Böyle bir vicdanla bu ülke yönetilemez

Seçimden çıkan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yorgun bir haftayı geride bıraktı.
Seçimden çıkan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yorgun bir haftayı geride bıraktı.
Kıbrıslılar bu Pazar geçen pazarın seçim telaşının aksine uzun kahvaltıların ardından öğleden sonra mangal yakmak için hazırlıklarını yaptılar. Bundan eminim.
Ancak haberciler için uykusuz geceler, vatandaş için hükümeti kimin kuracağına ilişkin meraklı bekleyiş bitmedi, sürüyor.
Ama biten bir şey olduğu kesin… UBP-DP hükümeti geride kaldı. Şimdi yine büyük bir ihtimalle içinde UBP’nin olduğu bir başka hükümet kurulacak. CTP, HP ve TDP’nin tutumu nedeniyle geriye çok da bir seçenek kalmıyor.
Yeni hükümet UBP-DP-YDP etrafında şekillenecek. Başbakan Özgürgün’ün yakın çevresi ülkeyi yeniden seçime götürecek bir hükümetten söz ediyor. Zira sayısı 26 olan sandalyeye sahip bir hükümetin de zaten çok fazla bir seçeneği yok.
Hükümetler kurulur, yıkılır, zaman gelir, geçer… Her bitiş yeni bir başlangıçtır insan hayatında.
Nefes alıyorsanız, her bir umut vardır.
Ama dün ekmek parası için çalıştığı inşaatta düşüp hayatını kaybeden o işçi için aynı şeyi söylemek ne yazık ki mümkün değil.
Ölümün bu kadar ucuz olduğu bir ülkede kimse ne o işçinin çalışma iznini, ne de iş güvenliğini sorgulayacak, bundan eminim.
Çünkü bizim daha önemli işlerimiz var. Hükümet kuracağız. Ülkeyi kim yönetecek, ona karar vereceğiz.

Ama bu ülkeye daha 15 gün önce gelip hiçbir sosyal güvenceye sahip olmadan çalışan o işçinin hukuku ne yazık ki bu ‘yoğun gündemimiz’ içinde bir iki satır haber olarak kaynayıp gidecek.
Ölen bir insan. Nefes alıp veriyordu, çocukları vardı, eşi vardı, hayalleri vardı, umutları vardı. Ama biz bunun farkında mıyız?
Bundan emin değilim doğrusu.
Ne demiş yazar?
“Bir insanın ölümüyle eksilirim ben, çünkü parçasıyım insanlığın. O yüzden ‘çanlar kimin için çalıyor’ diye sorma. Çanlar senin için de çalıyor…”
Biz çanların sadece o ölen insan için değil, bizim için de çaldığını fark ettiğimiz gün bu ülke kurtuluşa ulaşır.
Yoksa trafik ve iş kazalarında kol gezen ölüm kapımıza gelen dek, bunu anlama fırsatımız da olmayacak.
Bugün Pazar. Keyifsiz bir yazı okudunuz biliyorum. İnsan hayatının bu kadar değersizleştiği bir ülkede keyifli bir Pazar yazısı yazmak gelmedi içimden.
Umarım bu ülkeyi yönetenler ölen o işçinin hukukunu koruyacak vicdan ve sağduyuya sahiptir.
Yoksa bir değil, bin hükümet kursanız da, böyle bir vicdanla bu ülke yönetilemez. Bu böyle biline…





Bu haber 112 defa okunmuştur

:

:

:

: