Serdar Denktaş nasıl bir karar verecek?

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, seçim sürecinde şahsı ile ilgili iddialara bir açıklama ile cevap verdi.
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, seçim sürecinde şahsı ile ilgili iddialara bir açıklama ile cevap verdi.

Seçim sürecinde tartışmayı genişletmemek, muhalefete malzeme vermemek için herhangi bir açıklama yapmamıştı.

Seçim bitti, mazbatalar alındı, ortalık biraz yatıştı, nabız düştü ve UBP Başkanı Özgürgün açıklama yaptı.

İnandırıcılığı ne kadar olur bilemem, ama geç kalınmış bir açıklama oldu.

Doğruluğu, yanlışlığı elbette tartışılacak, tartışılıyor da.

Daha ileriye gider mi?

Bence gitmez.

UBP Başkanı Özgürgün konunun ilgili kısmını şöyle özetledi;

'Açıklıkla ifade etmek isterim ki, söz konusu miktarlar boşanma davamı nihayete erdirebilmek ve her iki tarafın bozulan huzurunu sağlamak için, banka borcu ile alınan bir malın satışı ile bir bankadan aldığım krediye ek olarak ailem ve yakın arkadaşlarımdan makul bir sürede geri ödemek kaydıyla aldığım borç ile oluşmuş bir rakamdır.

Hüseyin Özgürgün olarak söz konusu boşanma davasından kaynaklı bu sorumlulukların altından kendi imkanlarımla kalkmam mümkün olmadığı için ailem ve yakın arkadaşlarımdan destek alarak, boşanmanın tüm külfetini karşılamış bulunmaktayım.'

Açıklamanın ilgi gören bölümü kısaca böyle, artık takdir tabi ki kamuoyunun.

Seçim sonrası durulmaya başlayan siyasi dalgalanma, uzlaşı arayışlarıyla devam ediyor.

UBP-DP-YDP hükümeti gündeme geldi.

Sonrasında, CTP-HP-TDP-DP dörtlü koalisyonu için prensipte anlaşma sağlandığı bilgileri gelmeye başladı.

Hatta partilerin, Bakanlık bölüşümünde anlaştığı duyumları bile var.

Dört partili ortaklık elbette zor.

Sadece hükümet idaresi değil, hükümet programı, koalisyon protokolü, seçim sürecinde söylenenler, özellikle UBP ile ortak olmak istememenin sebepleri, bunların hepsini kapsayacak, hedef koyacak ve bu hedefe koşulsuz destek verecek bir hükümet modeli çıkar mı?

Aksi olursa, ortaya yine gereksiz zaman kaybı ve kaos çıkar.

Geçici, seçimlik değil, ciddi adımları atacak bir hükümet modeli şart.

Bu ortaklık için en önemli ve kilit parti şüphesiz Serdar Denktaş'ın Demokrat Partisidir.

Serdar Başkan, UBP ve YDP ile mi ortak olacak?

Yoksa CTP-HP ve TDP ile mi?

Siyaseten daha yakın olduğu, fakat siyaseten en fazla yara aldığı, yıpratıldığı, vekil ve taban kaptırdığı UBP ve YDP bir tarafta.

Siyaseten uzak olduğu, özellikle Kıbrıs konusunda farklı görüşlerle ayrıldığı CTP-HP-TDP bir diğer tarafta.

Serdar Denktaş, bunları göz önüne alarak mı karar verecek, yoksa Bakanlık sayısı ve konusu üzerinden mi karar verecek.

Kıbrıs sorunu için yeni gelişmeler olursa, hükümet için de tavrı ne olacak?

UBP ve YDP ile bir deneyime daha karar verirse, güven sorununu aşabilecek mi?

Serdar Denktaş önemli bir kararın eşiğinde, önünde iki taraflı bir yol var.

Hangi yolu seçecek?

Siyaset her şeye açık mı, kapalı mı, önemli olan hükümet olmak mı, yoksa iktidar olmak mı, göreceğiz.

Son günlerde gündeme sıkça gelen, Hala Sultan İlahiyat Koleji'nde yaşanan sıkıntılar, yaratılan ortam ve eğitim anlayışına müdahele edecek bir hükümet ve Bakanlık olacak mı?

Vatandaşlık politikasını çağdaş ve adaletli bir şekilde hazırlayıp uygulayacak bir devlet politikası oluşturulacak mı?

Yolsuzluk iddiaları ülkeyi siyaseten kilitlemişken, bunların üzerine kararlılıkla, zaman ve siyaset ayırımı yapmadan gidilecek mi?

İlkleri yaşayacağımız bir döneme giriyoruz.

Yaşayıp görelim, hayırlısı neyse o olsun.
Bu haber 628 defa okunmuştur

:

:

:

: