Nasıl hak etmişsek öyle de yönetileceğiz..

Konunun başlığı ( Her toplum, layık olduğu şekilde yönetilir.) kuvvetler ayrımı ilkesini ortaya atan, yazdığı De L’esprit Des Lois adlı kitapta yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirlerinden ayrılmasının önemini belirten Fransız politik düşünür Montesquieu’ ye aittir.
Konunun başlığı ( Her toplum, layık olduğu şekilde yönetilir.) kuvvetler ayrımı ilkesini ortaya atan, yazdığı De L’esprit Des Lois adlı kitapta yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirlerinden ayrılmasının önemini belirten Fransız politik düşünür Montesquieu’ ye aittir. Günümüzden yüzyıllarca önce doğan bir filozofun söylediği sözün bugün hâlâ geçerliliğini koruyor olması aslında çok önemli ve aynı zamanda düşündürücüdür. Yine Montesquieu’den çok sonra doğan bir başka düşünür, Nietzsche ise “Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır! Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir!” diyor. Bu sözlere katılırsınız veya katılmazsınız, ben düşünürün söylediklerini aktardım.
Ve malum 7 Ocak da Kıbrıs’ın Kuzey’inde erken genel seçimleri gerçekleştirdik.
Elbette seçmenin iradesine her zaman saygılıyız.
Ancak benim anlayamadığım şu; herkes şikâyet ediyordu, bir değişime ihtiyaç var diyordu. Halkın azımsanmıyacak bir çoğunluğu mevcut iktidardan yeterli hizmeti alamadığından yakınıyordu.
Peki ne oldu?
Hiç bir şey.
İnsanların çoğu bu düzeni kanıksamış durumda.
Onca hukuksuzluk, onca yolsuzluk iddiası, onca alengirli işler, onca kokuşmuşluk..
Ama gel gelelim halk yine bütün bunlara onay verdi.
Hukuksuzluğu önemsemedi, yolsuzluk iddialarına aldırış etmedi..
Ve devam dedi..
En azından sandıklara oy atan yaklaşık % 66 oranında ki kitlenin % 35’i mevcut iktidarın büyük ortağı olan UBP’ye destek belirtti.
Yine yaklaşık % 40 oranında bir kitle sandığa gidip oy atmadı.
Geriye kalanların ise mevcut düzeni değiştirmeye yönelik sandıklara atılan oyları yetmedi.
O halde halk olarak hak ettiğimiz yönetim budur.
Bunun başka bir izahı maalesef bende yok.
Zira sandığa gitmeyen % 40 gitseydi ne olurdu hayalciliği yapmayacak kadar gerçekçiyim ve yapmıyorum.
Zira bu çoğunluk sandığa bir nedenle gitmedi.
Gidenlerin % 35’i ise mevcut yönetimden yana irade gösterdi.
Demek ki o %35’in iradesi bu ülkenin yönetimini öyle veyahut böyle şekillendirecek.
Sandığa gitmeyenler de bizim gibi sadece bakmakla yetinecekler.
Kısacası durum budur ve bunun başka bir izahı yoktur.
Neden?
Çünkü bir toplumda eğer gelişme varsa bu bütün alanlara sirayet eder
ve toplumun bütün değerlerini kapsar.
Bilim, sanat, ticaret, ekonomi, endüstri, devlet, hukuk, ahlak sosyal gelişmelerin ve yükselişin, ya da gerilemenin ve düşüşün gözlemlendiği başlıca alanlardır. Eğer bir toplumda iyileşme olursa sözü edilen alanların hepsinde bu kendini belli eder.
Peki bizim ülkemizde böyle bir etki var mıydı?
Yani benim gözden kaçırdığım.
Her şeyin güllük gülistanlık olduğu.
Yok..
O zaman yalana dolana devam diyelim..
Bu haber 169 defa okunmuştur

:

:

:

: