‘SAADET ZİNCİRİ’NDE İLK HALKA OLDUK

Kıbrıs’ta bilişim suçlarıyla ilgili bir yasanın henüz mevcut olmaması bu tür faaliyetlerin Kuzey Kıbrıs’ta çok kolay yaygınlaşması ve zemin bulmasına da olanak sağlıyor.
Kıbrıs’ta bilişim suçlarıyla ilgili bir yasanın henüz mevcut olmaması bu tür faaliyetlerin Kuzey Kıbrıs’ta çok kolay yaygınlaşması ve zemin bulmasına da olanak sağlıyor.

İnsanlar arasında kulaktan kulağa yöntemiyle belli bir noktaya kadar yaygınlaşan sistemin internetle birlikte insanları adeta birer bayiye dönüştürdüğünü vurgulayan Koçoğlu, firmaların bazı teşvikler nedeniyle faaliyet yeri olarak genellikle Kıbrıs'ı tercih ettiğini ifade etti.

Bu firmaların her türlü faaliyetlerini yurt dışından yürüttüklerini, gelirlerini de buradan sağladıklarını dile getiren Koçoğlu, oyunlarda kullanılan elektronik şifre sistemiyle (e-pin) kayıt dışı havuzundan kazanılan paranın yaklaşık 60 milyon dolar olduğunu sözlerine ekledi.

CİDDİ MAĞDURİYETLER YAŞANIYOR

Çiftlik Bank'ı 'buz dağının görünen yüzü' olarak nitelendiren uzmanlar, genellikle yurt dışından yönetilen benzer sistemlerde belirli limitlere kadar vatandaşlara kazanç sağlandığını, yeterince yatırımcıya ulaştıktan sonra kapatılan platformların yasal olmaması nedeniyle çok ciddi mağduriyetler yaşandığını kaydetti.

Bilişim Hukuku Derneği Başkanı Avukat Kürşat Ergün, Çiftlik Bank sisteminin internet üzerinde bir oyun olarak ortaya çıktığını, yatırımcıların bu oyun üzerinden çiftlik hayvanlarını alıp satarak para kazanmaya yönelik bir sisteminin geliştirildiğini söyledi.

BU BİR YATIRIM ARACI DEĞİLDİR

Vatandaşların, bunu yatırım aracı olarak görmesinin çok yanlış olduğunu belirten Ergün, 'İlk başta ortada ne çiftlik ne de hayvanlar vardı. Daha sonra hayvan satışı ve elde edilen kar üzerinden oyun içinde para kazanmaya başlandığı yayıldı. Paralar ödendikçe, zincirleme halinde, dilde dile bu oyun aktarıldı. Kısa vadeli güzel paralar kazandığı da görüldükçe insanlar tanıdıklarını buraya davet ettiler. Hatta bu davetlerden de belirli paralar kazandılar.' ifadelerini kullandı.

Ergün, oyunun daha sonra saadet zincirine dönüştüğünü, sistemin kurucularının kazancın somut olduğunu göstermek adına çeşitli illerde bazı çiftlik ile dükkanlar açtığını aktardı.

Sanal alemdeki oyunların bir anda gerçeğe dönüştüğü algısının oluşturulduğuna dikkati çeken Ergün, bu sistemin artık bir dolandırıcılık aracı haline geldiğinin anlaşıldığını dile getirdi.

OYUN SİTELERİNDEN UZAK DURUN

Ergün, Çiftlik Bank mağduriyetlerinden vatandaşların iyi bir ders alması ve bahis, kumar ve oyun sitelerinden uzak durması gerektiğini kaydetti.

Çiftlik Bank'tan daha profesyonel çalıştığını öne süren bazı sanal yatırım araçları konusunda da vatandaşları uyaran Ergün, 'Benim için kıstas Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'dur (BDDK). Bankacılık sistemleri bu kurumun denetimi altında çalışır.

'MAĞDURİYETİN TELAFİSİ OLMUYOR

Bazı mağdurların kendilerine de ulaşmaya başladığını ifade eden Ergün, 'Mağduriyetin telafisi anlamında ortada bir imkansızlık var. Çünkü toplanan paraların nereye aktarıldığı, nereye getirildiği çok belli değil. Zaten o vatandaş da ortalardan kaybolmuş durumda. Ancak hukuki işlemler başlatıldı. Bildiğimiz kadarıyla birçok Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından işlemler yürütülüyor.' şeklinde konuştu.
Bilişim Suçları Mücadele Derneği Genel Başkanı Yavuz Koçoğlu ise insanların internette oyun oynayarak para kazanmayı benimsediğini ancak zaman zaman dolandırıcıların bu durumu kullandığını belirtti.

Güvenilirliği tartışmalı çok sayıda çiftlik oyununun sanal alemde mevcut olduğunu anımsatan Koçoğlu, vatandaşların sisteme dahil edilen insanların kendi yatırımlarıyla veya sonraki katılımcılardan gelen paralarla ödemenin yapıldığı 'Ponzi Düzeni' ile kandırıldığına dikkati çekti.

'PARANIZI KATLIYORUZ'

Koçoğlu, bu yöntemin orta ve üst gelir seviyesindeki ülkelerde sıklıkla görüldüğünü kaydederek, az miktarda para ile yatırım yapan insanların faize göre daha cazip karlar elde etmek istemeleri nedeniyle bu oyunların yaygınlaştığını bildirdi.
Bu sistemlerin 'Paranızı katlıyoruz.' vaadiyle yatırımcı topladığını dile getiren Koçoğlu, şunları kaydetti:

'Aslında ilk başlarda bu vaadi yerine getiriyorlar. Benzer sistemlerin ayakta durmasının bir numaralı şartı budur. Yüksek kazanç sağlayan insanlar hem paralarını içeride tutarlar hem de çevrelerindeki insanlara bundan bahsederler. Bu sistemlerde riski alıp yatırım yapanlar ne kadar ilk başta 'Ben yatırımımı çıkarırım, sonra da kazandığımla devam ederim' diye düşünseler de para tatlı geldiği için bırakmak istemezler. Altın yumurtlayan tavuğunu satmayan adam misali kimse kazançlı olduğunu düşündüğü bir sistemden kolay kolay çıkmak istemez. Düzenli ödemesini aldıkça ilk baştaki güvensizlik fikri de kafasından atılacağı için daha fazla batağa çekildiğinin farkına varmayacaktır. Yüksek kazandıkça oynar ve o gün geldiğinde üzüntüsü kat kat artar.'

Koçoğlu, bu sistemin temelde yeni katılımcılara muhtaç olduğuna dikkati çekerek, katılımcıların yeterli ölçüde bulunmaması durumunda sistemin çökeceğini belirtti.

Bu haber 230 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER