Herkes hukuk diyor

Cumhurbaşkanı’ndan sonra Barolar Birliği de hukuk dedi..
Cumhurbaşkanı’ndan sonra Barolar Birliği de hukuk dedi..
Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Ünver Bedevi, Cumhuriyet Meclisi’nde ve Afrika Gazetesi önünde geçtiğimiz gün yaşananların üzücü ve kaygı verici olduğunu kaydederek, “Gerekli hukuki tedbirler bir an önce alınmalıdır dedi.
“Demokrasinin, ifade özgürlüğünün ve sınırlarının, insan haklarının ve hukukun üzerinde hiçbir gücün olmadığının önce kavramak, sonra da benimseyerek uygulamak gerek. Polisin yetersizliğinin yanı sıra bazı kişi ve kesimlerin ve özellikle bazı siyasilerin sorumsuz davranışları toplumu yanlış yola sürüklemektedir. Hukuksuzluk ve düzensizlikten medet umulmasına fırsat verilmemelidir. Evrensel hukuki değerlerden, gelişmiş toplumlar seviyesi hedefinden asla şaşmamamız gerekir.”
Bu ifadeler Barolar Birliği Başkanı Sayın Ünver Bedevi’ye ait.
Cumhuriyet Meclisi’nde Afrika Gazetesi önünde yaşanan üzücü ve kaygı verici olaylardan toplumun genelinde büyük bir rahatsızlık olduğu aşikar.
Malumunuz olduğu üzere Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da önceki gün yaşanan bu üzücü olayların tam ortasında kaldı.
Hatta Sayın Cumhurbaşkanı’nın üzerine hararetle yürümek isteyenler oldu.
Fakat işin en düşündürücü tarafı yaşanan bu üzücü olaylar öncesi Cumhurbaşkanı’nın bizzat Polis Genel Müdürlüğü ve onun bağlı bulunduğu komutanlığı arayarak önlem alınması için uyarılarda bulunmasına rağmen polisin bu önlemi yeteri kadar almamış olmasıdır..
İşte tam da bu nedenle toplumun rahatsızlığı ve duyulan derin kaygı çerçevesinde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Polis Genel Müdürü Süleyman Manavoğlu’nu Cumhurbaşkanlığı Sarayına çağırarak izahat istemesi ve yaşanan bu olaylar hakkında ayrıntılı bir rapor talep etmesi yerinde bir hareket olmuştur.
Polis Genel Müdürlüğü’nden nasıl bir rapor gelecek bilmiyorum.
Ve/fakat gelecek o rapor devletin başı konumunda olan bir makamı korumaktan aciz yine bir devlet güvenlik güçleri olduğu gerçeğini değiştirecek mi?
O rapor, Afrika Gazetesi’ne polislerin gözü önünde yapılan linç girişimini, atılan taşları, kırıp geçirilen camları, yıkıp dökülen eşyaları ve enkaza dönüştürülen binayı koruyamayan devletin güvenlik güçleri olduğu gerçeğini değiştirecek mi?
O rapor, Cumhuriyet Meclisi’ne girip orada arbede ortamı yaratan, Cumhuriyet Meclisi’nin çatısına kadar çıkıp polislerin gözlerinin içine baka baka sağa sola küfürler yağdıran, tehditler savuran saldırgan insanların tutuklanıp anında serbest bırakılmalarını da açıklayabilecek mi?
Ne dersiniz?
Hiç bir şey olmayacak dediğinizi duyar gibi oldum.
Çünkü ben de sizlerden farklı düşünmüyorum.
O raporda ne yazarsa yazsın, böylesi küçük bir alanda polisin sağlayamadığı güvenliğin izahı olmayacaktır.
Bu haber 150 defa okunmuştur

:

:

:

: