Bu aritmetikte de alternatif hükümet modelleri elbette vardır..

7 Ocak da erken genel seçimler yapıldı.
7 Ocak da erken genel seçimler yapıldı.
8 Ocak da kimlerin seçilip kimlerin seçilmediği net değildi.
9 Ocak da kazananlar anca netleşti.
15 Ocak da seçilen milletvekilleri mazbatalarını aldı.
22 Ocak da mecliste yemin edecekleri duyuruldu..
Peki şimdi durup dururken bunları niye yazdım?
Anlatayım; malum ki 8 Ocak sabahı itibarıyla henüz daha milletvekili seçilenler netleşmemişken, hükümet polemiği ortaya çıktı..
Adeta kriz masası oluşturuldu.
Tabi ki ortaya çıkan aritmetik böyle bir durumu yarattı.
O kurardı, bu kurmazdı, o olurdu, bu olurdu yok erken seçime gidilirdi diye başlayan muhabbetlerle bir çok senaryo yazıldı.
Fakat gel gelelim süreç olağanlığında işlemeye devam etti..
Yani aslında hükümet kurmada kriz falan yoktu.
Bu aritmetikte de hükümet oluşturacak alternatifler mevcut.
Kısacası böyle bir yaygaraya hiç gerek yoktu.
Nitekim mecliste yapılacak yemin töreninin ardından Cumhurbaşkanı partilerle yapacağı görüşmeden sonra hükümeti oluşturacağına inandığı bir milletvekiline görevi verecek.
Ve kuvvetle muhtemel bu görev teamüller gereği UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’e tevdi edilecektir.
Sayın Özgürgün görev kendisine verildikten sonra 15 gün içerisinde hükümeti kurmak durumundadır.
Aksi taktirde görevi Cumhurbaşkanına iade etmek zorundadır.
Toplamda 65 gün içerisinde, eğer başka formüller de denenir ve hükümet oluşturulamazsa o zaman yeni bir seçim gündeme gelir..
Tabi ki partilerin bu noktada yapılan çalışmaları vardır.
UBP-DP ve YDP arasında kıyasıya bir pazarlık sürdüğünü biliyoruz..
Hatta bu aritmetikte ve mevcut koşullarda UBP’nin DP ve YDP’den başka herhangi bir partiyle hükümeti kurma olasılığı olmadığını da biliyoruz.
Hal böyle olunca bu durum UBP’yi oldukça sıkıntıya sokar, zira koalisyon görüşmeleri yapmayı planladığı DP ve YDP karşısında eli zayıflar eğer illa ki bir hükümet kurma zorunluluğu hissederse.
Peki neden diğer olasılıklar yok?
Çünkü seçim öncesi CTP’nin ve ,HP’nin bir duruşu vardı bu konuda.
UBP ile hiç bir şartta koalisyon kurmayacakları yönünde..
Seçimlerden sonra CTP ve HP aynı duruşlarını muhafaza ettiler, hatta bu konuda benzeri bir karar da TDP’den geldi.
Ve TDP’de UBP ile koalisyon kurmayacağını açıkladı..
Dolayısıyla bu 3 partinin kendi içlerinde bu konuda aldıkları parti meclisi kararları bulunmaktadır.
O halde UBP’nin bu 3 parti dışında koalisyona gitme olasılığı var.
Kısacası bu şartlarda UBP’nin DP’den ve YDP’den başka koalisyon şansı bulunmuyor.
DP ve YDP’de bunun farkında olarak UBP’den aşırıya kaçacak şekilde isteklerde bulunabilirler..
UBP-DP ve YDP’nin de toplamda mecliste 26 milletvekili sayısı mevcut.
Bu durumda hükümetin kurulabilmesi için yeterli çoğunluk sağlanıyor, ve lakin DP ve YDP mecliste grup oluşturamıyor zira 5 sayısına ulaşmıyor her iki parti de..
Bu durumda da komitelerde yer almaları mümkün değil..
Tabi bunun alternatif yolları tüzükler üzerinden zorlanabilir, fakat çok güçlü ve sağlıklı bir hükümet modeli olmaz yine de..
Sadece hükümeti kurmak için kurulan bir hükümet olur..
Ancak olur..
Bu sadece işin bir boyutu.
Diğer boyutunda pazarlıklar vardır.
DP’nin ve YDP’nin aldığım bilgiler ışığında üçer bakanlık istedikleri anlaşılıyor.
UBP Genel Başkanı Başbakan Hüseyin Özgürgün ve yetkili organları da buna sıcak bakmıyorlar.
Bu sıkıntı aşılır mı?
Belki, ama yukarıda da belirttiğim gibi 26 sayısı ve diğer koşullar göz önüne alındığında çok istikrarlı bir hükümet olmaz..
Lakin yine de hükümet kurulabilir.
Ha bunun dışında CTP-HP-TDP-DP modeli de mümkün.
Böyle bir koalisyonda meclisteki sandalye sayısı 27 olur.
Aynı şekilde DP ve TDP komitelerde yer alamazlar.
Zira her iki parti de grup oluşturamıyorlar bu sayılarla.
Bu hükümet modelinde de sıkıntılar var tabi.
Ancak yine de önlerine hedef koyarlarsa, ve icraata dönük insanların gözle görüp yaşayarak takdir edeceği somut gelişmeleri sunabiliyorlarsa halka ve de insanların yaşamlarına kalite getiriyorsa bütün bunlar ve tabi ki bunun yanı sıra yolsuzluk ile anılan siyasetçileri ve icraatlarını mercek altına alıp üzerine giderlerse toplumda bir güven telkin ederler..
Ve bütün bunlardan sonra eğer gerekiyorsa makul bir süre sonra yeniden seçime gidilebilir.
Ama hemen seçim, böyle yürümez, şöyle olmaz diye kestirip atmak doğru bir yaklaşım değildir..
Bu haber 180 defa okunmuştur

:

:

:

: