Gerçekle yüzleşelim

Güney dün sandık başına gitti. Bu hafta sonu yapılacak ikinci tur seçimlerine Anastasidis ve Malas kaldı.
Güney dün sandık başına gitti. Bu hafta sonu yapılacak ikinci tur seçimlerine Anastasidis ve Malas kaldı. Büyük bir ihtimalle ipi göğüsleyecek Anastasiadis’in ilk gündemi ay sonuna dek yeniden kurulması beklenen müzakere masası olacak.
Bizde ise şu an her ne kadar hükümet kurmakla uğraşsak da ister dörtlü olsun, ister üçlü, yeni hükümetin önünde bulacağı ilk mesele müzakere masası olacaktır.
Görüşmeleri Cumhurbaşkanı Akıncı’nın başkanlığındaki müzakere heyeti yürütse de olası bir referandumda hükümetin desteği gidişatın yönünü belirleyecektir.
Müzakere masasının neden dağıldığı bile henüz tam olarak anlaşılmamışken, yeni masanın nasıl bir sonuç vereceği de şüphesiz belirsizliğini koruyor.
Biz ve kamuoyu müzakere masasının güvenlik ve garantiler konusu nedeniyle dağıldığını düşünürken, daha işin en başında yani güç paylaşımı konusunda bile ciddi anlaşmazlıklar olduğu ortaya çıktı.
Bir kesim, her ne kadar “yazılı olmasa bile sözlü olarak güç paylaşımı konusunda anlaşmaya varıldı” dese de işin renginin hiç de öyle olmadığı ABD Kongresi’nin Kıbrıs raporunda apaçık belli oldu.
ABD Kongresi Bağımsız Araştırma Dairesi’nin 2008 - 2017 dönemini kapsayan Kıbrıs raporunda; müzakerelerin çökme nedeninin Türk askeri, garantiler ve güvenlik değil, güç paylaşımındaki anlaşmazlık olduğu saptaması yapıldı.

Rum basınında da yer alan habere göre taraflar güvenlik konularını, adayı nasıl müştereken yöneteceklerindeki anlaşmazlıkları saklamak için kullanıyor.

Yani bizim “iki dönem Rum bir dönem Türk başkan altında yönetim” diye özetlediğimiz dönüşümlü başkanlık modeli, Rum tarafında asla kabul görmüyor.
Kimilerine göre sürpriz olmayan bu tutum, çözümü savunan kesimler için kocaman bir hayal kırıklığından ibaret.
Zira Rum yönetiminin dilinin altındaki bakla, Kıbrıs Türkü’nün azınlık statüsünde Kıbrıs Cumhuriyeti çatısı altında yaşamasıdır.
Bu mantıkla azınlığın çoğunluğu yönetmesi mümkün olmadığına göre, Rumlar için Türk başkan yönetimindeki bir Kıbrıs Cumhuriyeti imkansızdır.
Bunu anlayıp müzakere masasına ona göre sağlam durmak zorundayız. “Bir 50 yıl daha o masada oturmak istemiyoruz” diyenleri çözüm karşıtı olarak kabul edenlerin, bu gerçeği içine sindirmesi gerekiyor.
Gerçekle yüzleşmek can acıtır. Ama insanı güçlendirir. Bizim de bir an önce bu gerçekle yüzleşmeye ihtiyacımız var. Yola devam etmek için başka çaremiz yoktur.
Bu haber 407 defa okunmuştur

:

:

:

: