Görevi ihmal ve kötüye kullanmak suçtur

2018 hareketli başladı. 7 Ocak seçimini yaşadık, henüz seçim sonuçlarına göre oluşan hükümet yok.
2018 hareketli başladı.

7 Ocak seçimini yaşadık, henüz seçim sonuçlarına göre oluşan hükümet yok.

3'lü mü olsun, 4'lü mü, tamamen bölüşmeye yönelik pazarlıklar.

Seç beğen, al.

Kim kaç tane ve hangi Bakanlıkları alacak?

Sanki ülkenin tek sorunu bu.

Demokrat Partiye hangi oluşum daha fazla Bakanlık verecek, iddiaya göre UBP kanadı Serdar Denktaş'a dönüşümlü Başbakanlığı bile önermiş, iktidar olmak bu kadar önemli.

Bizim için ne değişecek, önemli olan bu.

Yeni yıl hareketli başladı diye giriş yaptım.

Tam bir hafta önce bugün, bu ülkenin tarihine, kara harflerle, kara bir gün yazıldı.

Bir gazetede linç edildi, KKTC Meclisi basıldı, vekiller ülke için yemin ederken, meclisin damında yıllarca unutulmayacak görüntüler yaşanıyordu.

Güvenlik güçleri, güvenliği sağlamanın dışında her şeyi yapıyordu.

Gazetecilerin, milletin vekillerinin, Cumhurbaşkanının can güvenliği yoktu.

Bunun adını 'EYLEM' koymuşlardı.

Protesto, eleştiri, eylem başka bir şey, şiddet, linç, çok başka bir şey.

Konuyla ilgili yazdığım yazımda şöyle bir bölüm vardı;

'En kötüsü de şudur;

Bu olayların sorumluları hukuk karşısında hesap vermezse, bu ülkenin bittiğinin resmidir.

Bir gazeteyi yerle bir edenleri, KKTC Meclisinin damına çıkanları, meclisi basanları, nasıl bir süreçle, hukukla karşı karşıya getirecekler.

Endişeliyim, bir gazeteci, bir köşe yazarı, bir TV programcısı, sokakta bir insan, evde, iş yerinde, sokakta görüşünü söyleyen insanların hayat garantisi var mı?

Artık hiçbirimiz güvende değiliz.'

Var mı bir tutuklama, soruşturma, bunca olaydan sonra.

Yok, artık kimse güvenliğe, güvenliği sağlayanlara inanmıyor, güvenmiyor.

Yazık, bu olay nasıl basitleştirilir, nasıl normalleştirilir, bunu bu ülkeye nasıl yaparız.

Peki, nasıl inanacağız, demokrasiye, hukuka, insan hakları, eşitlik ve adalete.

Herkes, sevmediği, katılmadığı görüşe, kendince ceza mı versin, haddini mi bildirsin, artık herkes kendi adaletini mi uygulayacak?

Polis halen tutuklama yapmadı, bu görevi ihmaldir.

Bu olayda görevi kötüye kullanma da vardır.

Özellikle bazı Belediye Başkanlarının Belediye çalışanlarını, işçileri şiddet eylemine götürmesi, bunu kabullenmek mümkün değil.

Bunlar suç teşkil eden davranışlar.

Yasal mevzuat Bakanlar Kuruluna polis olmayan bir kişiyi tahkikat memuru tayin ederek, sorumluları, polis dahi olsalar yargıç önüne çıkarma yetkisi veriyor.

Yeni hükümetin ilk işi bu olmalı.

Bu ülke, KKTC hukuk devleti mi, yoksa yaşadığımız bir illüzyon mu?

Yeni hükümet sadece Bakanlık, daire, fon üzerinden pazarlık yapmasın.

Kamunun kaynaklarını dağıtmakla devlet yönetilmez.

Hukuk için, halkın iradesi, eşitliği ve devlet otoritesi için adımlar atsın.

Dünyaya rezil olan bir düzen değil, insanların güven içinde yaşadığı örnek bir demokrasi kültürü için çalışsın.

Bu kara gün unutulmayacak, kimse de üzerini örterek unutturacağı yanılgısına düşmesin.

Geçtiğimiz Cuma günü 'Barışa, Demokrasiye, Toplumsal Varlığımıza Sahip Çıkacağız' eylemi yapıldı.

Bu eylem içinde bir şeyler söylemeden geçmek istemem.

Amacına uygun yapıldı, başladığı gibi bitti.

Rengârenkti, bu ülkeye yakışan bir protesto şekliydi.

Geçen hafta Afrika gazetesi ve Mecliste yapılanlardan farklıydı, hoşgörü vardı, çok kültürlülük ve umut vardı.
Bu haber 498 defa okunmuştur

:

:

:

: