Kimin kazanacağı önemli değil

Belki benzer bir giriş olacak. Ama daha önce de vurguladım, 2018 yılı Kıbrıs için seçim yılı olacak.
Belki benzer bir giriş olacak.

Ama daha önce de vurguladım, 2018 yılı Kıbrıs için seçim yılı olacak.

Adanın her iki tarafında, neredeyse eş zamanlı olarak siyasal seçimler yapıldı.

Güney bu süreci tamamlamadı.

'Güney Kıbrıs'ta gerçekleştirilen Başkanlık seçiminin sonucu belli oldu. Seçim ikinci tura kaldı. 4 Şubat Pazar günü yapılacak ikinci turda, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile AKEL destekli bağımsız Başkan adayı Stavros Malas yarışacak.

Rum Yüksek Seçim Kurulu'ndan yapılan resmi açıklamaya göre, oyların tümü sayıldı. Buna göre, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis yüzde 35.50 oranında, AKEL destekli bağımsız Başkan adayı Stavros Malas yüzde 30.25 oranında, DİKO Başkan adayı Nikolas Papadopulos ise yüzde 25.74 oranında oy aldı.

Rum Yüksek Seçim Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre, 550 bin 876 seçmenin yüzde 28.6'sı seçimi boykot etti. Seçmenin yüzde 71.4'ü oyunu kullandı.'

Kıbrıs Cumhuriyetinin yeni Başkanı, önümüzdeki Pazar günü yapılacak ikinci tur seçimde belli olacak.

Bu sonuca elbette şaşırmadım.

Yani Anastasiadis'in ikinci tura kalmasını bekliyordum.

Fakat, Malas'ın ikinci tura kalmasını açıkcası beklemiyordum.

DİKO Başkan adayı Nikolas Papadopulos'un, Anastasiadis ile ikinci tura kalabileceği bana daha mümkün gibi gelmişti.

Bu sonucun Kıbrıs sorununu etkileyeceğini pek düşünmüyorum.

Mutlaka yaklaşım olarak fark gösterecektir.

Fakat genel anlamda bir değişiklik olacağını sanmıyorum.

Bizde yapılan 7 Ocak seçimlerinde, UBP'nin birinci parti çıkması Kıbrıs sorununu ne kadar etkiler, ya da bu seçimde Kıbrıs sorunu ne kadar belirleyici oldu?

Güney Kıbrıs'ın, bizde olduğu gibi kendi içinde dengeleri var.

Fakat bizden farklı olarak bir devlet politikası var.

Kıbrıs konusunda da bir devlet politikaları var, hemen hemen kim gelirse gelsin bunu radikal noktalarda değiştirmiyor.

Bildik tezlerden ne kadar daha ileri gidilebilir, böyle bir politika güdülüyor.

Anastasiadis ilk seçildiği aman çözüme yönelik ciddi bir beklenti oluşmuştu.

Geçen süreç içinde yapılan görüşmeler, yurt dışı toplantıları, toprak, asker, güvenlik konularının yıllar sonra ilk kez masaya gelmesi, bunlar önemliydi.

Ama sonuç, esas mesele bu, sonuç olarak ileriye gidilemedi.

İkinci tur 4 Şubat'ta, genel kanı Anastasiadis'in bu seçimden kazanarak çıkacağı.

Seçim kaygısını atlatmış bir Anastasiadis Kıbrıs sorununa nasıl bir katkı yapar, yarım kalmış müzakere süreci yeniden ve istekli bir şekilde başlar ve sonuca ulaşır mı?

Zor, 2019 da Türkiye'nin Başkanlık seçimi yapılacak.

Bir sonraki yıl KKTC'nin Cumhurbaşkanlığı hatta bu seçimle yapılacak bir erken genel seçimi olabilir.

Bu ortamda Kıbrıs mutlaka malzeme yapılacak, yapılıyor da zaten.

Tabi ki bu ayrı bir konu, iyi tarafından bakarsak, Rum halkının Papadopulos'u sandıkta bırakması çözüm beklentisine bir umut oldu.

Bu abartılmamalı, ama bir gerçek.

Bu seçim sonucu Kıbrıslı Rumların, yönetim kademelerinin soruna bakışını değiştirir mi?

Devleti, yönetimi, siyasi eşitliği, Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya hazırlar mı?

Esas mesele kimin kazandığından çok alışılmışın dışına çıkılıp, çıkılamayacağıdır.

Seçim kaygısı olmaması önemlidir.

İşin özünde, zamanı iyi kullanıp çözüme ne kadar katkı koyacağı vardır.
Bu haber 596 defa okunmuştur

:

:

:

: