İyi yönetim elbette hakkımız

DP düğümü çözdü ve 4’lü koalisyon için yeşil ışıl yaktı. Tabi bunu yaparken Genel Başkan Serdar Denktaş gerekçelerini de kameraların karşısına geçip anlattı.
DP düğümü çözdü ve 4’lü koalisyon için yeşil ışıl yaktı.
Tabi bunu yaparken Genel Başkan Serdar Denktaş gerekçelerini de kameraların karşısına geçip anlattı.
Denktaş: “Önümüzdeki seçenekleri değerlendirdiğimizde bir tarafta bize vaat edilen mevki, daha fazla bakanlık ve imkan vardı. Ama partimiz bunu seçmedi”diyerek 4’lü koalisyon için ilk adımı attı.
Akabinde HP’de de benzeri bir karar alındı.
Başkan Kudret Özersay; “Dörtlü koalisyonun kolay olmayacağını biliyoruz, ancak uzlaşı kültürünü yeşertip toplumun da bu günlerde en çok ihtiyacı olan dayanışma ruhu ile ülkemizin üzerindeki kara bulutları dağıtma kararlılığındayız.”
İfadeleri ile bu koalisyonu duyurdu.
Ve TDP Parti Meclisi de aynı doğrultuda karar üretti.
Velhasıl 4’lü koalisyona doğru bir gidiş var.
Hatta 4’lü koalisyon dönemi başladı da denilebilir.
Elbette bu kolay olmayacak.
Ancak bu 4 parti geniş bir uzlaşı alanı yaratacak topluma.
İcra noktasında da toplumsal kaygıların öncelikle giderilmesi hedeflenecek.
Bunların en başında da hesap verebilir, hesap sorabilir etik ve ahlaki bir düzenin yeniden tesis edilmesi geliyor.
Öyle anlaşılıyor ki adım adım hukuk nezdinde hesap sorma ve hesap verme dönemine doğru gidiyoruz.
Bundan kimse rahatsızlık duymamalı.
Kimsenin, ister siyasetçi olsun, ister kamu çalışanı, ister ticaret insanı, ister gazeteci/köşe yazarı her kim olursa olsun insanların hesap vermekten kaçınmayacağı bir düzenin oluşması en büyük temennimiz.
Dolayısıyla hakkın, hukukun esas alındığı liyakatın benimsendiği partizanlığın değer görmediği düşüncesi ne olursa olsun herkesin devlet ve onun yönetenleri tarafından kucaklandığı yeni bir dönemi yaratmak bu koalisyonun elinde.
Elbette bütün bunları hep birlikte yaşayıp göreceğiz.
Zaman neyin ne olduğunu bizlere en iyi gösteren olacak.
İşte tam da bu nedenledir ki, 4’lü koalisyon da hangi partinin hangi bakanlıkları aldığından çok, hükümetin bir bütünlük anlayışı içerisinde ortak akılla yaratacağı sinerjinin odağına insanı yerleştirmesi büyük önem arz edecek.
Yani bu ne demek?
Odağında insan olan her şey demek.
Yaşam kalitesinin yükselmesi , devletten alınan hizmetin kalitesi, temel hak ve özgürlüklere her bir yurttaşın sahip olması gerekliliği gibi yaşamlarımızın vazgeçilmezi olan değerlerin devlet tarafından korunması..
Bütün bu saydıklarım yapılması çok zor olan şeyler değildir.
Hele de kararlı olduktan sonra bütün bunların hayatın içine dahil edilebileceğini hepimiz biliyoruz.
Bunca zaman çalıştırılamayan yasalar ve kişilere göre uygulanan bir çok mevzuatın bugün ülkeyi ne hale getirdiği herkesin malumu.
Elbette bütün bu değişimin sağlanabilmesi için görev ve sorumluluk sadece siyasetçiler de değildir.
Aynı oranda bu değişime katkı koyacak “HALK” da bütün bunlara destek vermeli sorumluluk almalıdır.

Bu haber 211 defa okunmuştur

:

:

:

: