Ankara ziyaretinden çıkarılan dersler

Birinci ayını henüz dolduran hükümet, hızla belirlediği hedeflere doğru koşuyor.
Birinci ayını henüz dolduran hükümet, hızla belirlediği hedeflere doğru koşuyor.
Belki de dört partili bir koalisyon oluşundan olsa gerek her partinin bakanları kendini gösterme çabası içinde. Lafı çok fazla eğip bükmeye gerek yok. Haklarını vermek gerek.
Çalışma Bakanı Zeki Çeler’in iş güvenliğiyle ilgili attığı adımlar bugüne kadar atılmadı.
Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın yollardaki çalışmaları takdire şayan.
Enerji Bakanı Özdil Nami’nin başta Türkiye’den gelen elektrik projesi olmak üzere açıklamaları heyecan verici.
Dışişleri Bakanı Özersay’ın ENI krizini yürütme biçimi, göz doldurdu.
Başbakan Erhürman ise bugüne kadar yapılmış hangi yanlış iş varsa hepsinin üzerine kararlılıkla gidileceğine yönelik mesajlarıyla topluma güven veriyor.
Bunlar madalyonun iyi yüzü, bizi mutlu ediyor.
Bir de madalyonun diğer yüzü var.
Türkiye karşıtı söylemlere karşı etkin bir tavır takınamayan hükümetin tutumu, karnenin zayıf tarafını teşkil ediyor.
Başbakan Erhürman ve Dışişleri Bakanı Özersay, Ankara’ya yaptıkları ziyareti her ne kadar “Tam destek aldık” diyerek özetleseler de Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın sitemini kulaklarımızla duyduk. Noktası virgülüne aynen şöyleydi:
“Türkiye şartlar ne olursa olsun, Kıbrıs Türkünün yanındadır. Ancak ülkemizin haklı davalarına dil uzatmaya kalkışan bir takım kendini bilmez kurum ve kişilerin de bu faaliyetlerinin etkin bir şekilde kontrol altına alınması, eminim ki yeni hükümet döneminde dikkate alınacak bir konudur…”
Yıldırım’ın apaçık bir sitemi barındıran bu sözlerinin ardından Erhürman’ın Beştepe’de Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptığı görüşmede de aynı konunun gündeme gelmemiş olduğunu düşünmek saflık olur.
Üstelik basına verilen sadece tek karelik Erdoğan-Erhürman fotoğrafında da yüzlerin çok gülmediği belliydi.
Kulislerde Erdoğan’ın Erhürman’a Türkiye karşıtı söylemlerle ilgili hükümetin ve özelde CTP’nin tavrıyla ilgili bazı sorular sorduğu da iddia ediliyor.
Toplantı sonrası herhangi bir ortak açıklama yapılmaması Erdoğan’ın kırgınlığının ifadesi olarak belirtiliyor.
Başbakan Erhürman, adaya döner dönmez Özersay’la birlikte Cumhurbaşkanı Akıncı’yla görüştü. Türkiye’den gelen mesajları aktardığını söyleyen Erhürman, bu konuların Kıbrıs meselesi ve hidrokarbonla ilgili olduğunu kaydetti.
Ama ben Akıncı’nın Kıbrıs meselesi ve hidrokarbon sorunu ile ilgili bilmediği bir nokta olduğunu düşünmüyorum.
Üstelik madem Ankara ziyareti söylendiği kadar iyi geçti. Neden bu coşku, bugün yapılması beklenen basın toplantısıyla taçlandırılmadı.
Bakanlar Kurulu bahanesiyle bugünkü basın toplantısının yapılmaması, Ankara mesajlarının çok da olumlu olmadığı izlenimini veriyor.
Dörtlü koalisyon hükümetinin önünde zorlu bir dönem var. Attıkları iyi adımlar ne kadar önemliyse, Türkiye karşıtı söylemlere takınılacak tavır da o kadar önemlidir.
Ben bu gerçeğin, Ankara ziyaretinde hem Başbakan Erhürman hem de Dışişleri Bakanı Özersay tarafından fark edildiğini, gerekli dersin çıkarıldığını düşünüyorum.
Eminim Ankara’dan gelen mesajlar, bu doğrultuda dün Cumhurbaşkanı Akıncı’ya da iletildi. Yine bugün Bakanlar Kurulu’nda da paylaşılacak.
O mesajların KKTC’de nasıl değerlendirildiğini ise zaman gösterecek.
Bu haber 320 defa okunmuştur

:

:

:

: