Para mı? Bana da bana da!

Yine bir hayal kırıklığı... Halbuki 80 bin kişinin ne çok hayali vardı. Zenginleşmek istiyordu.
Yine bir hayal kırıklığı... Halbuki 80 bin kişinin ne çok hayali vardı. Zenginleşmek istiyordu. Kolay yoldan, bir tıkla üye olup çiftçilerden hayvan satın alıyordu. Ve böylece zenginleşeceği günü bekliyordu topladığı yüksek kar oranlarıyla. Reel anlamda piyasalarla örtüşmeyen sanal bir ticaret olan internet üzerinden yüksek kar vaatleri veren Çiftlik Bank’tan söz ediyorum. İki yıl içerisinde topladığı 500 milyon tutar ile dudağımızı nasıl da uçuklattı aslında. Mesele Çiftlik Bank üyelerine ödeme yapmamaya başlayınca ortaya çıkıyor. Dolandırıldıklarını o zaman anlıyor üyeler. İlk duyduğumda düşündüğüm şey kolay yoldan zenginleşme arzusu peşinde olmamız. Bayılıyoruz armut piş ağzıma düş misali durumlara! Para mı? Bana da bana da diye dalıveriyoruz konuya. Burada eleştirdiğim durum dolandırıcılardan çok bu oyuna üye olan üyeler. Haberi okuyunca 2016 yılında İsviçre’de devletin halkına kayıtsız şartsız aylık 2 bin 200 euro temel gelir ödemesi önerisi getirip halkının büyük çoğunluğunun bu öneriye karşı çıkması geldi. Sonra kendi kendime “Fark nedir, nasıl böyle oluyor?” diye sorular sormaya başladım. Özenmek dedim! “Çalışmayayım, ama zengin olayım” düşüncesiyle zengin olmaya özendiğimizi ve bu nedenle saadet zincirine takıldığımızı fark ettim. Kazançta da tüketimde de ekonomik faaliyet gerekliliğini unutuyoruz sanıyorum.
Ekonomik faaliyet döngüsünde ev halkı, firmalar ve bunların yer aldığı mal ve hizmet piyasaları ile faktör piyasalarının hangisi var bu oyunda? Nasıl aldanabiliyoruz? Nasıl 500 milyon tutarında bu adamların hesaplarında para toplayabiliyoruz? Ev, araba satıp Çiftlik Bank’a aktaracak kadar nasıl gözümüz dönüyor? Sonrasında bir de bakıyoruz ki internet hesabı kapanıyor. Çalacak bir kapımız yok! Dövünüp duruyoruz... Ah efendim! Vah efendim! Geçmişte gerekli dersleri almadığımızı bu dolandırıcılık vakasında da görmüş olduk. Hazıra kolay bir şekilde alışkın olduğumuz, üretmeden kazanmanın peşinde olduğumuz bir sistem mi istiyoruz biz şimdi? Üzgünüm dünya bu yönde ilerlemiyor. Gelişmiş ülkeler fiziki olarak belki bize oranla daha az çalışıyor ve daha çok kazanıyor diyebilirsiniz. Fakat onlar ekonomik döngü içerisinde nitelikli çalışıyor, teknolojik çalışıyor, inovatif çalışıyor. Kimisi de zamanında sistemini kurmuş getirileriyle oynuyor.
Sonuç olarak geçmişte de benzer örneklerini yaşadık bu dolandırıcılıkların. Silkelenme vakti. Ekonomik faaliyet olmadan gelir elde etme arzusundan uzaklaşmak gerek. Sizce de asıl kızılacak taraf kim? Haftaya görüşmek dileğiyle! Sevgiyle ve güvenle kalın...

Bu haber 165 defa okunmuştur

:

:

:

: