Baf direnişinin 54. yılı

Tam 54 yıl önce bu gün , Adayı Yunanistan’a bağlama hareketinin bir parçası olan , Yunan ve Rum sürülerinin Baf Türk’ünü ittikleri gettoda ortadan kaldırmak için, dört bir yandan saldırdıkları gündür .
Tam 54 yıl önce bu gün , Adayı Yunanistan’a bağlama hareketinin bir parçası olan , Yunan ve Rum sürülerinin Baf Türk’ünü ittikleri gettoda ortadan kaldırmak için, dört bir yandan saldırdıkları gündür .
Baf Türk’ü can ve mal güvenliğini sağlamak için, tek güvenilir yer olan Yukarı cami ve Muttallo bölgesine sığınmıştı .
Bir evde üç dört aile barınmaya başlamış, çok zor koşullarda hayatlarını idame ettirme mücadelesi verilmekteydi .
En kötü hayvan barınakları bile, günün koşullarına göre, üstün körü bir şekilde hazırlanarak . Rum semtlerinden gelen Türk ailelerine barınak haline getiriliyordu .
En tabii ihtiyaç olan elektrik , su , ısınacak enerji maddelerinden yoksun bir şekilde hayat sürmeye çalışıyorlardı .
İşte bu koşullarda yaşayan Baf Türk’üne , 9 Mart 1964 ‘te sabah saat 06.00 ‘da dönemin en güçlü silahları ve çok büyük bir askeri güçle, Rumlar Türk semtine saldırdılar .
Savunma mevzilerindeki , Türk direnişçi Mücahitlere karşı, havan ve roketatarlarla mermi yağdırmaya başladılar . Türk Mücahidi tam manası ile bir savunma yapıyor , Türk semtine sinek uçurmuyordu .
Saldırılar yoğun bir şekilde devam ediyordu. Türk Mücahidi tarihte görülmemiş bir savunma örneği veriyor , Türk halkının namus ve onurunu koruyor , özgürlük ve bağımsızlığına halel gelmemesi için
üstün bir gayret ve güçle dişini sıkarak, Baf Türk halkını savunuyordu .
Sabah 10.00 ‘da, atılan mermilerden ve çıkan yangınlardan meydana gelen dumandan. Türk semtinin üzerindeki gökyüzünü görmek imkansızlaşmıştı .
Gök yüzünü safi bir kara bulut kaplamış, duman kokularından nefes alıp vermek zorlaşmıştı .
Öğleye doğru Barış gücü ateş kes isteyerek, Rum tarafının tekliflerini getirmiş ve bu tekliflerle “kayıtsız şartsız teslim bayrağının çekilmesini “ istemişti .
Teklifi getiren İngiliz subay, o zamanın Türk idarecilerine de şunu söylemişti .
“Direnmeniz boşuna . Karşınızda çok büyük güç vardır . Bu güç karşısında daha fazla direnmeniz imkansız . Sizi bombardıman eden bu güçlerin yarattığı manzara , İkinci Dünya Savaşında müttefiklerin
Berlin şehrini bombaladıkları manzaranın aynisini, burada gördüm . Onun için teslim olmaktan başka çareniz yok .“
Bu teklif anında reddedildi .
Bunun üzerine Yunan ve Rum sürüleri , iskan alanlarını hedef alarak , nokta atışı ile konutları havan ve roketatar yağmuruna tuttular .
Evlerde korumasız halk , sığınaklar da olmadığı için, büyük bir tehlike içerisine girdiler .
Kerpiç ve toprak yapılı evlere isabet eden havan ve bazuka mermileri evleri yıkıyor, içindekilere büyük sıkıntı veriyordu .
Bunun bir sonucu olarak , kahvede atılan mermilerden savunmaya çalışan, Hasan Mulla Ahmet isimli yaşlı şahsa, atılan bazuka mermilerinin parçalarının isabet etmesi , bir kolunun kopması ve bir gözünü de kaybetmesi sonucunu doğurmuştu .
Buna benzer olaylar bayağı artmış, sivil halktan çok sayıda yaralananlar , hayatını kaybedenler olmuştu .
Elektrik ve su akışı kesilmiş, Türk bölgesi bunlardan mahrum kalmıştı .
Teslim şartlarını kabul etmeyen Baf Türk’ü üzerine, daha da yoğun bir şekilde roketler yağdırılmaya başlandı .
Akşama kadar çarpışmalar sürdü, saat gece 18.00 ‘ de ateşkes yapılarak, silahlar susmuş , mevzilerde vatan savunması yapan mücahitlerden, haber alamayan aileler , yollara düşerek , evlatlarının durumunu öğrenmeye çalışıyorlardı .
Ateşkesle birlikte en güçlü olan Mavrali mevzisinin mermileri bittiği için, o mevzide direnişi sürdüren mücahitler. Ahmet Mustafa , Hamit İbrahim , Muhittin Mustafa Yangın , Mehmet Asım Kalavaç, Osman Mulla Ahmet , Özkay Hamit , Salih Cevdet , Süleyman Recep , Tevfik Hüseyin, Yunan ve Rum sürüleri tarafından esir alınarak bilahare kesici aletlerle hunharca şehit edildiler . Çoban Ali’nin Mevzisinde ise , çarpışırken şehit olan Şoför İrfan ile ayni mevzide olan direnişçiler, mermileri bittiği için, geri hatlara çekilmek mecburiyetinde kaldılar . Bu mevzide direnen Orhan Menteş isimli direnişçi , kullandığı otomatik silah olan Breni ayağına bağlayarak, Rumlara kalmasın diye , sürünerek geri çekilirken, atılan mermilerden ayağından yaralandı .
Baf Türk’ü Kıbrıs Türkünün özgürlüğü , bağımsızlığı ve egemenliği için direndi . Bu ilkelerden taviz vermedi verdirmedi .
Gazilik ünvanı aldı . Gazi Baf oldu .
54’cü direniş yıldönümünde , Kıbrıs Türkünün özgürlük , bağımsızlık ve egemenliği için şehit düşen aziz şehitlerimiz .
Yerlerinizde rahat uyuyun .
Bıraktığınız miras, nesilden nesile yaşatılacaktır .
Bunu ortadan kaldırmaya yetecek güç, daha dünyada oluşmuş değildir .
Rahmet size .
Saygı size .
Minnet size …
Bu haber 257 defa okunmuştur

:

:

:

: