Pazar testinden geçebilecek misiniz?

Bugün Pazar. Sizi siyasetin içinden derin analizler ya da günlük hayatta her gün boğuştuğumuz sorunlarla sıkmaya niyetim yok.
Bugün Pazar.
Sizi siyasetin içinden derin analizler ya da günlük hayatta her gün boğuştuğumuz sorunlarla sıkmaya niyetim yok.
Bir arkadaşımın bana yaptığı kısa bir anketten bahsetmek istiyorum bu Pazar size.
Hemen dönün, siz de yapın bence yanı başınızdakine…
- Yolda gidiyorsunuz, önünüze üç şey çıktı. Bunlardan hangisini almak istersiniz?
Demir, cam, pamuk…
- Yine yola devam ediyorsunuz…
Karşınıza iki renk at çıktı. Beyaz ve siyah… Hangisine binmek istersiniz?
- Aynı yolda devam ederken karşınızda bir çilek tarlası çıktı, kıpkırmızı çilekler, yola sarkıyor… Ne yaparsınız?
- Yine yolda devam ederken karşınızda rakamlar çıkıyor. Hangi rakamı kendinize yakın hissedersiniz?

Evet şimdi sıra cevaplarda…
İlk soruya benim gibi cam yanıtını verenler şeffaflık ve dürüstlükten yana. Ama aldatıldıklarında çok çabuk kırılıyorlar, uzun süre toparlanamıyorlar. Demiri seçenler hayatta hiç esnemeyenler. Pamuk diyenler ise yumuşak ve sevecenler…
İkinci soruda beyaz at huzuru temsil ediyor. Siyah biraz daha gizemli, maceracı, gizli kapaklı işleri sevenlerin tercihi.
Şimdi sıkı durun. Yolunuza çıkan çilek tarlasında siz ne yaptınız? Sahibi de orda yokken üstelik…
“Tarlaya atlayıp çilekleri yerim” ya da “durup tadına bakarım” dediyseniz yasak olan şeylere meyletmeyi seviyorsunuz. Aldatmaya hazırsınız demekmiş…
Benim ne cevap verdiğimi soruyorsanız ben ‘yemem’ dedim. Nedeni ise sahibinden çekindiğim için değil…
“Pistir, su bulup yıkamam lazım” diye cevap verdim…
Yine yolda gördüğünüz rakamlardan hangisini kendinize daha yakın olduğunu düşünüyorsunuz...
Ben 7 dedim. O da “Hayatta 7 dostum olsun yeter, fazlasına gerek yok” demekmiş…
Şaka değil bu işe kafa patlatan psikologların üzerinde çalıştığı bir test bu.
Siz de yapın bakalım, yanı başınızdaki o kişiye. Demiri mi seçiyor cam küreyi mi? Beyaz atı mı, siyah atı mı?
Çilek tarlasından geçerken ne yapıyor? Tarlaya dalıyor mu, yoksa kendini tutuyor mu, ya da benim gibi yıkamak için su mu arıyor?
İşin şakası bir yana kimseyi gerçekten tanıyamaz insan bu hayatta. Çünkü insan sabit bir varlık değildir, zamanla değişir, olaylar karşısında şekillenir. Beş yıl önce farklı tavır verdiğiniz bir olaya, bugün daha farklı bir tavır verdiğinizde kendiniz bile şaşar kalırsınız.
Bundan 2 bin 500 yıl önce Efes’te yaşamış ünlü filozof Heraklit’in dediği gibi… “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir…'
Biz de değişiyoruz, hiçbir şey aynı kalmıyor bu hayatta…
İyi pazarlar…
Bu haber 203 defa okunmuştur

:

:

:

: