrıs müzakereleri başlayacak .
Türkiye ile protokoller yapılacak .
Türkiye’den gelen su konusunda, CTP- DP ve CTP- UBP ortaklık hükümetlerinde yaşananları, hep birlikte gördük .
Kıbrıs müzakerelerinde, tüm partilerin pozisyonları ortada .
Dolayısı ile, oluşacak ortaklık Hükümetinin, Türkiye Cumhuriyeti ile olan ilişkilerde ve müzakere sürecinde, uyumlu icraatlar sergilemesi de
önem kazanmaktadır .
Halk iradesi her şeyin üzerindedir .
Seçim sonucunu beğenmeyen partiler ve partililer bunun hesabını
Yönetimden sorgulamalıdırlar .
Hiçbir siyasal parti yetkilisinden duymadım.
Sonuçlarla ilgili öz eleştiri yapsın ve sonuçları irdelesin .
Acaba kendi kendilerine bu soruyu sorarak, yanıtını araştırdılar mı ?
Niye bu sonucu aldık diye ?
Siyasal partilerimiz ve yöneticileri aynaya bakıp bu sorunun cevabını almalıdırlar .
Silkinip siyasal parti haline gelmelidirler .
Kurumlaşmalıdırlar .
Halka , seçmene güven vermelidirler .
Taban oluşturmalı , tabanları ile sıkı diyalog içinde olmalıdırlar .
Seçimden seçime binalarını açmamalıdırlar .
On gün sonra gidin, yeni açılan örgüt binalarının kapılarını açık göremeyeceksiniz .
Kurumsallaşmanın, K’sinde bile değiliz .
Felsefe ve ideolojiye dayalı, kurumsallaşmış bir tek partimiz maalesef yoktur .
Bir çok dernek, bazı partilerden, çok daha iyi kurumsallaşmıştır .
1976 yılından bu yana, bu konuda büyük terakki olacağına, aksine kurumsallaşmadan büyük oranda uzaklaşılmıştır .
Sandığa, bu kadar yüzde oyun gitmemesindeki gerçek. Siyasal partilerimizin kurumsallaşmayışı ve ülke sorunlarına çözüm üretememesinde aranmalıdır .
Bir ülke coğrafyası ile .
Nüfusu ile .
Devleti ile yaşayabilmesi için, o ülkenin siyasal partilerinin varlığı ve ortaya koydukları icraatlarla, ancak kaim olabilmektedir .
Bizim partilerimizde bu özellikler var mıdır ?
Olmuş olsa idi, bu kadar seçmen sandığa gitmekten imtina eder miydi ?
Sandıktan bu sonuçlar çıkar mıydı ?
Bu haber 574 defa okunmuştur

:

:

:

: