Güzel hayaller kurun

Günümüzde fazla gerçekçi mi olduk ne! İnsanlar duygularının yerine habire gerçekleri koymakla meşgul...
Günümüzde fazla gerçekçi mi olduk ne!

İnsanlar duygularının yerine habire gerçekleri koymakla meşgul...
Elbette daha acımasız, daha sert ve kırıcı oluyorlar...

Doğru sözcükler arıyorum bu konuda... Saygısızlığa varan patavatsızlıklarını, çam deviren GAFlarını gerçekçilik adına saygısızca sergileyebiliyorlar...

Bence insanlığınızı hatırlamak için GÜZEL HAYALLER kurmalısınız...

Öyle güzel hayaller kurun ki; sizi hayata bağlasın...
Sevgilerinizi çoğaltsın...
Başka insanları da kendinizi de mutlu edecek hayaller kurun. Sonra da onları gerçekleştirmek için harekete geçin...

Gerçek mutluluk bence bu...
Haydi sizi gülümsetecek, yüreğinizi ve yüzünüzü aydınlatacak hayaller kurun...
Sevgiyle...

YARI

Her şey yarıya inmiş
Bölük pörçük sevgiler
Sevişmeler bile ayaküstü
Selamlaşmalar
Yarım yamalak...

Ne kaldı dünlerden
Yarınlara uzatacak
Sevgiden dostluktan yana...

Gurur onur nerede
İnsanlık rafa mı kalktı
Modası geçmiş elele vermenin
Gemisini kurtaran kaptan...

Ayşe TURAL

AŞKLARIMIZI kime EMANET edebiliriz?

Aşklarımızı emanet etsek etsek, bizi anlayıp bizden daha güzel anlatabilecek bir yazara emanet edebiliriz.

Çünkü duygularımızı, bizden daha iyi anlayıp bizden daha güzel anlatabilecekleri inancındayızdır...

Uzun yolculuklarda sıcacık bakan bir çift göze, yüreğini yüreğimize yakın hissettiğimiz bir yabancıya tüm hayat hikayemizi özetleyişimiz bundandır.

KANATLARIM

önce
hikayeler çalmalıyım
başkalarından...
hayattan da
sözcükler aşırmalıyım...

sonra
saksağan misali
parlak hayallerimle
sevinçle kanat açmalıyım
hazinem avuçlarımda
yerle GÖK arası...

Ayşe TURAL

ANIN GETİRDİKLERİ...

Yaşımız ilerledikçe büyüklerimizden duyduklarımız daha bir hatırlanır olur... Belki de onların yaşlarını yaşamaya başlamışızdır da ondan...

' Anın getirdiğini bir ömür getirmez...' derler.

Başımıza gelenler her zaman tatlı ve hoş şeyler olmayabilir... Sevdiklerimizin kaybı, ayrılıklar, iş hayatımızın tepe takla olması, hayal kırıklıklarımız, beklentilerimizin gerçekleşmemesi gibi...

Her şeye karşın bunlar, hayatın sonu değildir. Katlanması, dayanılması ve üstesinden gelinmesi elbette ZORdur.. Ne var ki HAYAT devam eder...

Gücümüzü toplayıp / tıpkı suratının ortasına kocaman yumruk yemiş boksör gibi / yeniden ayağa kalkmalı ve hayata sımsıkı sarılmalıyız...

YÜREĞİME DÜŞÜR YILDIZLARI

Sen
Öyle sev
Öyle sev ki beni
Bakışından
Yüreğime düşsün yıldızlar....

Dudakların hecelerken ismimi
Sevgilerin en güzelini der avuçlarında
Bir demet yapıp
Savur saçlarıma...

Sıcacık kucakla
Yumuşacık dokun
Şarkılarda aşkınla
Sen
Yüreğime düşür yıldızları...

Tenimin tuzu dudaklarında
Coşkun duygularım
Çağlasın tepeden tırnağa
Ruhunun dansı
Ben olayım
Yıldızları düşür gözlerime...

Ayşe TURAL

(BÜYÜK USTA nasıl da bilmiş çocuk dünyamızın KOSKOCAMAAAAAN olduğunu...)
'BİZ KÜÇÜKKEN...

Biz küçükken çok büyüktük. Mesela kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık. Güzeldik biz küçükken.

Arkadaşlarımızla beraber bir gece uyuyabilirsek eğer velinimetti bizim için, lükstü, zenginlikti. Ailelerimiz en az beş kez arardı eve beş dakika geç kaldığımızda. Koşa koşa eve varana dek nefes almazdık ve nerdesin sen sorusunu duymadan cevabı verirdi...k.

Biz bir gülerdik küçükken, kalbimiz kahkahalar atardı. Biz küçükken öğretmenimiz en yakın arkadaşımızla sıralarımızı ayı...rmasın diye, teneffüse kadar konuşmazdık. Not yazardık birbirlerimize. Biz diyorum küçükken bizdik böyle bayağı bir kalabalıktık. Yani biz diyebileceğim kadar çok. Biz küçükken bir büyüktük ki böyle kollarımızı açsak sığmazdı eni boyu.

Sonra mı? Büyüdük. Kollarımızı açtığımızda bir kişiyi bile sığdıramayacak hale geldik. Küçülene kadar büyüdük, çok büyüdük yani. Biz olamadık bir daha. Sen, ben olduk. Büyüklük lüks değildi, zenginlik değildi. Koşa koşa büyüdük. Büyürken ne de çok küçüldük.'

NAZIM HİKMET'e SAYGIYLA....

SENİ SANA...

Bu gece /tıpkı bir masal gibi / seni sana anlatsam diyorum...

Dokunulmamış inci çiçekleri gibi, yeni yepyeni sözcükler arayıp bulsam...

İçine biraz seni biraz da beni katsam...

Ayşe TURAL

“ AKŞAM
YİNE AKŞAM
YİNE AKŞAM “
der ya Ahmet HAŞİM...

Akşamlar gerçekten de HÜZÜN doludur. Akşam olunca, ömrün son demlerini yaşarmış gibi bir duyguya kapılırım…

Sokaktaki sesler azalır, kapı önünde oyun oynayan çocuklar evlerine gider… Ortalık ıssızlaşır…

Kapanır birer birer kapılar… Sokak lambaları yanar… Evde buluşma zamanıdır şimdi, yorgun dizler molada…

Günün telaşı, hengamesi biter… Güneş batmıştır, guguk kuşları son çağrılarıyla uykuya dalar… Serçeler yuvalarına döner…

Bir gece kuşu çığlığında, siyah şalını omzuna alır gece… Ucu ile dağları, ağaçları yavaşça örter… Dokunduğu her yer uykuya dalar…

YANIŞ

gün ağaca değdi
gül yandı...

gül yaprağa değdi
su yandı...

aşk göze değdi
ten yandı...

el toprağa değdi
tin yandı...

Ayşe TURAL

BENİ HATIRLATAN
Gençlerle buluşmuştum... Benim için sayıların önemi yoktur. Beni duyması gerekenler salondadır… Nicelik değil, niteliktir önemli olan…

Öğretmenlikten başlayıp hayata, şiire, aşka ve sevgiye yol almıştım onlarla… Hepsi gencecik, aydın bakışlı, tertemiz yürekli…

Bana beni hatırlatan GENÇLER...

YALVARIŞ

Sana
Ulaşamazsam
Dokunamazsam
Sonsuz ve
Sensiz...
Bir boşluğa düşerim
Ne olur o zaman
Sıkı sıkı tut beni....

Ayşe TURAL

SEVGİNİN GETİRDİKLERİ

44 yıl sonra sınıf arkadaşları... Beyoğlu Öğretmenevinde... inanılmaz bir gündü..

Üstün başarıyla tamamlanan okul ardından hiç beklemeden gelen Eğitim Enstitüsü yılları… Üç günlük bir ilkokul öğretmenliği deneyimi… Ver elini Samsun… Mustafa Kemal’in Samsun’unda okuma gururu… Atatürkçü öğretmen olma tutkusu… Bir ÇALIKUŞU da benim artık…

Karadeniz’in kararsız dalgaları kıyısına kurulmuş şahane bir okul… Belki de tüm eğitim enstitülerinin en güzeli… 80.000 metre karelik bir arazide kurulmuş dev bir komleks…

Burada yatılı olarak geçen üç yıl daha… Doğa tutkum alabildiğine şekilleniyor, şiirler peşpeşe dökülüyor, üretiliyor… Yarışmalar, kültür-sanat geceleri… Tiyatro, sinema… Her etkinlikte varım, başı çekiyorum… Türkçe Bölümü öğrencisi… İdeallerinin peşinden giden kültürlü bir genç kız… Yeni tuğlalar ekleniyor, hem de en sağlamından, en seçkininden…
Bu haber 269 defa okunmuştur

:

:

:

: