“Zihniyet ne 3 günde, ne 3 ayda, ne de 3 yılda değişir”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Kıbrıs’ta tarafların müzakereden önce diyalog kurması gerektiğine vurgu yaparak, tarafların zemin veya parametreler konusunda gerçek bir anlayış birliğine varmadan, zihniyet değişmeden başlayacak bir müzakerenin kısır bir döngüye dönüşeceğini ve sonuca ulaşamayacağını kaydetti.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Kıbrıs’ta tarafların müzakereden önce diyalog kurması gerektiğine vurgu yaparak, tarafların zemin veya parametreler konusunda gerçek bir anlayış birliğine varmadan, zihniyet değişmeden başlayacak bir müzakerenin kısır bir döngüye dönüşeceğini ve sonuca ulaşamayacağını kaydetti.

Kudret Özersay, 4 partinin yer aldığı koalisyon hükümetinin Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak TAK’a verdiği ilk demeçte, 12 yıl aktif görev yaptığı Kıbrıs müzakereleri başta olmak üzere Türkiye ile ilişkiler, bakanlığın personel eksikliği, dış temsilciliklerin güçlendirilmesi, Taşınmaz Mal Komisyonu gibi kurumların etkinliğinin artırılması konularına ilişkin görüş ve düşüncelerini aktardı.

3 farklı Cumhurbaşkanı, 4 farklı Kıbrıs Rum lider ve 2 farklı Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’yle oturduğu masalarda Kıbrıs sorununun çözümü için müzakerede bulunan Özersay için, “şehit çocuğu olarak varlığını hep yanında hissederek büyüdüğü devlet önemli”. Siyasi hayatında da ülke yönetimi bağlamında da devletin vatandaş için var olduğunu ve hizmet ettiği sürece var olduğunu düşünen Özersay, “bugün o noktada olunmadığı” kanısında.

Devletin varlığını sembollerle değil de hizmet vererek hissettirmesi gerektiğini vurgulayan Kudret Özersay, gerçek ülke sevgisinin de bu olduğuna inandığını belirtti.
Kudret Özersay, gerek eğitiminden, gerekse yıllarca aktif görev aldığı müzakerelerden dolayı aşina olup, sempati duyduğu konularla ilgileniyor olmasında dolayı Dışişleri Bakanı olmaktan memnuniyet duyduğuna vurgu yaptı.
“TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER DAHA SAĞLIKLI HALE DÖNÜŞMELİ”
Kudret Özersay, Dışişleri Bakanlığı’nın misyonunun çoğu zaman “Kıbrıs sorunu ve müzakereler” şeklinde algılandığını; ancak bakanlığın, Türkiye ile ilişkiler, Kıbrıs sorunu dışındaki dış politika hedefleri ve KKTC’nin çok farklı konulardaki görüş ve duruşunun ortaya konması ve savunulması fonksiyonunu da yerine getirdiğine işaret etti.
Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, son dönemde ülkede yaşanan olaylar dikkate alındığında, özellikle Türkiye ile ilişkilerin daha iyi bir diyalog temelinde, daha sağlıklı hale dönüştürülmesi gerektiğine inandıklarından Dışişleri Bakanlığı’nı üstlenip, buna katkı koymak istediklerini belirtti.

Özersay, “Stratejik ortağımız, en önemli müttefikimiz olan Türkiye ile ilişkilerin sağlıklı zemine oturmasını önemsiyoruz” dedi.

“KIBRIS TÜRKÜ’NÜN DÜŞÜNCE VE BEKLENTİSİ DOĞRU ANLATILMALI”

Dışişleri Bakanı Özersay, Kıbrıs meselesinin sadece müzakerelerin devamı üzerinden giden bir mesele olmadığını, Kıbrıs Türkü’nün düşünce, beklenti ve pozisyonunun yapılacak diplomatik temaslarda doğru anlatılmasına da katkı yapmak gerektiğine vurgu yaptı.

Özersay, yurt dışındaki temsilciliklerin, büyükelçilik statüsüne sahip olmamaları ve çok üst düzey temas yapmamalarına rağmen gerçekleştirecekleri temaslarda Kıbrıs Türkü’nün ve devletinin pozisyonunun anlatılmasında, sağlıklı bir politikayla, önemli bir misyon yerine getireceğini düşünüyor.

“BAKANLIK PERSONEL AÇISINDAN GÜÇLENDİRİLECEK”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, göreve gelir gelmez el attığı ilk konunun, bakanlığın personel ihtiyacı olduğunu ve Kamu Hizmeti Komisyonu başkanıyla da ilk temasları yaptığını söyledi.

Girişimin, önceki hükümet döneminde açılan münhal ile personel alım sürecini tamamlamaya dönük olduğunu ifade eden Özersay, bu konuda kamuoyuna da yansıyan bir rahatsızlık bulunduğunu, özellikle adayların yabancı dil ehliyetlerinin belirlenmesinde hangi belgenin geçerli olacağının tartışma konusu olduğunu kaydetti. Kudret Özersay, şöyle devam etti:

“Önümüzdeki kısa süre içinde, bu konuda bir adım atıp, bir sınavın yapılması için gerekeni yapacağız. Girişimi yaptık. Yakında sınav yapılacak ve 20 kişilik bir meslek memuru münhali söz konusu. Bunun önü açılmış olacak.”

Özersay, göreve gelir gelmez tüm daire müdürleri ve müdür temsilcilerle yaptığı görüşmeler sonunda “rütbeli insan sayısının çok, diplomasi alanında faal iş yapacak insan sayısının az olduğu” sonucuna vardığından, münhalin, belediye seçimleri yasaklarına takılmayacak şekilde açılıp, sonuçlandırılacağını söyledi.

Sınav için Kamu Hizmeti Komisyonu bünyesinde bir komisyon oluşturulacağını kaydeden Özersay, diplomasinin başlangıç kademesine uygun olmayan “çoktan seçmeli” sınav yerine, klasik sınav yapılacağını ve alınacak personelin de nitelikli olacağını belirtti.

“ÖNEMLİ OLAN DIŞ TEMSİLCİLİKLERİN VERİMLİ KULLANILMASI”

Özersay, dış temsilciliklerin araç, personel ve personelin sosyal güvence eksikliklerinin giderilmesi için Maliye Bakanlığı ile görüştüğünü ve bu konudaki çalışmaları hızla tamamlamayı hedeflediklerini belirtti.

Önemli olan dış temsilciliklerin verimli kullanılması olduğunu kaydeden Özersay, “Eğer siz zamanında, iyi biçimde bilgi paylaşımında bulunmazsanız dış temsilciliklerinizle ya da oraya yönelik ziyaret ve girişimlerinizde dış temsilciğinizi baypas ederseniz, o zaman verimli kullanım söz konusu olamaz” dedi.

Özersay, bu konuya hassasiyet gösterdiklerini, tüm dış temsilciliklerin konumuna ilişkin bilgi notu hazırlattıklarını ve 48 saat içinde bütün dış temsilcilerle telefonda görüşeceğini belirtti. Özersay, “Hedef dış temsilciliklerin verimliliğini artırmak. KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının düşüncelerini, iradesini daha doğru ve daha verimli anlatmaları için” şeklinde devam etti.

KIBRIS MÜZAKERELERİ VE HÜKÜMET

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Kıbrıs müzakereleri bağlamında da hükümetin üstünde uzlaşıya vardığı bir takım konuların mutlaka olacağını ve bunların bakanlık tarafından dile getirilmesiyle bu yönde politika yürütmesinin de olağan olduğunu söyledi.

Özersay, hükümet protokolünde koalisyon ortaklarının Kıbrıs müzakereleri bağlamında kendi pozisyonunu saklı tutacağının açıkça yazıldığına işaret ederek, “Ortak olan noktaların dile getirilmesinde bir sıkıntı yok. Ya da bir bakanın hükümet adına değil de kendi düşüncesini dile getirmesine bir engel yok” dedi.

“SİYASİ İSTİSMAR KONUSU YAPMAYACAĞIZ”

Kudret Özersay, Dışişleri Bakanının müzakerelerde aktif yer alıp almayacağının sorulması üzerine, konunun geçmişte hep siyasi istismar konusu olduğunu ancak kendilerinin bunu yapmayacağını kaydetti.

Cumhurbaşkanı ile haftalık görüşmelerde karşılıklı görüş alışverişinde bulunulacağına işaret eden Özersay, “Önemli olan içeriktir. Bilginin paylaşılması, sürekli istişare içinde olunması, sağlıklı diyalogun tanımdır” dedi.

Dışişleri Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı arasındaki ilişkinin yapılacak istişarelerle belli olacağını kaydeden Özersay, “Ama bizim derdimiz ceketler ya da pozisyonlar değildir. İçeriktir. Bunu istişare ederek götürmek, hem sayın Cumhurbaşkanı, hem de Kıbrıs Türk tarafının pozisyonu güçlendirir” ifadesini kullandı.

“NE İÇİN MÜZAKERE EDİLDİĞİ KONUSUNDA UZLAŞMAZLIK VAR”

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Kıbrıs meselesinde bundan sonra ne olacağı ve müzakerelerin başlayıp başlamayacağına ilişkin soruya yanıtında, taraflarda zemin veya parametreler konusunda gerçek bir anlayış birliği olmadığı sürece başlayacak bir müzakerenin bir yere götürmeyeceği kanaatinde olduğunu belirtti.
Özersay, yaklaşık yarım asırdır söylenen ‘iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federasyon’ modelinden söz edildiğini ve hedef buymuş gibi bir görünüm olduğunu, ancak her iki tarafın da bundan farklı şey anladığı için aslında realitede ortak bir hedef ve ortak bir parametrenin bulunmadığını söyledi.

“Ortada ne için müzakere edildiği konusunda bir uzlaşmazlık var. Neyin müzakere edildiği konusunda bir anlaşma var gibi ama aslında yok” diyen Özersay, “Tarafların parametre konusunda anlaşmaları gerekir ki bunun üzerine müzakere için otursunlar” şeklinde devam etti.

“MESELE İÇERİK VE NİYETTİR”

Kıbrıs görüşmelerinde sıkıntının müzakerelerin yönteminde olmadığını, her tür müzakere ve yöntemin denendiği 12 yıllık müzakere deneyiminde yaşayarak gördüğünü kaydeden Özersay, “Kıbrıs sorununun çözülmüyor olmasının sebebi, yöntem ve metotlar değildir, çünkü bütün yöntem ve metotlar denenmiştir. Mesele içerik ve niyetle ilgilidir” dedi.

Özersay, Kıbrıs Rum toplumunun yönetim ve zenginliğini Türk toplumuyla paylaşmaya hazır olmadığının, 14 yıl, BM Genel Sekreteri tarafından dillendirildiğine işaret ederek, geçen süre içinde yönetimi ve zenginliği paylaşmaya yönelik istek eksikliğinin pek değişmediği düşüncesinde olduğunu söyledi.

“ZİHNİYET NE 3 GÜNDE DEĞİŞİR, NE 3 AYDA, NE DE 3 YILDA”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın zihniyet değişikliği vurgusuna “zihniyet ne 3 günde değişir, ne 3 ayda, ne de 3 yılda” eklemesi yapan Özersay, “Zihniyet değişimi zaman gerektiren bir şeydir. Dolayısıyla bu zihniyet değişikliği olmadan ya da çözümün parametrelerinde taraflar aynı şeyi anlamadığı sürece, başlayacak bir müzakerenin hiçbir yere gidemeyeceğini ve kısır bir döngüye dönüşeceğini belirtti.
Özersay, zihniyetin değişmemesi halinde ne olacağının ve alternatiflerin ne olduğunun sorulması üzerine, zaman zaman dile getirilen alternatif parametreler ve çözüm modelleri konusunda da iki tarafın rızası ve uzlaşısına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, topluma liderlik eden kişi ya da kişilerin tutum ve davranışlarının zihniyet değişimi ya da dönüşüme yardımcı olması gerektiğini belirtti.
Özersay, Rumların KKTC’de yaptıkları ayinler ve kuzeyde yaşayan Rumlar ile Maronitlere gelen yardımlara yönelik uygulamaların devam edip etmeyeceğine ilişkin soruya yanıtında, “Hükümet olarak bu konuda makul, çağdaş ve KKTC’nin itibarını yükseltecek ancak Kıbrıs Türk halkının haklarını ortadan kaldırmayacak bir politika belirleyeceğiz” dedi.

“HEDEFİ AYNI OLMAYAN MÜZAKERE SONUÇSUZ KALIR”

“İstediğiniz şey ortak olmalı ki oturup müzakere edesiniz” diyen Dışişleri Bakanı Özersay, Kıbrıs’ta tarafların müzakereden önce bir diyalog kurması ve ortak bir zemin veya parametre imkanı var mı bundan emin olması gerektiğini söyledi.
Özersay, “Bugün için gerekli olan şey, taraflar arasında sağlıklı bir diyalogla ortak bir hedef bulmak mümkün mü, bunu konuşmaktır; müzakere etmek değil” dedi.

BM Genel Sekreteri’nin de “düşünme, üzerine kafa yorma dönemi” diyerek müzakere sürecin çöktüğünü ilan ettiğine işaret eden Özersay, önümüzdeki dönemin de bu gerçekçi temelde seyretmesi gerektiğini belirtti.

Özersay, “Müzakere süreci çökmüştür. Tarafların bu işin esasına yönelik olarak oturup kafa yorması gerekir noktası gerçekçi noktadır” dedi.

“KARA PARA, TERÖRİZM, İNSAN TİCARETİYLE MÜCADELEDE DÜNYA STANDARDINI YAKALAMALIYIZ”

Diğer devletlerle ilişkilerde de itibar sağlayacak bazı adımlar atılması gerektiğini kaydeden Özersay, kara para aklanması ve uluslararası terörizme karşı mücadele konularında, tanınmayan bir ülke olmasına rağmen KKTC’nin muhatap alınmasını sağlayacak birtakım adımların söz konusu olduğunu belirtti.

Özersay, insan ticareti konusunda da içte yapılması gerekenler olduğuna işaret ederek, bazı uluslararası raporlarda yer alan KKTC’ye yönelik eleştirilerin minimuma indirilmesi ve dünya standardının yakalanmasının bir hedef olduğunu söyledi.

TMK’DAKİ TIKANIKLIĞIN AŞILMASINA YÖNELİK ADIMLAR

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) ve benzeri kurumların dünya standardına ulaştırılmasının, daha fazla muhatap alınmasını mümkün kılacağından, bakanlık olarak özellikle komisyonun sağlıklı ve iyi çalışmasını sağlayacak bazı adımları İçişleri ve Maliye Bakanlıklarıyla işbirliği içinde düşündüklerini belirtti.

Komisyonun ödediği tazminatların Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle KKTC bütçesi içinde oluşturulan bir kalem üzerinden ödendiğine işaret eden Özersay, Kıbrıs Türk tarafının “Mülkiyet”le ilgili politikasını destekleyen ve güçlendiren bu uygulamanın özellikle tazminat ayağının daha işler hale sokulması yönünde bazı düşünceleri olduğunu kaydetti.

Özersay, işlerlik kazandırmak adına TMK’nın aldığı kararla “tartışmalı mal” olmaktan çıkacak malın, değerindeki artışa bağlı olarak, satılması veya el değiştirmesi durumunda bir tür vergi alınmasına ve benzeri mali düzenlemelere gidilebileceğini söyledi. Kudret Özersay, “Hükümetin bu yönde aldığı bir karar yok ancak buna benzer bir düşünceyi hükümetin gündemine, koalisyonun ortağı olarak taşıyacağız” dedi.

“BÜROKRASİ BİR ENGEL DEĞİL, VATANDAŞ İÇİN HİZMET ÜRETEN HALE DÖNÜŞMELİ”

Kudret Özersay, Taşınmaz Mal Komisyonu’nda yaşanan tıkanıklığın tek sebebinin tazminatların ödenememesi olmadığını, komisyonda bazı süreçlerin yavaşlamasının iyi yönetim eksikliğinden kaynaklandığını belirtti.

Özersay, “Örneğin İçişleri Bakanlığı zamanında vermesi gereken görüşü vermediği zaman karar üretilemiyor, ya da karar üretildikten sonra onun yerine getirilmesinde bir takım sıkıntılar ortaya çıkabiliyor” dedi.

Bürokrasinin iyi çalıştırılamıyor olmasının da tıkanıklığın nedenlerinden biri olduğunu kaydeden Özersay, kamu reformu konusunda da hassas olan koalisyon hükümetinin, bürokrasinin bir engel değil, vatandaş için hizmet üreten hale dönüştürülmesi felsefesiyle hareket ettiğinden, bu gibi sıkıntılarına hızlıca halledilmesi için İçişleri Bakanlığı’nın gereken adımları atacağını belirtti.

“RUM TARAFININ TEK YANLI FAALİYETLERİ GERGİNLİK YARATABİLİR”

Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Rum tarafının doğal gaz aramalarına ilişkin soruya yanıtında, bu tip tek yanlı adımların bölgedeki tansiyonu artırabilecek, gerginlik yaratabilecek adımlar olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay, Rum tarafına kendisinin de görevde olduğu dönemde doğal gaz konusunda sunulan önerilerin hepsinin işbirliği yapmaya yönelik öneriler olduğunu ancak bunların hiçbirinin dikkate alınmadığını belirtti.
Uluslararası petrol ve doğal gaz şirketleri aracılığıyla uluslararası toplumun elinde, sürekli tek yanlı hareket eden Rum tarafına “ya sorunu çöz ya da Kıbrıs Türklerinin rızasını al” deme fırsatı doğduğunu kaydeden Özersay, bu imkanın yitirilmesi halinde karşı tarafın daha da uzlaşmaz olacağını ve tek başına zenginleşen tarafın mevcut çözüm modelinin dayandığı paylaşıma hiç yanaşmayacağını söyledi.

Özersay, bölgesel barış açısından da gerginliklerin artabileceğine işaret ederek, deniz yetki alanları içinde yaşanabilecek olası çakışmaların sorunlara neden olabileceğini belirtti.

Rum tarafının konuyla ilgili olarak birçok bölge ülkesiyle yaptığı anlaşmaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu kaydeden Özersay, uluslararası yapılageliş (gelenek) hukukuna göre, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf olmasa bile Türkiye gibi geniş bir sahile sahip devletin yok sayılarak bölge içinde deniz yetki alanı düzenlemesine gidilmesinin mümkün olmadığını söyledi.

“TAK, BASININ MİHENK TAŞI”

Başbakan Yardımcısı v e Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, bakanlığına bağlı tek kurum olan Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) ile de yakından ilgileniyor.

Özersay, birçok açıdan hayati bir görev yerine getirdiğini düşündüğü TAK’ın özellikle
Güney Kıbrıs bağlamındaki gelişmelerin takip edilmesinde çok önemli görev üstlendiğini belirtti.

TAK’ın, basının mihenk taşı olduğunu söyleyen Özersay, Ajansın uluslararası alanda KKTC’yle ilgili gelişmelerin takibi açısından kapasitesinin artırılabileceğini kaydetti.
Özersay, kurumun özellikle web sitesi ve yabancı dil açısından güçlendirilmesi gerektiğini de belirtti.
Bu haber 102 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER