Neden olmazmış diye hiç sorguladınız mı?

Tuttuturdular bir olmaz.
Tuttuturdular bir olmaz.
Niye olmaz?
Olmaz da olmaz!
Peki niye?
Halkın iradesi UBP’ye iktidar olma görevi vermiş.
UBP’nin mutlaka oluşacak hükümette yer alması gerekirmiş.
UBP’nin dışarda kalacağı bir hükümet halka saygısızlık olurmuş.
Kim söylüyor bunları?
Hep bir ağızdan UBP Milletvekilleri..
Peki gerçekten öyle mi?
Gelin buna düz mantıkla birlikte bakalım..
Seçmen sayımız Yüksek Seçim Kuruluna göre 195 bin civarında.
Sandıklara gidip oy kullanan seçmen sayısı yaklaşık bu rakamın % 66’sı.
Sandığa gitmeyen seçmen sayısı da yaklaşık %35 civarında bir şey.
Sandığa gidip oy kullanan fakat oyları geçersiz sayılan yaklaşık % 11 civarında bir seçmen var.
Sandığa gidip UBP’ye oy atan seçmen sayısı yaklaşık % 35.8 21 milletvekili
Sandığa gidip CTP’ye oy atan seçmen sayısı yaklaşık % 20.92 12 milletvekili
Sandığa gidip HP’ye oy atan seçmen sayısı yaklaşık %17.08 9 milletvekili
Sandığa gidip TDP’ye oy atan seçmen sayısı yaklaşık %8.64 3 milletvekili
Sandığa gidip DP’ye oy atan seçmen sayısı yaklaşık. %7.84 3 milletvekili
Sandığa gidip YDP’ye oy atan seçmen sayısı yaklaşık. % 7.00 2 milletvekili
Şimdi UBP ile hükümet kurmak istemeyen partileri yan yana sıralayalım.
CTP,HP ve TDP..
Bu 3 partinin meclisteki koltuk sayısı toplamı 24.
Buna anlaşıldığı kadarıyla DP’de katıldı yani 3 vekil de onlardan gelince bu rakam 27 oldu.
Peki UBP’nin hükümet kurmak için elinde ne kaldı?
Bu durum da 21 sandalye ve YDP’den gelmesi muhtemel 2 sandalye daha.
Yani toplamda 23 sandalye..
Peki bu ne anlama geliyor?
Eğer DP’nin duruşunda bir değişiklik olmazsa UBP ve YDP toplamı 23 sandalyede kalır..
O halde bu durumda CTP,HP,TDP ve DP koalisyonu sayısal çoğunluğu elinde tutmuş olur hükümeti kurmak adına.
Bu yukarıda yazdıklarım çok basit yüzeysel bir hesaplamadır üç aşağı beş yukarı oranında.
Yani herkesin elinin parmakları ile kolayca hesaplayabileceği bir şey.
Dolayısıyla bu basit hesaptan da anlaşılacağı gibi burada UBP’siz bir hükümete daha yakın gibi duran bir tablo var karşımızda.
Peki bu halkın iradesine ters bir çağrışım yapar mı?
Kesinlikle hayır.
Burada kurulması öngörülen 4’lü koalisyonun toplamda yansıttığı irade %54.48 civarındadır..
Adı üzerinde koalisyon.. Yani güçlerini birleştirme, iş birliği.
O halde burada kurulacak koalisyon hükümetinin arkasında en azından sandığa gidip oy kullanan seçmenin % 54 .48 civarında bir destek var.
Dolayısıyla burada da çoğunluk bir irade söz konusu.
Kaldı ki; UBP’de kendisiyle koalisyona girecek partileri ikna edebilseydi bu oranın fazlasıyla bir iradeyi kuracağı koalisyon hükümetinin arkasına alacaktı.
Ama bunu başaramadı.
Neden?
Çünkü UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün gerek seçim öncesi tavrı gerekse seçim sonrası tavrı böyle bir durumun oluşmasına neden oldu.
İşte tam da bu nedenledir ki, UBP seçmeni bunu sorgulamak zaruriyetindedir.
Neden UBP dışında kalan siyasi partiler koalisyon noktasında UBP ile işbirliği yapıp hükümet kurmak istemiyorlar?
Bence her UBP’liyim deyenin sorgulaması gereken nokta budur.
Bugün illa da hükümette olmalıyız, illa da koltuklar da oturmak bizim hakkımız, irade bunu bize tevdi etti gibi tamamen güç odağında makam sahibi olma egosuyla hareket etmek yerine, neden diğer siyasi partilerin UBP ile ortaklık yapmak istememesini sorgulamakta büyük fayda vardır diye düşünüyorum..
Bu haber 111 defa okunmuştur

:

:

:

: