İki başkente iki ziyaret

Başbakan Tufan Erhürman ve Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay, bugün Ankara temaslarına başlarken, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis da önceki gün ilk dış ziyaretini Atina’ya yaptı.
Başbakan Tufan Erhürman ve Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay, bugün Ankara temaslarına başlarken, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis da önceki gün ilk dış ziyaretini Atina’ya yaptı.
O görüşmede Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, “Güvenlik ve garantileri Kıbrıs sorununun merkezine oturtmayı başardık” diyerek, Crans Montana’nın da neden çöktüğüne açıklık getirdi aslında.
Kıbrıs meselesini “sıfır asker, sıfır garanti” söyleminde direterek kilitleyen Rum-Yunan ikilisinden, bundan sonra yeni bir açılım beklemek hayal olur.
Tüm bu çetrefilli sorunlara bir de tek taraflı sondaj hamleleriyle Kıbrıs meselesini içinden çıkılmaz noktaya getiren Rum yönetiminin niyeti belli.
Çözümü istemeyen tarafın Ankara ve Kıbrıs Türk tarafı olduğu algısını güçlendirerek, sorumlu olduğu çözümsüzlükten ellerini yıkayarak çıkmak istiyorlar.
Rumlar bu hamleleri yaparken, biz ne yapıyoruz?
Bizim gündemimiz tamamen farklı.
Dün gazetelerde dörtlü koalisyona Ankara tarafından bir mesafe koyulduğu ve Başbakan Erhürman’a günlerdir randevu verilmediği yazıyordu.
Hatta Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’a yönelik yaptığı davetin de Erhürman çağrılmadığı için geri çevrildiği öne sürülüyordu.
Tüm bu iddiaların hepsi gerçek dışı çıktı. Daha haberlerin mürekkebi kurumadan önce Sayın Özersay iddiaları yalanladı.
Ardından Başbakan Erhürman ve Yardımcısı Özersay akşamüstü Ankara’ya doğru yola çıkarak bu iddialara esaslı bir yanıt verdiler.
Koalisyon hükümetinin ilk resmi ziyaretiyle ilgili Ercan’da yaptığı basın toplantısıyla bilgi veren Başbakan Erhürman, ziyaretin gündemini, “Mali Protokol, Kıbrıs meselesi ve hidrokarbon konuları” diye özetledi.
Ama hiç şüphesiz en terleten görüşmelerin mali protokolle ilgili olacağı ortadaydı.
Zira bu konuda Ankara’nın beklentileri gün gibi aşikar. Hükümeti oluşturan partilerin de bu konudaki tutumları biliniyor.
Geçmişte koalisyonları bozacak denli sorunlara neden olan mali protokolün bu kez dikensiz gül bahçesi olduğunu savunmak saflık olur.
Ama yine de günün sonunda hükümet Ankara ile birlikte çalışmanın yolunu bulmalı, mali protokolle ilgili çekinceleri varsa da Türkiye’yi bu konuda ikna etmelidir.
Aksi halde Ankara’nın desteği olmayan bir modelde hükümet etmenin zorluğu da geçmiş tecrübelerle sabittir.
O yüzden bu ziyaret çok önemli. Başbakan Erhürman Ankara’nın nabzını yoklarken, hükümetin de görüşlerini iletecek. Orta yol bulunacak.
Bu ziyaret için bu kadar zaman geçmesini de o orta yola hazırlık olarak görüyorum.






Bu haber 340 defa okunmuştur

:

:

:

: