Üç gündür kükreyen aslan süt dökmüş kediye döndü

İKİ gündür yazdığım yazılarda Münbiç konusunda ABD’nin blöf yaptığını sonunda mutlaka dümeni kıracağını ifade etmiştim. “Bakmayın siz Münbiç’ten çıkmayız, açıklamalarına, Türkiye kararlı bir duruş sergilerse geri adım atmak zorunda kalacaklar” diye de eklemiştim.
İKİ gündür yazdığım yazılarda Münbiç konusunda ABD’nin blöf yaptığını sonunda mutlaka dümeni kıracağını ifade etmiştim. “Bakmayın siz Münbiç’ten çıkmayız, açıklamalarına, Türkiye kararlı bir duruş sergilerse geri adım atmak zorunda kalacaklar” diye de eklemiştim.
Gerçekten de öyle oldu. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hodri meydan, bölgeyi terörden temizleyeceğiz” açıklamasının hemen ardından telefona sarılan ABD Başkanı Trump, Beştepe ile kritik bir görüşme yaptı.
Dün akşam saatlerinde Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, birkaç gündür yaptıkları o üst perdeden üslup yerini daha mutedil, sakin bir açıklamaya bırakmıştı.
Bir başka tabirle üç gündür kükreyen aslan, adeta süt dökmüş kediye dönmüştü.
ABD’den yapılan açıklama harfi harfine şöyle oldu:
“Başkan Donald Trump, NATO müttefiki ve stratejik ortak olarak iki ülke arasındaki güçlü ilişkinin önemini teyit etmek ve bölgesel gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda görüştü. İki lider ortak stratejik sorunlara ilişkin işbirliğini kuvvetlendirecek çabaları sürdürmeyi ve iki ülkenin de ilişkileri etkileyen kaygılarını gidermeyi taahhüt ettiler.”
Açıklama iki cümlelik, ancak anlamı çok daha uzundu.
Washington yönetimi, “Kaygılarınızı gidereceğiz” dese de Ankara’nın daha önce defalarca duyduğu bu söze karnı toktur.
Şüphesiz, laftan çok icraata bakılacaktır. ABD hangi güvenceyi verirse versin, bölgenin terörden temizlenme sürecine engel olma olanağı yoktur.
Nitekim Beyaz Saray ile aynı saatlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın tarafından yapılan açıklamada da, son dönemde ikili ilişkileri olumsuz etkileyen hassasiyetlerin giderilmesi konularında mutabık kalındığı ifade edildi.
Elbette ilişkilerin seyrini, ABD’nin mutabık kalınan hassasiyetlerle ilgili bundan sonraki tutumu belirleyecek.
Ancak şu aşamada bölgedeki terör yapılanmasına karşı ABD’nin net bir tutum değişikliğine gideceğine yönelik bir veri henüz elimizde yok.
Ankara bir süre verilen vaatlerin sonucunu gözlemleyecek. Ancak şurası bir gerçek. Türkiye bölgede artık alternatifsiz değildir.
Rusya ve İran ile yapılan işbirliği, Türkiye’nin bölgedeki etkinliğini giderek artırıyor.
Bundan sonra iş ABD’ye düşüyor. Türkiye ile stratejik ortaklık temelindeki birlikteliğini devam ettirmek istiyor mu, istemiyor mu?
ABD Türkiye yerine, bölgedeki terör oluşumlarıyla yürümeye karar verirse Türkiye de alternatifsiz değildir.
Hem Rusya hem de İran, Türkiye ile işbirliğini sonuna kadar zorlar.
Bu sürecin sonunda da ABD Türkiye’yi kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Dengelerdeki böyle bir değişim, ABD’nin Ortadoğu’daki etkinliğine de büyük darbe vurur.
O yüzden ne kükreyen aslan olmaya gerek var, ne de süt dökmüş kedi gibi kıvırmaya gerek var.
ABD için gerçek ortadadır, soru basittir:
Teröristler mi iş tutacaksınız, Türkiye ile mi yürüyeceksiniz?
Bu sorunun cevabı, bölgedeki yeni dönemi de şekillendirecektir.
Bu haber 329 defa okunmuştur

:

:

:

: