Ticaret savaşları üzerine

Ticaret ve savaş... ABD, Çin, Japonya ve Avrupa Birliği’nin rol gösterdiği ticaret savaşlarını konuşuyoruz son günlerde.
Ticaret ve savaş... ABD, Çin, Japonya ve Avrupa Birliği’nin rol gösterdiği ticaret savaşlarını konuşuyoruz son günlerde. Halbuki dünya ekonomik düzeni serbest piyasa ekonomisi üzerine kurulmuş, sınırların çoğunlukla ortadan kalktığı yani serbest ticaretin yaşandığı bir düzenden ibaretti. Çoğunlukla yerli firma yabancı firma kavramı tarihe karışmıştı. Derken, ABD Başkanı Donald Trump’ın çelik ve alüminyum ithalatında ek gümrük vergisi getirmesi ticaret savaşını nasıl da tetikledi değil mi? Çelik ürünlerinde yüzde 25, alüminyum ürünlerinde ise yüzde 10 vergi konmasını istedi ve kararnameyi imzaladı. Ticaret partneri yani ihracatçı ülkeler bu durumu sert eleştirdi ve kendileri de bu duruma karşılık vereceğini duyurdu. Ortaya bir ticaret savaşı şeklinde çıktı. Olan da dünya ekonomisine oldu haliyle. Yaklaşık 450- 500 milyar dolar arasında yaşanan bir maliyete sebep oluyor bu çekişme. Peki bu savaşta kimler muhatap? Önce buna bakalım. ABD’nin çelik ithal ettiği ülkeler arasında en baş sırayı Kanada alıyor. İkinci sırada AB yer alırken, Güney Kore, Meksika, Brezilya, Japonya, Tayvan, Çin, Rusya ve Türkiye sırasıyla bu listede. Ee, haliyle bu ülkeler de boş durmuyor. Çıkışlar yapıyorlar ama D. Trump’ın gözü kara. Küresel ekonomi zayıflarmış vs... bunlar hiç mi hiç umurunda değil. Ulusal güvenlik daha önemli onun için. Belki de gösterdiği durum bu bize. Kısıtlama durumunda ise ağır hasarı alacak taraf Kanada gibi dururken en hafif etkilenen öncesinde de ithalat kontrolleri ve vergileri nedeniyle kısıtlanan Çin olacak gibi duruyor. Fakat Çin için mevzu sadece burada böyle olacak gibi duruyor. Çünkü, gözü kara D. Trump bir çıkış daha yaparak adeta Çin’e meydan okuyor. Çin’in ABD’de ticaret ve teknoloji sırlarını çaldığını söylüyor ve Çin şirketlerine karşı milyar dolarlık ek gümrük vergisi getireceğini iletiyor. Bu arada önemli bir mesele var ki, ABD ciddi bir çalışmaya odaklanmış duruyor. Yapay zekaya! Bunun yanında mobil teknolojileri çalışmaları da mevcut. Bu nedenle güvenlik diyor. Ulusal güvenlik için küresel ekonomiyi bir çırpıda çöpe atarım diyor Sayın D. Trump beyefendi. Açık ifadeyle teknoloji açığı teoremi kapsamında da anlatabileceğimiz gibi önce ben yenilikçi ülke olayım, malı üreteyim, monopolcüsü de olayım sonra siz girersiniz taklitçi ülke olarak diyor. Böylece Çin’e başlıyor meydan okumaya. Benim yorumlamam bu efendim. Bir nevi yeni dönem başlıyor. Sonra süreç geçer bir bakmışız tekrar küresel ekonomiyi nasıl sağlarız diye bir araya gelmiş taraflar. Ama şimdi mesele mühim. Sonuç olarak olaylara ek vergi meselesi üzerine bir Çin mevzusu daha eklendi. ABD’ye göre konu adil bir ticaret uygulaması gerçekleştirmek ve ABD çıkarını korumak. Tüm mesele bu ve bu kadar basit. Peki siz durumu nasıl yorumlarsınız? Söz sizde!
Bu haber 227 defa okunmuştur

:

:

:

: