Yaşananlar anlatılır

Türk Mukavemet teşkilatının kuruluşundan bu yana geçen uzun yıllar, 20 Temmuz 1974 Barış harekatının olmasına kadarki süreçte bilindiği üzere Kıbrıslı Türkler, Mücahitler ile mücadelesini sürdürmüş ve Kıbrıs Türkünün vatan bildiği topraklar korunmuştur.
Türk Mukavemet teşkilatının kuruluşundan bu yana geçen uzun yıllar, 20 Temmuz 1974 Barış harekatının olmasına kadarki süreçte bilindiği üzere Kıbrıslı Türkler, Mücahitler ile mücadelesini sürdürmüş ve Kıbrıs Türkünün vatan bildiği topraklar korunmuştur. 1957 öncesi tüm Kıbrıslı türk direnişçilerin TMT çatısı altında toplanmasına müteakip yayınlanan bir bildiri ile Kıbrıslı Türklerin Türkiye tarafından desteklenmeyen bir mücadelenin yapılamayacağı ise ta o günlerden anlaşılmıştır,1958 yıllarında Rauf Denktaş ve Dr. Küçük Ocak ayının ikinci gününde gittikleri Ankara'da o zamanların dış işleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yla konuşup TMT için gerekli iznin çıkmasını sağladılar. Bundan sonra örgüt çalışmalarına başlanmış oldu. O yılların nesli olarak çocukluğumuz TMT içerisinde yer alan aile büyüklerinin bizzat düzenlenen yemin törenlerinde hatta Lefkoşa'daki evimizde bayrak silah ve Kur'an-ı Kerim, üzerine yemin ederek TMT katılan kişileri çocuk gözler ile uzaktan izleyip o zamanın milli duyguları içerisinde tavan arasına saklanan kasaların silahlar olduğunu o günlerde ne olduğunu anlamadan büyüyenlerdik. Yıllar geçtikten sonra yine ayni hislerle bunları öğrenmiş olmak ve bu günlere gelme mücadelesinde çevremizde gelişen vatan topraklarını muhafaza çalışmalarını izleyenler olduk... Her Kıbrıslı Türk'ün bu olaylardan geçişindeki izlerin takibiyle bayrak dedik. Bayraklarımıza ülke halkı ile sahip çıktık. Kıbrıs Türk halkının İngiliz Sömürge İdaresi’ne karşı başkaldırışının üzerinen 60 yıl geçmiştir.Başkaldırının yaşandığı 27- 28 Ocak 1958 tarihlerinde şehit düşen Kıbrıslı Türkler için anma ve onların temel attığı KKTC'nin bu günlere gelmesine geçit hazırlayan, şehitlerimizi unutmadan onları andığımız gündür. Kıbrıs Türk halkı 'Ya Taksim Ya Ölüm' dediği günleri unutmamıştır. 1950 'li yıllarda Rum Ortodoks Kilisesinin gerçekleştirdiği Enosis Plebisit kararının yüzde yüze yakın bir sayıdaki rumlarca kabul edildiği de unutulmamıştır. Rumların bu kararlarının uzantısının getirdiği yerde olduğu daha geçen yıl aldıkları karar ile okullara taşımak istedikleri kararın ıslak imzaları da unutulmamıştır.Hatta geçen gün bu hususta zihniyetlerinin hala daha değişmediğini gösteren genelgelerini okullara dağıttıkları izlenmiştir.Rumların tedhiş örgütü Eoka dönemi de unutulmayanlar arasındadır.Liderimiz Dr. Fazıl Küçük ise Kıbrıslı Türkler adına , adada Rumlarla birlikte yaşama imkanı kalmadığını , tekrarladığını ifade ettiği beyanları da unutulmamıştır. Liderimiz Rauf Raif Denktaş'ın hatıralarında da yazdığı 27-28 Ocak 1958’de yaşanan olaylar verilen şehitler olduğunu ancak “Evlatlarını toprağa veren kardeşlerimiz Vatan sağ olsun , eninde sonunda Mehmetçik gelecek ya” tarihe not düştükleri ve o günleri hatırlattığı günleri de unutmadık. Bizler Kıbrıs'ta o günleri yaşayan her çeşit silah sesi altında olduğu gibi , göz yaşartıcı bombaların altında sokaklarda iken 7-8 yaşlarından bu günlere geldik. Bu kadar meşakkatli günlerden sonra bu günkü barışı , 20 Temmuz 1974 tarihinden sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yaşayan ve görenler olduk. Bu günlere gelişimizi sağlayan, mücadele eden, liderlerimizi unutmadığımız gibi bu zorlu süreçte şehit olanları asla unutmadık. Bize bu günleri yaşatan her zaman yanıbaşımızdaki kuvvet Türkiye olduğunu ise asla unutmayacağız. En kalbi duygular ile Kıbrıs'ta şehit düşenleri 27-28 Ocak anlamında rahmetle ve minnetle anıyoruz ve diyoruz ki ; Kıbrıs mücadelesi unutulmaz,yaşanır, anlatılır.
Bu haber 697 defa okunmuştur

:

:

:

: