Doğaya dönün

Büyük dostumuz Bruno Gronıng, doğayı çok severdi. Küçük bir çocukken bile, sıkça kaldıkları evin arkasındaki ormana giderdi. Hayvanları, bitkileri Tanrısal olarak algılardı. *Doğa’ya dönün.* derdi.
Büyük dostumuz Bruno Gronıng, doğayı çok severdi. Küçük bir çocukken bile, sıkça kaldıkları evin arkasındaki ormana giderdi. Hayvanları, bitkileri Tanrısal olarak algılardı. *Doğa’ya dönün.* derdi.
Bizler tekrar doğallığa ve Doğayla bağlantıda olmalıyız. Tarlalarda, dağlarda, göller ve nehirlerde, denizde ve ormanlarda Tanrı kendini bütün ihtişamı ve yüceliğiyle gösterir. Oralarda hepimiz, iyi olmayanı daha rahat teslim edebilir, kötülüklerden özgürleşebiliriz. Özellikle de, ilkbaharda bütün bitkiler hızlı bir büyüme içindeyken, doğada hep yeniden ve her şeyde kendini gösteren Tanrı’nın sonsuz gücünü deneyimliyorsunuz. Hepsi de Tanrının muhteşem birer yaratımıdır. Bahçelerimizde bu küçük gibi görünen mucizeler beni çok sevindiriyor. Göze çarpmayan, biz insanlara besin olarak hizmet etmek için içinde her şeyi barındıran, bir tohumdan küçük bir bitki oluşturarak, onu kocaman bir ağaç haline getiriyor. Tanrı ne kadar da bilgece her şeyi ayarlamış! Her canlı ile ayrı ayrı ilgileniyor. Ne zaman bahçemde domates, salatalık, çilek v.b. gibi bitkilerin arasında bulunsam, kendimi dinlenmiş hissediyorum. Endişe ve huzursuz hissettiren düşünceler burada barınamaz. Bizim düşüncelerimizi buralarda temizleyen Varlıkları görmek isterdim doğrusu. Eskiden, sebze bahçesinde çok severek zaman geçiren ninemi anlayamazdım. Elbette biz çocukken bahçede yetiştirilen sebzeleri yerdik. Bugün ise bir o kadar mutluyum ki, Bruno Gronıng Öğretisiyle, topraktaki yaşamı ve Doğanın dünyasını algılamamı sağladığı için de minnettarım. Ancak şimdi Güneş ile Toprak arasındaki sonsuz döngünün gizemini: Bitki, hayvan ve insana ilişkin sırrı görebiliyorum. Yüce Tanrının bu İlahi ve sonsuz bilge yaratımı içerisindeki dayanışmayı, bağlılığı ve birlikte hizmet etmeyi idrak edebiliyorum. Giderek, Bruno Gronin’gin *Doğaya Dönün* sözlerini daha iyi anlayabiliyorum.
Sadece bu iki kelime ve yaşam, bizleri bambaşka boyutlara taşıyor. Dahası da var, çünkü yaşam, yalnızca, salatalık, biber, domatesten ibaret değil. İlahi olan, yani doğa, kendini her insanın içinde gösterir. Çünkü bizler de doğanın bir parçasıyız. Bruno Groning’e bir soru yöneltilmiş: *İnsan kötü mü?* şöyle cevap vermiş:*İnsan Tanrı tarafından iyi tasarlandıve iyi olarak yaratıldı, ancak insan kötülüğü içine alabiliyor. Bu yüzden de kötü olanı içinde tutmamalı. İsterse ondan özgürleşebilir.*
Laleler güneş ounca açarlar, gece veya yağmurda kapanırlar. Biz de öyle yapabiliriz. İyilik için kendimizi açalım, kötülük, iyi olmayan için de kapatalım. Doğadan çok şey öğrenebiliriz. Kendimizi iyice gözlemlediğimizde, yeterince iyide, güzelde, sevgide miyiz? Hemen anlarız.Böylece kendimizi düzeltebiliriz. Einstellen yaparak, ihtiyacımız olanları istersek, Yaradanımız bizi daimadoğru ylda tutabilir ve bizi yönlendirebilir. Bruno Groning Öğretisiyle, bunları fark ettiğim için, yeryüzündeki bu zenginlikleri ve bereketli yaşamı fark ettirdiği için, bütün kalbimle minnettarım. Bütün insanların Bruno Gronıng’in güçlü elini tutup, onunla tanişabilmelerini dilerim.

Bu haber 245 defa okunmuştur

:

:

:

: