“Cumhurbaşkanı hükümet kuruyor”

7 Ocak seçimlerinin ardından mazbatalar alındı ama biz daha mühürler kurumadan hükümetin kurulamama ihtimali üzerinden erken seçimi konuşmaya başladık.
7 Ocak seçimlerinin ardından mazbatalar alındı ama biz daha mühürler kurumadan hükümetin kurulamama ihtimali üzerinden erken seçimi konuşmaya başladık.
Dün Ada TV’de Gündem Özel programında konuğum olan UBP Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy’a da ilk sorum bu oldu.
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın yaptığı “Daha kaç başbakan yetiştirecem” sözleri ve “UBP ile koalisyon kurmamızı isteyenler var. Ama yediğimiz kazıkları unutmamamız gerektiğini belirtenler de var” hatırlatması ile neyi vurguladığını sordum.
Zira düne kadar en ağırlıklı ihtimal olarak görülen UBP-DP-YDP koalisyonu, Serdar Denktaş’ın açıklamalarıyla CTP-HP-TDP-DP bloğuna kaymış görünüyor.
Taçoy, bu konudaki soruma şu yanıtı verdi:
“Sandığın iradesi Ulusal Birlik Partisi ile Halkın Partisi’nin hükümet kurmasıdır. Ancak iradeye karşı çıkan bir parti başkanı var. Sonra sözlerini yumuşatarak ‘ben başkanları oradadır diye yapmam diyorum’ şeklinde konuşuyor. Yüzde 36’ya yakın oy almış bir partiye bu yaklaşımda bulunamazsınız. Bu yaklaşıma göre o partinin liderinin daha farklı ufuklara yelken açtığını düşünüyorum. Önce önündeki pilavı bitirmen lazım. Önündeki pilavı bitirmeden başka ufuklara yelken açamazsın.”
Halkın Partisi’nin yaptığı açıklamaların ardından siyaseten bir geri dönüş olup olamayacağını sorduğum Hasan Taçoy, “Kesinlikle siyasette çareler tükenmez. O geri dönüşün bir yolu bulunur. Belki ikisi bir odaya kapanır. Sayın Başbakan ona paranın nereden geldiğini izah eder. Şahitli, ispatlı. Sorun buysa çözülür” dedi.
“Kapalı kapılar ardından böyle bir görüşme olamayacağını, bu iddiaların iki kişi arasında bir mesele olmaktan çıktığı” yönündeki itirazıma ise Taçoy, bu iddiaların tamamen siyasi rekabet nedeniyle yapıldığını söyledi.
Hasan Taçoy, tüm bu iddiaların hükümet kurulduktan sonra Meclis’te oluşturulacak soruşturma komitelerinde ele alınabileceğini ifade etti. “Bu kadar söylemden sonra Başbakan’ın yerinde olsam bu komitelerin açılmasını kendim öneririm” dedi.
Birinci parti olmasına ve temayüllere rağmen hükümeti kurma görevinin Cumhurbaşkanı tarafından UBP’ye verilmeyebileceğini söyleyen Hasan Taçoy, CTP, HP, TDP ve DP’nin oluşturacağı dörtlü modele dikkat çekti. “Burada CTP’ye ya da üzerinde anlaştıkları partiye hükümeti kurma görevini verebilir. Ancak bunu yaparken Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu modelin oluşturulmasında ne kadar parmağı var diye de sorgulanması gerekir” dedi.
Kısaca Sayın Hasan Tacoy, CTP önderliğinde HP, TDP ve DP koalisyon hükümetinin Cumhurbaşkanlığı nezdinden desteklendiğini düşünüyor.
Taçoy, “Bu dörtlü koalisyonun esas faktörü Sayın Cumhurbaşkanı’dır. Şubat’a hazırlık yapıyor. Kıbrıs meselesinde daha rahat hareket edebileceği bir hükümetin oluşmasını talep ediyor” derken, kendisinin Yunanistan ile Rum yönetimi arasında ortak münhasır ekonomik bölge anlaşması karşısındaki sessizliğini de eleştirdi. “Cumhurbaşkanı herhalde hükümet kuruyor” dedi.
Serdar Denktaş’ın “kazık yedik” sözlerinin ise 7 Ocak seçim tarihinin CTP ve UBP ile birlikte kararlaştırılması ve DP’den bazı isimlerin UBP saflarında aday olmasının neden olduğunu söyleyen Hasan Taçoy, “İmkan olsaydı o kazıklar yenmesiydi. İmkan oldu ki o kazıklar yendi” diye cevap verdi.
Hükümet tablosunun 22 Ocak’tan sonra yemin töreninden sonra netleşmeye başlayacağını ifade eden Taçoy, “Şu anda tabiri caizse, el ense çekiyoruz. Kim tek dalacak, kim çift dalacak güreşteki gibi. Onlara bakıyoruz. 22 Ocak’tan sonra sonucu hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.
Hasan Taçoy’un, HP Genel Başkanı Kudret Özersay’a yönelik, “Önce önündeki pilavı bitirmen lazım. Önündeki pilavı bitirmeden başka ufuklara yelken açamazsın” sözünün ardından kulislerde konuşulan iddia ise yeni bir tartışmayı başlatacak türden.
Siyaset kazanında kaynayan iddialara göre, Kudret Özersay, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanıyor. Dolayısıyla hükümette olduğu bir modelden daha ziyade, muhalefette oylarını daha da artıracağını düşünüyor. Özersay, hükümete girmekten bu yüzden kaçınıyor.
Siyaset kazanı kaynıyor. Yemek pişiyor. Yakın bir zamanda pişirilen yemek önümüze gelecek. Yemek iyi pişirilirse sorun yok. Ama iyi pişmezse, yemeğin altı yanarsa sofrada yemek bekleyen herkes aç kalır.
Toplum ülkenin sorunlarına acil çözüm beklerken, siyasal ve kişisel menfaatlerin bir kenara bırakılmasını istiyor. Bunu yapmayan partiler ve kişiler ise ilk seçimde neden oldukları sonucun bedeline katlanmak zorunda kalacak. Bunu hepimiz yaşayarak göreceğiz…
Bu haber 567 defa okunmuştur

:

:

:

: