Peşrev havası

Cran Montana’dan günümüze dek köprülerin altından çok sular akmıştır .
Cran Montana’dan günümüze dek köprülerin altından çok sular akmıştır .
Her iki Lider tekrer görüşmmek için zemin yoklamaya başladılar.
Tabii her iki liderin de gelinen aşamada crant Montana’da ileri sürdükleri tezlerden vaz geçmiş değillerdir .
Sn. Akıncı görüşmelerin eskisi gibi gidemeyeceğini , ucu açık bir görüşme sürecinin mümkün olmadığını hep dile getiriyor .
Güvenlik , özgürlük , eşitlikten hiç taviz vermek niyetinde görülmüyor .
Böyle olmuş olunsa idi , crant Montana’da dirabeza alabora olmaz , Rum istekleri doğrultusunda bir anlaşma ortaya çıkardı .
Kıbrıs sorunu ille de bir diyalogla çözüleceğine göre ve bir anlaşma oluşsun .
Tarafların bir araya gelmeleri ile de bunun mümkün olacağına göre , her iki taraf . Görüşmeden kaçtı suçlaması ile karşı karşıya gelmemeleri için , yeni bir görüşme zemini için bir birlrini yoklama hareketlerine başladılar .
Yani . yağlı güreşlerdeki gibi peşrev havası ile el pençe boyun hareketlerine giriştiler .
Peşrev havasınden sonra minder görülür mü ?
Görülebilir .
Fakat güreş olabilir mi ?
Her iki tarafın da açıklamalarına ve beklentilerine baktığımızda bunun olası olmadığı kanaati çıkar .
“Bunu da nereden çıkardın “ demeyin .
Bir yerden çıkarmış değilim .
Bu kanıma .
Rum yönetiminin sözcüsünün açıklamalarından vardım ..
Ne diyor yeni sözcü . Ona bir bakalım .
“ Yeni bir zirve ihtimali ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Anastasiadisin Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinin katılımı ile ilgili evrensel tezi konusunda istirarlı olmaya devam ettiğini ve çok önemli bir konu olan çözümün uygulaması ile ilişkili olduğu için bu hedefin değişmediğini vurguladı .”” Sözcü BM GS ‘ne de atıfta bulunarak “Kıbrıs’ın esaret altında değil , bağımsız olacağı anlamına geldiğini ve garantörlüklerin iptal edilmesi konusunda yaptığı ilk açıklamanın ardından , Cumhurbaşkanı Anastasiadisin başarı olasılığı bulunması için ön hazırlık yapılması gerektiğine vurgu yaptığını söyledi ..
Sn Akıncı Crant Montana’dan sonra gelinen aşamada Anastasiadis’in gelinen noktada görüşlerini almak için bir araya gelebileceklerini geçmişte dike getirmişti .
Son olarak da BM ‘ nin Operasyonlardan sorumluGenelSekreter
Yrd. Jeen Pierre Lacrois ile yaptığı görüşmede Rum Liderle samimi ve yüz yüze bir görüşme yapmak gerekliliğine işaret eden Akıncı , Rum Liderin bundan sonrası için ne düşündüğünü öğrenmek istediğini ,bunun tarihi sorumlulkları olduğunu vurgulamıştı .
Sn. Akıncının bu açıklamasından sonra , Güney jet hızı ile Sn. Akıncının Rum liderin düşüncelerini yüz yüze gelmeden , güney yeni hükümet sözcüsüne , Anastasiadisin değişmeyen şartlarını açıkladı .
Görüşmelere kalndığı yerden ve garantilerin kalkması ile ancak
Görüşme masasaına geleceğini söyletti .
Bir bakıma . Sn. Akıncı’yı muhatap kabul edip de bir araya gelmek gibi bir ortamı yaratmamak için mi ?
İster bir araya gelinsin .
İster gelinmesin .
Güneyin tezlerinde hiçbir değişiklik olmamaıştır .
Sözcünün açıklaması bal gibi ortada .
Gelelim başka bir olumsuzluğa . Üçüncü ülke vatandaşları , yani TC kökenli kişilerin evliliklerinden doğan çocuklara kimlik verilme olayına.
Güneyin içişleri bakanı buna da bir açıklık getirdi ve 2007 ‘ de alınan bu kararın değişmeyeceğini , Bunun ulusal tehlikelere gebe kalınacağını ve işgalin kalıcılığı tehlikesinin olacağını açıkladı .
Ulusal tehlikeden kasıt Helenizmin adanın hakimi olamama tehlikesi .
Pek ala hani iki halktan oluşacak olan birleşik Kıbrıs ?
Bu gidişle değil mindere çıkmak .
Peşrev havası bile çalınamaz…
Bu haber 185 defa okunmuştur

:

:

:

: