Vakıf ruhu nedir?

Vakıf, hayır amaçlı ve karşılık beklemeden ortaya çıkan yapılardır.
Vakıf, hayır amaçlı ve karşılık beklemeden ortaya çıkan yapılardır.
Malını, mülkünü, zamanını, kısacası beşer hayattaki her şeyini hayır yolunda feda edebilme erdemliğine ise vakfetmek deniyor.
Peki vakıf ruhu nedir?
Vakıf ruhu mücadele etmektir; ülke için, insan için, insanlık için... Vakıf ruhu sevmektir; çevreyi, hayvanları, insanları...
Vakıf ruhu yardımlaşmadır, fedakarlıktır.
Vakıf ruhu umut etmek, inanmak, doğruluktan taviz vermemektir.
Ata yadigarı olan ülkemizdeki vakıflar ve vakıf ruhu, artık canlanmaya başladı çok şükür.
Kuruluş amaçları dışında her şey için kullanılan bu mirasın, yıllar boyunca siyasi sömürülerle adeta kanı emildi, iliği kemiğinden ayrıldı. Ancak gün geldi, ortaya yüreğinde sevgi taşıyan, vakıf ruhuna sahip olan bir adam çıktı. Adı İbrahim Benter.
Üniversite yıllarında Amerika'ya eğitim amaçlı olarak giden Benter, kariyerine de yine orada devam etti.
Çok sayıda eğitim kurumu bünyesinde kurulum aşamasından itibaren büyük rol oynadı. Sonra Kuveyt'e geçti. Profesör ünvanı ile bir eğitim kurumu bünyesinde hem eğitim görevlisi olarak çalıştı, hem de bilimsel araştırmalara imza attı. Üzerinde çalıştığı tedavi yöntemleri ve bulduğu tıbbi ilaçlar ise hala dünya sağlık dergileri tarafından konuşuluyor, paylaşılıyor.
Ancak böylesi bir kariyerin üstüne kalktı ve yıllar sonra vatanına, Kıbrıs'a döndü. Çeyrek asırdan fazla bir süre yurtdışında yaşamış, evlatları yurtdışında doğmuş ve büyümüştü.
Ailesi ile birlikte aldığı kararla hiç gözünü kırpmadı. Hem kariyeri, hem de refah yaşam standartlarını umursamadı. Vakıf ruhunun ülkesinde de yaşatılması için mücadele etmek istiyordu çünkü. Döndükten bir süre sonra ise Vakıflar İdaresi genel müdürlüğü görevine başladı.
Hem içerde, hem de dışarda ülkesi için bu denni mücadele verebilmenin tek bir gayesi olabilir. O da vakıf ruhu...
Bu aslında meselenin sadece bir yönü.
İyi bir aile babası, hayatına iyilik yolunda devam eden bir gönül adamı, doğruluktan taviz vermeyen bir idareci ve her şeyden önemlisi ise vakıf ruhunun canlı örneğidir İbrahim Benter.
Birkaç yıl kadar önceydi. Bir arkadaş ortamında oğlu Mustafa ile tanışmıştık ilk olarak. Samimiyeti, muhabbeti ve en önemlisi de tevazusu ile tertemiz bir çocuktu Mustafa.
Her ne kadar yurtdışında doğmuş ve yine yurtdışında büyümüş, hatta birden fazla kültürü de yaşamış olsa, Kıbrıslı olduğu her halinden belliydi. İçtendi, muhabbet ve sevgi doluydu. Şimdi daha iyi anlıyorum ki babasının oğluydu...
İbrahim Benter ile ilk tanıştığımızda çok şaşırmıştım. Çünkü Kıbrıs Vakıflar İdaresi olarak engellilere her türlü destek sağlayabileceklerini, bu konuda neler yapılabileceğini konuşabileceğimizi, aklımda olan ne varsa paylaşmamı söylemişti ilk görüşmemizde.
Şaşırmıştım. KKTC Engelliler Dayanışma Derneği olarak Devletin hiçbir kurumundan en ufak bir destek alamıyor, hatta devletin sistemsizlikleriyle uğraşıyorken böyle bir yaklaşım ve samimiyet, itiraf etmeliyim ki beni çok şaşırtmıştı.
Çünkü beklemiyordum. Alıştığım bir yaklaşım tarzı değildi bu. Biz sorun ve engellerle mücadele etmeye alıştırılmış bir devlet yapısına sahibiz. Bu durumda da şaşırmam ve garip karşılamam son derece doğaldı diye düşünüyorum.
Ancak öğrendim ki vakıf ruhu tam da böyle bir şey. İyiliğe destek olmak, güzelliğin yanında durmak, mücadeleyi teşvik etmek ve her şeyden önemlisi de karşılık beklemeyen koca bir gönüle sahip olmak...


Bu haber 279 defa okunmuştur

:

:

:

: