Rumlar köteği yemeden önce…

Rumların sondaj için büyük umutlar bağladığı İtalyan ENI de sonunda pes etti. ENI’nin CEO’su Descalzi, “Bölgedeki durum bizim kontrolümüzde değil” diye açıklama yaparak, Rumların kendilerine dönük beklentilerini boşa çıkardı.
Rumların sondaj için büyük umutlar bağladığı İtalyan ENI de sonunda pes etti. ENI’nin CEO’su Descalzi, “Bölgedeki durum bizim kontrolümüzde değil” diye açıklama yaparak, Rumların kendilerine dönük beklentilerini boşa çıkardı.
Atina’da yapılan açıklamalarda ise ısrarla “O sondaj olacak” mesajları veriliyor. Ankara her ne kadar Atina’yı aklıselime davet ederek uyarsa da Yunanistan’ın aklı pek başında değil gibi.
Peki Yunanistan kime güveniyor?
Bu sorunun cevabına Avrupa Birliği demek pek akla yatkın değil. Çünkü Avrupa Birliği’nin ordusu yok. Allaha korusun Ege ya da Akdeniz’de olası bir çatışma durumunda Yunanistan, sadece kendi ordusuna güvenmek zorunda.
Gelişen savunma sanayi ile ordusu dünyanın sayılı orduları arasına sokan Türkiye, Ortadoğu’daki varlığını Akdeniz ve Ege’de hissettirme konusunda geri adım atmıyor.
Bu durumda önümüzdeki günlerde hem Akdeniz’in hem de Ege’nin daha çok ısınacağını söyleyebiliriz.
Yunanistan’ın aklı uçup giderken, Rumların durumu da pek farklı değil. Üçüncü parseldeki ısrarları, Türkiye’nin geri adım atmasına vesile olamaz.
Rumları gerek Crans Montana’da, gerekse daha sonraki süreçte defalarca uyaran Cumhurbaşkanı Akıncı, bu konuda sonuç alamadı.
Çünkü Rumlar adanın çevresindeki bu zenginlikleri, Kıbrıslı Türklerle paylaşmayı reddediyor.
Akıncı dün yaptığı açıklamada Kıbrıs’ta çözümü de beklemede bu arama faaliyetleri için bir ara formül bulunması gerektiğinden söz etti. Ama Rumların buna sıcak bakacağını sanmıyorum.
Çünkü akılcı bir politika izlemek yerine, bir hayal aleminde yaşıyorlar.
Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının müzakere sürecinde Kıbrıs Rum tarafını sürekli olarak uyardığını ve bu konuda ortak bir komite kurulmasını önerdiğini anımsattı.
Ancak her defasında “Bu müzakere konusu değil, bizim kendi yetki alanımızda olan bir hadisedir. Bunu Kıbrıslı Türklerle konuşmayız” yanıtını verdiklerini söyledi.
Rumlar, Mısır, İsrail, Ürdün gibi devletlerle yaptığı anlaşmalarla bölgede bir oldubitti yaratmaya çalışıyor.
Ortadoğu’daki Türkiye-ABD gerilimini de kullanarak, kendileri için bir fırsata çevirmeye çalışıyorlar. Rumların düşmanca enerji politikaları AB tarafından da büyük destek görüyor.
Nitekim Cumhurbaşkanı Akıncı, Doğu Akdeniz’de çıkacak olan doğal gazı Türkiye’yi by-pass ederek Yunanistan üzerinden Avrupa’ya taşıma projesi olan East-Med için, AB’nin sadece fizibiliteye milyonlarca Euro ayırdığını söyledi.
Kısaca Akıncı’nın da deyimiyle Rumlar akıl ve işbirliği yolunu seçmediler.
Ziya Paşa’nın çok güzel bir sözü var.
“Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir…”
Yani önce nasihat, nasihat ile yola gelmeyene azar… İkisiyle yola gelmeyen ise dayak ile yola getirilir…
Umarım Rumlar ve abileri Yunanistan, ilk iki safhada aklını başına toplar. Yoksa dayak, yani savaş, bölgeyi cehenneme çevirir. O savaşın kazananı da olmaz.


Bu haber 967 defa okunmuştur

:

:

:

: