İnandırıldığımız masallar gerçek mi?

Aşağıdaki belirlemeler, bazen saptırılan bazen göz ardı edilen olgulardır.
Aşağıdaki belirlemeler, bazen saptırılan bazen göz ardı edilen olgulardır.
Bir yalanı 40 yıl söylerseniz doğru sanılır derler ya, bir de öyle algımalar.
Elimdeki verilere göre, objektif yorumlara göre sıraladığım bu şehir efsanesi mitlerin doğru olmadığını iddia eden düşüncelere, deliller ve evraklarla desteklendikleri takdirde saygı duyacağım.
Bu şehir efsaneleri aslında hem Kıbrıs Türk toplumunu, hem Kıbrıs Rum Toplumunu on yıllardır baskı altında tutuyor ve yanlış algılamaların esiri yapıyorlar.
Ne yazık ki yıllarca yalan yanlış eksik ve saptırmalarla anlatılan bu olayları giderek yeni nesiller de doğru kabul etmeye başlar.
Tamamı ile iç propaganda ve manipülasyon aracı olarak yazılan kitaplar artık bir karartma gibi tüm gerçekleri örtüyor.

‘’KIBRIS’I OSMANLI İNGİLİZ’E KİRALADI, İNGİLİZ DE EL KOYDU, ÜSTÜNE GEÇİRDİ.’’
Hiç de öyle değil, 1977-1878 deki Rus harbini kaybeden Osmanlı, İstanbul’un Aya Stefanos’a (Yeşilköy) kadar gelen Rus ordularının işgalinden kurtarmak için İngiltere’ye Kıbrıs’ı ipotek eder.(3 Mart 1878, Aya Stefanos anlaşması) Ruslara savaş tazminatı İngilizler tarafından ödenir.
Osmanlı Devleti bu borcu geri İngiltere ye ödeyemez ve daha da ötesi, anlaşmaya aykırı olarak 1. Dünya Savaşında Almanlarla birlikte, İngiltere’ye savaş açar. Birinci dünya savaşının kaybedeni Osmanlı böylelikle İstanbul’u ve Osmanlıyı kurtaran Kıbrıs’ın İngiliz Kolonisi olmasına imza atar..
Bu gün oldu hala daha sadece insanlarımızı aldatırız adayı İngiliz’e kiraladık, o da haksız yere adayı Rumlara verdi gibi.
‘’1963TE TÜRKLER, KIBRIS CUMHURİYETİNDEN TEK TARAFLI VE ZORLA ATILDI’’
Kıbrıs Cumhuriyeti olgusunu reddeden her iki tarafın silahlı, paramilitarist güçleri sokaklarda yarattıkları şiddeti, Kıbrıs Temsilciler Meclisine taşıyarak 63 gerilimi her ne kadar da 64 sonlarında duraklasa da, kamudaki görevlerine dönmeye çağrılan Kıbrıs Türkleri, Rum tehditlerine ek olarak karşılarında Türk Yönetiminin de hiddetini ve şiddetini buldular. Özellikle Lefkoşa’da her iki ucu da çok sivri bir değnek adeta gösterildi onlara. Giderek daha da normalleşen yıllarda görevlerine dönebilen az sayıdaki kişiler, adada oluşan Geçici Türk Yönetimi tarafından iyice dışlandılar.
‘’1963-74 ARASI HERKES 30 KIBRIS LİRASINA YA ÇALIŞTI’’
Kamudaki görevlerine dönmeleri yasaklanıp Geçici Türk Yönetimi adına çalışanlara ve veya TMT’nin silahlı güçlerine (Mücahitler) katılanlara ödenen bu meblağ zaten o yıllardaki ortalama maaş idi. Bu maaş dışında ayrıca özel işleri ve gelirleri olan kesim nüfusun çoğunluğunu oluşturuyordu. Böylelikle yarı zamanlı yapılan Mücahitlik yanında erkekler diğer kamu görevlerini de yürütebiliyordu.
Yarı zamanlı mücahitlik yapanların çoğunluğu ayrıca özel işlerden de gelir edinebiliyorlardı.
YALAN YANLIŞ SÖYLEMEKTEN, YAZMAKTAN GERÇEKLERİ ARAŞTIRMAYA ZAMANLARI OLMAMIŞ HERHALDE TARİHÇİLERİMİZİN
Bir sonraki yazılarda, benzeri saptırmalara farklı yorumlar ile devam ederiz.
Bu haber 298 defa okunmuştur

:

:

:

: